Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Asla çalışmayan bir kadın olmayacağım

Giriş Tarihi: 21.11.2015
Asla çalışmayan bir kadın olmayacağım

Özge Ulusoy, 10 parmağında 10 marifet olan ve kendisini sürekli geliştiren kadınlardan. Belki de bu yüzden ismini bir marka haline getirme konusunda Türkiye'deki en başarılı isimlerden biri o. Bu kez Ulusoy modadan çok, hayallerini, arkadaşlarını ve iç dünyasını anlattı

2001 yılında Elite Model Look yarışmasına katılan ve 2003 yılında Miss Turkey ikincisi olarak profesyonel mankenlik hayatına adım atan Ulusoy geçen 12 yılda hayatına ve iş yelpazesine sürekli yeni bir şeyler eklemeyi başardı. 2006 yılında dizilerde rol almaya başlayan, üç sinema filminde oynayan Ulusoy için 2011 yılında katıldığı Survivor yarışması bir dönüm noktası oldu. Bu yarışmayla tüm Türkiye'nin tanıdığı ve sempati beslediği bir isim haline geldi. Dört yıldır da markalarla yaptığı işbirlikleriyle hepimizin hayatına dokunuyor. Şu an bir kozmetik markasının yüzü olarak televizyonlarda sık sık görmeye başladığımız Ulusoy ile adL markası için yaptığı yeni koleksiyonun lansmanı öncesi bir araya geldik. Gelecekte hep bir yandan televizyonda olmayı hem de tasarım yapmayı sürdürmek istediğini söyleyen Ulusoy çocuk kitapları serisi yazma hayali olduğunu da anlattı.

EĞİTİMİM ÇOK İYİ

- Yıllardır göz önündesiniz, sizi yeterince tanıyor muyuz?
- Yıllardır göz önündeyim ama hâlâ ailem ve eğitim geçmişim hakkında yeterince bilgi verememişim gibi geliyor. Sürekli sosyal medyada "Sen ne anlarsın?", "Sen ne bilirsin?" gibi yorum yapanlar oluyor ne yazık ki. Benim dönemimdeki her manken, eğitimine, aile yaşantısına çok dikkat etti. Ancak buna rağmen hâlâ "Mankendir okumamıştır" "Mankendir bilmez" gibi şeyler düşünenler var ve bu beni çok sinirlendiriyor.

- Bale mezunusunuz değil mi?
- Ankara Devlet Konservatuvarı Klasik Bale Bölümü sınavlarını kazandım ve ortaokul, lise hayatımı orada sürdürdüm. Üniversitenin ilk iki yılında da aynı okuldaydım. Üçüncü sınıfta yatay geçişle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na geçtim ve klasik bale bölümünden mezun oldum. Ayrıca Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Yönetimi Bölümü'nü de bitirdim.

- Anneniz ve babanız ne işle uğraşıyor Özge Hanım?
- Babam avukat, annem öğretim görevlisiydi.

- Biz sizi hep moda, güzellik, sağlıklı yaşam gibi konularla bağlantılı projelerde görüyoruz medyada. Oysa en büyük hayallerinizden biri çocuk kitabı yazmak...
- Çok istiyorum çocuk kitabı yazmayı. Çocuğum yok, evli de değilim bu yüzden satar mı bilemiyorum aslına bakarsanız. Daha önce Güzelim, güzelsin, güzel isimli bir kitap yazdım. Bu kitap, güzellik, moda ve bakım üzerineydi. Ancak çocuk kitabı yazma hayalim çok daha eskilere dayanıyor.

ÇOCUK KİTABI PLANI

- Biraz bahsedebilir misiniz?
- Aslına bakarsanız ilkokul yıllarıma kadar dayanıyor bu hayalim. İlkokuldayken bir çocuk kitabı serisi kurguladım. Karakterimin adı Caceli'ydi. Neden bu ismi verdim cidden hiç bilmiyorum. Yedi ufak kitap hazırlamıştım. Dünyayı geziyor kitaplarımda Caceli. Ve bu kitapları yazdığımda ben henüz yurtdışına bile çıkmamıştım. Ansiklopediden açıyordum mesela Mısır'a bakıyordum ve Caceli'ye Mısır'ı gezdiriyordum.

- Günaydın'da moda üzerine bir köşeniz var. Yazmak zor oluyor mu, kaleminiz nasıl?
- Ortaokulda ve lisede çok başarılıydım bunu söyleyebilirim. Okumayı çok sevdiğim için iyi de yazabildiğimi düşünüyorum. Şu anda da mesela yazılı bir şeye ihtiyacı olan arkadaşım benim kapımı çalar. Hatta arkadaşlarım özel mesajlarını bile çoğu zaman bana yazdırır.

- Nasıl bir şey gazetede yazmak, sizi heyecanlandırıyor mu?
- Çok bambaşka bir duygu. Gurur verici bir şey. Çoğunlukla moda ağırlıklı yazıyorum biraz da eğlenceli haberlere yer veriyorum köşemde. Yazdığımın okunacağına inanılmış olması bile çok güzel bir duygu.

- Kitap okumakla aranız nasıl?
- Akşam yatağa girdikten sonra yaklaşık iki saat kitap okuyorum.

- Şu an ne okuyorsunuz?
- Alain de Botton okuyorum. Onunla tanışmam 2004 yılına dayanıyor. İlk Öp ve Anlat'ı okumuştum. Şu an Statü Endişesi'ni okuyorum. Aynı anda iki ya da üç kitap okuyorum genelde. Birinden soğuduğum zaman diğerine geçiyorum sonra geri dönüyorum. Şu an Sherlock Holmes'ü de okuyorum mesela.

- Popülariteniz olmasa, çalışmadan hayatınızı geçirebilir misiniz?
- Yok asla. Çünkü öyle bir durumda kesinlikle deliririm. Ne yapacağım mesela sabah kalk spora git, sonra kuaföre sonra yemeğe. Sonra eve dön yemek ye. Ben ilk paramı ilkokulda kazandım. İstanbul Opera Bale'sinde çocuk oyuncu olarak yer aldım. Lisede bir grubum vardı. Doğumgünü ve açılışlarda palyaçoluk, prenseslik yaptık. Ailemin durumu iyidir. Asla para kazanmaya ihtiyacım olmadı. Ancak ben para kazanmaktan, çalışmaktan keyif alıyorum. O yüzden hayatımın hiçbir döneminde çalışmayan bir kadın olmayacağım.

HİÇ KOLAY BİR HAYATIM YOK

- Şöhreti yönetmek ve bu kadar göz önünde olmak çok zor. Her şey üzerinize geldiğinde kendinizi nereye atıyorsunuz?
- Kesinlikle spora. Spor yaptığınız an zaten vücudunuz mutluluk hormonu salgılamaya başlıyor. Doğal olarak da kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Bir de çok yakın bir kız arkadaşı grubum var. Onlarla zaman geçiririm.

- Kalabalık mıdır arkadaş çevreniz?
- Çok arkadaşım yok. Olanların büyük kısmını da 30 yaşından sonra eledim. Çok insan çıkardım hayatımdan.

- Neden peki?
- Ben çok yumuşak yüzlü bir insanım. Aslında Akrep burcuyum, neden böyle oldum bilmiyorum. Bir süre sonra bazı arkadaşlarımın sadece sıkıntılarını çektiğimi fark ettim. Negatif insanlarla görüşmemeye başladım.

- Peki çevrenizdekilerin sıkıntıları neden böyle bir yol ayrımına neden oldu?
- Hiç kolay bir hayatım yok. Karmakarışık bir hayatım var. Düzenli bir işim olmadığı için her gün başka bir yerdeyim. Hep çok iyi organize olmam gerekiyor. Bu yüzden de belki insanların hayatlarından çok şikayet etmesinden rahatsızlık duyuyorum. Parayı kolay kazanmıyorum. Ben üzüldüğümde bile çok kolay paylaşamam. Bu yüzden belki de sürekli üzüntülerin anlatıldığı insan olmak beni yoruyor.

ERKEKLER İÇİN DE BİR KOLEKSİYON YAPMAK İSTİYORUM

- adL bünyesinde yer alan Codentry için yeni bir koleksiyon daha hazırladınız. Koleksiyon bu hafta satışa çıkıyor. Keyifli mi tasarım yapmak?
- İlerleyen yıllarda yine aynı şekilde tasarım yapmak çok istiyorum. İnsanların üzerinde kendi koleksiyonlarımı görmek çok büyük bir mutluluk.

