Milenyum Kuşağı siz şöyle bir durun!

Giriş Tarihi: 9.1.2016
Milenyum Kuşağı siz şöyle bir durun!

Z Kuşağı gençler, Milenyum Kuşağı'nın yerini aldı ve eğlence sektörünün yeni gözdesi oldu. Gelişmiş bir damak zevkleri var, rezervasyon yaptırıyor, tek başına mekana gitmekten çekinmiyor ve yeni şeyler deniyorlar

Akşam bir kafede oturduğunuzda müzik sesi size fazla mı yüksek geliyor? Çalan müzik türleri elektronik, menüler fazla alafranga, konsept partiler anlamsız mı geliyor?.. Yanıtınız "Evet"se siz muhtemelen Milenyum Kuşağı'na aitsiniz. Oysa günümüzde yemeiçme ve eğlence alanlarındakiler başta olmak üzere birçok üretici firma gözünü Z Kuşağı'na dikmiş durumda. Kim mi bu Z Kuşağı? 1995'ten sonra doğanlar onlar. Nasıl mı gastronomi sektörünün patronları oldular? Öncelikle davranış biçimleri 1977-1994 doğumlu Milenyum Kuşağı'ndan kolayca ayırt ediliyor. Teknolojiyi takip ediyor, gurme damaklar geliştiriyorlar. Hırslılar, eğitime önem veriyor ve sosyalleşmek istiyorlar. Sevdikleri bir şey karşısında para harcamaktan kaçınmıyorlar. Geçen gün sohbet ettiğim ülkenin en şık restoranlarından birinin sahibinin sözleri bu durumu çok iyi açıklıyor: "Babası geldiğinde önemli misafirleri dahi olsa açtırdığı şarabın fiyatına bakıp makul olanını seçiyor, oysa çocukları şampanyalar patlatıp yan masalara ikram ediyor."

SANATA İLGİ DUYUYORLAR

Z Kuşağı'nın bir diğer önemli özelliği de sanata teknolojiden daha fazla ilgi duyması. Teknoloji artık günlük hayatlarının olmazsa olmazı. Hepsi akıllı telefon kullanıyor, bilgisayarları vücudunun bir parçası olarak görüyor. Sanatı okumak, incelemek, sanatsal aktivitelerde bulunmak da onlar için sosyalleşmenin bir başka yolu. Eğitime önem veren, yüksek lisans yapan Z Kuşağı sergilerden geri kalmıyor, sanat partilerini kaçırmıyor. Bu yüzdendir ki sanat, kafelerin de artık bir vazgeçilmezi olmuş durumda.

SOSYALLEŞME ÖNEMLİ
Üniversitede okuyan ya da yeni mezun olan bu genç kuşak Facebook'ta takılmaktan da hoşlanmıyor. Yüz yüze iletişime ve sosyalleşmeye önem veriyor. Araştırmalara göre kendilerine güvenleri de son derece yerinde. Tek başlarına mekana gitmekten çekinmiyorlar. Hatta yapılan araştırmalara göre Milenyum Kuşağı'na oranla tek başına kafeye, sinemaya hatta bara gitme konusunda çok daha rahatlar.

ZORU SEVİYORLAR

Milenyum Kuşağı'nın aksine torpil beklentileri yok. "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" cümlesi bu genç kuşakla sona eriyor. Bir mekana gidecekleri zaman rezervasyon yaptırıyor, ayrıcalık beklemiyorlar. Masa beklemekten çekinmiyorlar. Bu süreyi barda bir şey içmek için fırsat olarak değerlendiriyorlar. Yurtdışı tatiline gitmeden önce de bütün rezervasyonlarını yaptırıyorlar. Otellerini booking. com'dan seçiyor, gidecekleri restoranları kendileri belirliyorlar.

ŞEFLERİN PEŞİNDELER
Genç yaşlarına rağmen oldukça gelişmiş bir damakları var. Şefleri tanıyor ve hangi restoranda ne ısmarlayacaklarını biliyorlar. Mövenpick Otel'de İsviçre Yemekleri Haftası mı var hemen yerlerini ayırtıyorlar. Ya da Eataly'de iki şef bir arada özel menü mü oluşturuyor, masadaki yerlerini alıyorlar. Yemek dergilerini takip ediyor, restoranlardaki gurme etkinliklerden geri kalmıyorlar.

İNDİRİM İSTİYORLAR
Milenyum Kuşağı indirim, kupon gibi kampanyalara burun bükerdi. Oysa genç kuşak bunların bir fırsat olduğunun bilincinde. Kampanyaları takip ediyor, gerekli uygulamaları indiriyor ve gittikleri yerlerde hak ettikleri indirimleri talep etmekten geri kalmıyorlar.

KOKTEYL MERAKI

Artık birçok mekanın geniş kokteyl menüleri var. Çünkü yeni nesil gençler klasik içkilerin yerine farklı kokteyller denemeye açık. Zencefilli, elmalı çilekli, çarkıfelek meyveli... Fark etmiyor... Barmenleri takip ediyor ve her defasında farklı kokteylleri deniyorlar. Bar önünde takılıp yandaki gruplarla kaynaşmaktan çekinmiyorlar.
ARKADAŞINA GÖNDER
Milenyum Kuşağı siz şöyle bir durun!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz