X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Istakozlu, suşili brunch savaşları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Istakozlu, suşili brunch savaşları

  • Giriş Tarihi: 6.2.2016
Istakozlu, suşili brunch savaşları
Istakozlu, suşili brunch savaşları

Fondue istasyonu kuranlar, sınırsız şampanya ikram edenler... Kahvaltıyla öğlen yemeğini birleştiren brunch için lüks oteller ve restoranlar birbirinden iddialı menüler hazırladı. Kimi parti havasında geçiyor, kimi de çocuklu ailelerin buluşma adresi oluyor

Milletçe kahvaltıyı sevdiğimiz bir gerçek. Geçen hafta İstanbul'a yerleşen beş İtalyan şefle röportaj yaptığımda en çok kahvaltı sofralarımızın zenginliğine şaşırdıklarını söylemiş, "Biz bir dilim ekmek ve kahveyle bu öğünü geçiştirirdik" demişlerdi. Evet, kahvaltı bizim için önemli. Öyle sırf işin sağlık kısmından da bahsetmiyorum. Kahvaltı sırasında oturup uzun uzun sohbet etmenin, iki lafın belini kırmanın keyfi bir başka. Hele günlerden bir de pazarsa... O zaman kahvaltı, öğlen yemeğiyle birleşiyor ve 'brunch' adı altında lüks otellere taşınıyor. 250 çeşit yemek sunanlar, Bloody Marry arabası dolaştıranlar... Oteller, restoranlar ve kafeler pazarları brunch yarışına girmiş durumda. Kimi ıstakozlu büfesiyle fark yaratmaya çalışıyor, kimi suşi sarıyor, kimi de Karadeniz lezzetlerini açık büfeye taşıyor. İşte farklı fiyat aralıklarındaki brunch'lardan öne çıkanlar...

ISTAKOZ BRUNCH'INA GEL

Son günlerin çok konuşulan brunch'ı Shangri-La Bosphorus'un içerisindeki IST-TOO'da pazarları gerçekleşen ıstakoz brunch'ı... Evet, adını büfeye konan ve talep görmesine neden olan ıstakozlardan alıyor. Ayrıca somon, yengeç gibi başka deniz mahsulleri de mevcut. Tatlı ve salata büfesi de olan brunch'ta sınırsız şampanya, şarap ve meyve suyu veriliyor. Fiyatı ise kişi başı 195 TL. Ancak yoğun günlerde serviste sıkıntı yaşanabiliyor, boş tabaklar önünüzde birikebiliyor.

250 ÇEŞİT VAR

Brunch denilince Çırağan Palace Kempinski'nin hakkını vermek lazım. Laledan Restaurant'ta kurulan açık büfede tam 250 çeşit yemek var. Makarna istasyonu, pide istasyonu, suşi istasyonu, zeytinyağlılar, peynirler, çorbalar... Say say bitmiyor... İnsan tabak elinde hangi tarafa gideceğini şaşırıyor. Sunulan ürünlerin yüzde 80'i de organik. Çocuklu aileler genelde burayı tercih ediyor. Çünkü hemen yanda çocuk odası var ve 0-6 yaş arası çocuklardan ücret alınmıyor. Geçen pazar brunch yapan müşteriler arasında Serdar Ortaç ve Abdürrahim Albayrak gibi isimler vardı. Yabancı misafirlerin sayısı da oldukça fazla. Yalnız pazar brunch'ı için elinizi çabuk tutmanız gerekiyor çünkü yer kapasitesi sınırlı. Büfede taze meyve suları duruyor ama kola ve içkiler ücretli. Ayrıca masalar arasında Bloody Marry arabası dolaşıyor ve bir masaya üç kez uğrayıp isteyenlere Bloody Marry hazırlıyor. Bunun için ekstra ücret ödemiyorsunuz. Brunch'ın fiyatıysa kişi başı 190 TL.

MASAYA SERVİS VAR

Nişantaşı'ndaki St Regis otelinin roof'unda yer alan Spago, birçok mekanın aksine açık büfe konsepti yerine brunch'ı masaya taşıyor. Dört course'dan oluşan ve falafel ile kruvasan çeşitleriyle başlayan brunch, organik poşe yumurta, el yapımı linguini, Hong Kong usulü levrek, ızgara jumbo karides, portakallı çörek ve onlarca lezzetle devam ediyor. Tüm bu lezzetlere ek olarak tıpkı Çırağan'da olduğu gibi Bloody Marry ikram ediliyor. 11.00-15.00 arası servis edilen brunch'ın fiyatıysa 180 TL. Yemekler masaya servis edildiği için birçok sima burayı tercih ediyor.

FONDÜ İSTASYONU
Şehrin en iddialı brunch'larından biri Swiss Otel'in içindeki Cafe Swiss'te... Deniz mahsulleri kısmı zengin. Istakoz da var istiridye de. Suşi istasyonu da cabası. Ama İsviçre otelinde elbette yöresel lezzetler de unutulmamış. Fondü ve raclette için de ayrı bir istasyon bulunuyor. 175 liralık brunch'a bir kadeh şampanya ve bir kokteyl dahil.