- Jean, plaj giyim, spor giyim, günlük giyim... Birçok farklı şey tasarladınız Codentry için, başka bir projeniz var mı?
-
Aslına bakarsanız bana sık sık neden sadece kadınlar için koleksiyon hazırladığımı sormaya başladılar. Erkekler benden bir erkek giyim koleksiyonu beklediğini söylüyor. Sanırım yeni projemiz bu olabilir.

BİR DİZİDE YER ALABİLİRİM

- Televizyonda görmeye alışmıştık seni ancak bu sene sanırım böyle bir projen yok...
- Tam içimize sinen bir proje bulamadık. Şu an okuduğumuz senaryolar var. Bu sene büyük ihtimalle bir dizi projesinde yer alacağız.

- Peki dizi projesinde yer aldığınızda var mı Özge Ulusoy yasaklarınız?
- Senaryonun gerektirmediği hiçbir şey yapmam. Sadece reyting olsun diye yazılmış bir öpüşme sahnesi ya da çıplak bir sahnede yer almam.

- Erkekler daha kıskançtır. Erkek arkadaşınız da senaryolarla ilgili fikirlerini söylüyor mu ya da gelen tekliflere tepki veriyor mu?
- Hep konuşuyoruz, hep anlatıyorum. Ancak ben sadece benim için, kariyerim için, ailem için uygun olmayacak bir projede yer almam. Onun da bu yüzden bir müdahalesi olmuyor.

- Televizyonla ilgili başka hayaliniz var mı?
- Tüm içeriğiyle ilgileneceğim bir televizyon programımın olmasını çok istiyorum.

SADECE PAZARLARI İSTEDİĞİMİ YİYORUM

- Nasıl bir yaşam tarzınız var?
- Her pazar günü asistanım bana o haftaki programımı veriyor. Yazları iş programımız hafifliyor. İstanbul'dayken her sabah 07.00/07.30 gibi kalkıyorum. 10.00 gibi spora gidiyorum. Yaklaşık bir saat spor yapıyorum. Haftada dört gün minimum spor yapıyorum. Akşam da çok geç yatmam. En geç 11.30 gibi yatmış olurum. Ben yediğim zaman kilo alıyorum. Bu yüzden düzenli olarak yediğime içtiğime dikkat ediyorum. 15 yıldır sadece pazarları istediğimi yiyorum. Sabahları omlet ya da yulaf yiyorum. Proteinimi öğle yemeğinde alıyorum. Akşamları da çoğunlukla yeşil salatayla geçiriyorum. Alkol hayatımda yok. Gece hayatım yok.

EVDE BANA İGUANA DERLER

- Şöhretli olmak etkiliyor mu çevrenizdekileri?
- Aslına bakarsan hayır. Ben hayatımın hiçbir döneminde şöhretil gibi davranmadım. Bunun da sebebi aile ve eğitim. Hâlâ evde Özge'yim. Ablam banah âlâ iguana diyor. Lakabım böyle kaldı. Onun yüzünden yeğenim de bana iguana diyor. Ben öyle davranmadığım için arkadaşlarım da böyle bir şey hissetmiyor.

- Sizin omzunda ağladığınız kişi kim?
- Annem. Annem çok sık İstanbul'a geliyor. Her şeyi ona soruyorum. Sormadığımda da hep yanlış yaptım. Anneler ne derse gerçekten de doğru dyior. Annem insanlar hakkında da işim hakkında da asla yanılmıyor. İnsanları da çok iyi tartıyor. Her zaman dinlemiyorum. Dinlemediğimde de kabak kafamda patlıyor. O da "Ben demedim mi?" diye her anne gibi söyleniyor. En yakın arkadaşım o.

- Şöhretini sizin kadar iyi yöneten çok az kişi var Türkiye'de...
- ODTÜ'den iki kez marka olmak ve marka oluşturmakla ilgili bir sempozyuma çağırdılar. Çok gurur duydum o maili aldığımda. 2003'te modellik yapmaya başladım ve son üç-dört yıldır ünlüyüm. Hatalar da yaptım. Onlardan ders de aldım. Hep çalışmaya odaklandım. Hep daha fazla ne yapabilirim diye bakıyorum. Para kazanma arzusu değil bu. Asla etrafımdaki insanlarla yarışmıyorum.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Asla çalışmayan bir kadın olmayacağım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz