X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İlk filmin günahı olur!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İlk filmin günahı olur!

  • Giriş Tarihi: 27.2.2016
İlk filmin günahı olur!
İlk filmin günahı olur!

Hırslı bir avukatın fil olmak isteyip filler arasında ezilmesini anlatan Hesaplaşma, Al Pacino ve Anthony Hopkins'i bir araya getiriyor. Fakat beklentileri karşılayamıyor!

"İlk filmin günahı olmaz" denir ama sinemaya iddialı bir giriş yapıyorsanız ve beklentileri de karşılayamıyorsanız o zaman durumunuz fenadır. İddianız ile filminizin yarattığı hayal kırıklığı arasındaki mesafe ne kadar açıksa eleştiri oklarının ucu da o kadar keskinleşir. Daha önce senarist ve yapımcı olarak Hollywood'da kimi işlere imza atan Shintaro Shimosawa'nın Hesaplaşma/ Micconduct'ı böylesi keskin eleştiriye açık bir film. Sebebi de yarattığı hayal kırıklığı. Al Pacino ve Anthony Hopkins gibi iki süper aktörü bir araya getiren film, vicdanında adaletin terazisini çalıştırmayan hırslı bir avukatın fil olmak isteyip filler arasında ezilmesini anlatan bir yapım. Eşiyle sorunlar yaşayan Ben Cahill'in (Josh Duhamel) gözleri, dengesiz eski sevgilisinin yıllar sonra ortaya çıkıp, çalıştığı ilaç firmasının usulsüz işlemlerinin belgelerini ona vermesiyle parlar. Çünkü bu belgeler sonucu açılacak dava, ona hayatını değiştirme fırsatı sunmaktadır. Cahill, bir hukuk firmasına gidip, firmanın başındaki Charles Abrams'a (Al Pacino) ortak olması ve davanın avukatlığını üstlenmesi karşılığında kendisine belgeleri vermeyi teklif eder. O da kabul eder. Fakat tam da bu sırada eski sevgilisi evinde ölü bulunur ve görünmez bir el cinayeti Cahill'in üzerine yıkmaya çalışır. Artık Cahill için hayatta kalma ve bu entrikadan en az zararla çıkma zamanıdır. Adam Mason ile Simon Boyes'e ait senaryo aslında kağıt üzerinde fena durmuyor. Entrikalı, sürprizli, bir olay örgüsü var. Uzaktan uzağa da Taylor Hackford'ın Şeytanın Avukatı ve Sydney Pollack'ın Şirket filmlerini hatırlatıyor. Ama hayal kırıklığı da burada devreye giriyor.

HO PKINS KIVRAN IYOR

Yönetmen Shintaro Shimosawa bu senaryonun hakkını veremiyor. Filmin başrolündeki Josh Duhamel hırsının kurbanı olan avukat rolünde çok da inandırıcı değil. Ayrıca Shimosawa elindeki iki süper oyuncuyu yönetememe çaresizliği içinde kıvranıyor. Mesela kimi sahneler var ki Hopkins gibi usta bir oyuncu nasıl oynayacağı konusunda tereddüt içerisinde. Al Pacino da benzer bir durumda ama o durumu kurtaracak oyunlar verip savuşturuyor sahneyi. Seviyeli bir görüntü yönetmenliği ve kurgu sayesinde film izlenebilir bir hale geliyor. (Hani o da bir TV filmi kıvamında) Ama oyuncu kadrosu, üzerinde biraz daha çalışılsa daha da iyi olabilecek bir senaryo yönetmenin sinematik becerisinin altında kalıyor. Fakat bardağın dolu tarafından bakacak olursak, film, ABD'de hukuk sisteminin çok da adalet dağıtmadığını bir kez daha anlamamızı sağlıyor. Lakin biz bunu çok daha iyi filmlerden biliyoruz zaten!