PARTİ HAVASINDA GEÇİYOR
"Brunch için 150 TL çok fazla, ben hem bol çeşit isterim hem de uygun hesap" derseniz de buyrun Arnavutköy'deki Any'ye... Hem brunch'lar biraz da parti havasında geçiyor. Burada da açık büfe kuruluyor ve Ezine, Edremit, Trabzon ve Ayvalık'a ait yöresel lezzetler büfedeki yerini alıyor. Kişi başı 70 TL'lik brunch'a çay, kahve dahil. Ama taze meyve sularıyla hazırlanan kokteylleri içmek için ekstra ödeme yapmanız gerekiyor.

CANLI CAZLI BRUNCH

Soho House Türkiye'de biraz hayal kırıklığı yarattı belki ama bünyesindeki İtalyan restoranı Cecconi's revaçta. Pazarları düzenlediği canlı caz müziği eşliğindeki brunch menüsünde İtalyan lezzetleri başrolde. Risotto, istiridye... Brunch'ın fiyatı 150 TL.

KURUÇEŞME'DE NELER OLUYOR?
Nişantaşı'ndaki Corridor, Kuruçeşme'deki yeni yerine taşındı. Eskiden El Beso ve Füme'nin olduğu yerde hizmet veriyor. Gece barı oldukça başarılı. Türkiye'de yaşayan yabancılar eğlenmek için buraya gidiyor. Türkçe müzik dinleyecek bir yer arıyorsanız ve Sess'ten sıkıldıysanız Corridor'a uğrayın. Bu arada mekan atıştırmalık menüsü hazırlamış. Gece saat kaç olursa olsun yemek ısmarlayabiliyorsunuz. Menü de Melda Tuna'ya ait. Menüde kinoa salatası, patates üstünde trüflü mantar, etli quesadilla gibi tatlar var. Hem eğlenmek hem de lezzetli tatlar atıştırmak için son günlerin gözde adresi kuşkusuz Corridor olmuş. Corridor Kuruçeşme'ye renk getiredursun yılların Mia Mensa'sı devrediyor. Mia Mensa müdavimleri üzülse de mekan atağa kalkan Karaköy, Arnavutköy gibi semtlerin gerisinde kalmış. Kim bilir belki Corridor'un atağı sinerji yaratır ve Mia Mensa'yı da kurtarır.

MÜZİĞİN LEZZETE ETKİSİ
Sony yeni bir ürünü için restoranlarla özel bir araştırma hazırladı. Buna göre aynı tatlar, farklı müzik ortamlarında müşterilere sunuluyor. Sonuç mu? Oldukça ilginç. Yemekleri ve kokteylleri yüksek sesli müzikle tadanlar biraz tatlı, kısık sesli müzik eşliğinde tadanlar ise ekşi yorumunu yapmışlar. O halde bir dahaki sefere yemeyi eleştirmeden önce bir müziğin sesine dikkat etmekte fayda var.

ŞEHİRDEN HAVADİSLER
Son günlerin en popüler mekanlarından biri Topağacı'nda açılan Grey... Mekanın dekorasyonu günümüz trendlerine uygun. Yemekleri de, kokteylleri de iddialı. Kalamar tava, carpaccio, ızgara levrek salata... Hepsi başarılı... Günün her saati dolu olması ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi ünlü isimlerin tercih etmesi de kısa sürede başarıyı yakaladığının ispatı...
Rixos Pera içinde hizmet veren Park Şamdan konsept değiştirdi, Şamdan Meyhanesi oldu. Duyunca kulağa biraz absürt geliyor ama akıbeti nasıl olacak onu da ileriki günlerde göreceğiz
Sağlıklı mekanlara ilgi devam ediyor. Bi Nevi Deli hem Karaköy hem Etiler'de şubesi olan bir mekan. Çıkış noktası işlenmemiş ve besin değeri yüksek gıdaları sunmak. Çiğ beslenme, glütensiz beslenme, vegan beslenme ve Paleo diyeti de menüde yer alıyor.
Bu arada hazır yukarıda brunch'lardan bahsetmişken Bi Nevi Deli'nin Karaköy şubesindeki pazar brunch'ını es geçmek olmaz. Ancak tofu scramble, karnabaharlı mantar sote gibi değişik tatlar var bu brunch'ta, uyarmadı demeyin.

SON TRANSFER KAÇAK
Malum Latin Amerika Türk dizilerini seviyor. Latin Amerika'da 16 ülkede gösterime giren Sıla dizisi geçen hafta Şili'de Brezilya ile oynanan milli maçı bile geçerek reytinglerde zirveyi paylaştı. Latinlerin son keşfi ise atv'de iki sezon yayınlanan Kaçak dizisi oldu. Dizi ABD'de İspanyolca kanal olan TV Azteca'da yayına girdi. Biz Brezilya ve Meksika dizileriyle büyüdük. Şimdiyse Latinler Türk dizilerini heyecanla takip eder oldu.