X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dothraki'nin yeni lideri bir Türk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dothraki'nin yeni lideri bir Türk

  • Giriş Tarihi: 5.3.2016
Dothraki'nin yeni lideri bir Türk
Dothraki'nin yeni lideri bir Türk

Dünyanın en çok izlenen dizisi 'ta ikinci kez bir Türk oyuncunun rol alacağını duymak hepimizi sevindirdi. Nasıl bir karakteri canlandıracağı ise merak konusu oldu. ile hem diziye hem de özel hayatına dair tüm bilinmeyenleri konuştuk

PINAR YILDIZ YÜKSEL

Game
Of Thrones tüm dünyada milyonlar tarafından beğeniyle izleniyor. Öyle ki, her sezonu için aylar öncesinden tahminler yapılıyor, TV yazarları sayfalarca yazı yazıyor, en küçük rolde oynayanlar bile ünlü birer oyuncu haline geliyor. Karakterleri ve kostümleriyle neredeyse her sektöre ilham oluyor. Türkiye'de de hatrı sayılır bir izleyici kitlesi olan dizinin altıncı sezonunu heyecanla bekliyoruz. Sadık bir izleyicisi olarak, dizinin son sezonunda bir Türk'ün oynadığı haberi beni de heyecanlandırdı. Nisan ayının sonunda yayınlanacak olan bölümde karşımıza çıkacak olan Kıbrıs asıllı bir Türk. Hassan, Layer Cake, Batman Begins, The Football Factory, City Rats, The Business, Korku Kapanı 3 gibi iyi bildiğimiz filmlerde pek çok Hollywood yıldızı ile aynı sahneyi paylaşmış. Bir gün Oscar alacağına da inanıyor. Tamer Hassan ile Beyoğlu Tünel'de buluştuk. Karşıma oldukça sıcakkanlı, yarı Türkçe yarı İngilizce konuşan esprili bir oyuncu çıktı. Öyle ki, hayattaki tüm çatışan tarafları bir tek komedinin birleştireceğini düşünüyor. Sohbetimize Game of Thrones'daki rolü ile başlayıp Londra'daki ilginç macerasının içine daldık.

- Game Of Thrones'tan nasıl teklif aldınız?
- İlk sezonda da Dothraki karakteri için teklif geldi ama ben Los Angeles'e gittiğim için oynayamadım. Çünkü dizinin tüm dünyada izlendiğini ve bu kadar ilgi gördüğünü bilmiyordum. Ben Ibiza'dayken altıncı sezon için teklif geldi. Senaryoyu istediğimde hayır dediler, önce geleceksiniz. Sonra kabul ettim tabii.

- Peki, rolünüz neymiş, hepimiz merak ediyoruz...
- Dothraki halkının lideriyim. İyi bir savaşçıyım. Benim gibi dört kişi vardı dizi de hepsi öldü. Bir tek ben kaldım.

- Bu yedinci sezonda da sizi göreceğimiz anlamına mı geliyor?
- Ben de ölecek miyim diye sorduğumda "Söyleyemeyiz ama şunu garanti ediyoruz, çok güzel bir ölümünüz olacak" dediler.

- Sağlam bir savaşçısınız o halde dizide...
- Türkler her zaman sağlam bir savaşçıdır.

'DUBAİ'DE VÜCUT ÇALIŞTIM'

- Nasıl bir ortamda büyüdünüz?
- Londra'da doğdum ama Kıbrıs asıllı Türküm. Babam ve annem 18 yaşındayken Londra'ya gitmiş. Biz de orada büyüdük. Annem dikiş dikerek geçimimizi sağlardı. Yoksul bir aileydik. Çocukluğumdan beri sporu severim. Boks yaparım 47 madalyam var. Fakat gözümden bir darbe aldığım için bırakmak zorunda kaldım.

- Neden boks?
- Çünkü Londra'da Türkleri istemiyorlardı. Kavga ederdik bu yüzden. Kanımızda da var kavga etmek. Okulda bana biri bir şey desin atılırdım üzerine. Annem de içimdeki enerjimi atmam için beni boks dersine götürdü.

- Kıbrıs'a ilk ne zaman gittiniz?
- Paramız olmadığı için annem ve babam bizi Kıbrıs'a götüremedi uzun süre. Ne zaman para kazanmaya başlayıp birikim yapabildiler o an "Haydi çocuklar Kıbrıs'a gidiyoruz" dediler. Vatanımızı göreceğimiz için çok heyecanlandık. Ancak orada da bize İngiltere'de yetiştiğimiz için hakaret ettiler. Kavgaya giriştim hemen. Köyde dövdüler beni tabii. (Gülüyor)

- Oyunculuktan önce ne iş yapıyordunuz?
- Hayallerim büyüktü. İyi bir iş adamı olmak istiyordum. Londra'da gece kulüplerim ve restoranlarım vardı. İşlerim de iyiydi. Çünkü yaptığım her işte en iyisi olmak isterim .

OYUNCULUK BENİ MUTLU EDİYOR

- Oyunculuğa nasıl başladınız?
- Oyunculuk aklımın ucundan bile geçmiyordu. Gece kulübüme artistler gelip gidiyordu ve çoğunun parası bile yoktu. Ortağım da menajerlik yapıyordu. EastEnders projesi için sert bir adam aranıyormuş. "Hadi sen de git, Londra'daki herkes bu rolü ister, nasıl olsa seçmezler ama şansını dene" dedi. Ben de umursamayarak gittim. Sonra hemen aramışlar ve kabul edildiğimi söylemişler. Ortağım durumu bana anlatınca "Çok meşgulmüş gelemezmiş" de, "Uğraşamam" dedim. Beni ikna edince, kabul ettim. Arabayla alıp bıraktılar, otelde kaldım, üstüne bir de para verilince, "Bu iş bu kadar kolaymıymış" dedim. Hoşuma gitti. Oyunculuğu çok iyi yapmalıyım, deyip diğer işlerimi kapattım.

- Oyunculuğu para kazanmak için mi yoksa sevdiğiniz için mi yapıyorsunuz?
- Aktörlük yapmazsam mutsuz olurum. Bir arada üç film birden yaptığım zamanlar oldu. Bunu hiç bir Hollywood starı yapmamıştır. Sevmesem yapamazdım.

-Aynı anda üç film yapmak çok yorucu bir iş değil mi?
- Yorucu ama daha zoru set saatlerini idare etmekti. Her yapıma yalan söylerdim. Bir gün annem hastalandı diğer gün babaannem öldü falan derdim. Çünkü Fransa'dan Londra'ya geçer oradan Amerika'ya uçardım. Sadece yol değil, roller arasında da geçiş yapıyordum. Bu işi aşkla seviyorum. 17 yılda 57 film yaptım. Hangi aktör yaptı bunu?

OĞLUM FUTBOLCU

- Evli misiniz?
- 28 yıllık evliyim. 25 yaşında bir oğlum ve 18 yaşında bir kızım var. Oğlum Taşer Hassan futbolcu. Giresunspor'da iki yıl oynadı. İşim için onların büyüme evrelerini kaçırdım.

- Eşiniz de Türk mü? Ne iş yapıyor?
- Eşim İngiliz. Çalışıyordu ama bıraktı. Şu an tek işi para saymak (Kahkahalar).

- Demek ki çok iyi para kazanıyorsunuz?
- Bir yapım şirketim var. Buraya bağlı 300 artist bulunuyor. Kocaman bir aile gibiyiz. İyi para kazanıyoruz ama ben önce onlara dağıtıp haklarını veririm. Sonra kalanı kendim alırım. Onlar olmazsa ben de yokum. Aramızda ustalık ilişkisi değil takım bağlılığı var.