İstanbul dünyanın en büyülü ve kafa karıştıran şehri

Giriş Tarihi: 12.3.2016
İstanbul dünyanın en büyülü ve kafa karıştıran şehri

Birlikte çalıştığı yıldızlar kadar ünlü biri o. 20 asistanıyla dünya genelinde 25'ten çok proje yürütüyor. Hayatı uçaklarda geçiyor. Bir otel tasarlamak için İstanbul'a gelen Martyn Lawrence Bullard'la İstanbul aşkını konuştuk

Martyn Lawrence Bullard Amerikan televizyonlarının ünlü reality şovu Million Dollar Decorators'ın yıldızı, Architectural Digest'e göre alanında gelmiş geçmiş en iyi 100 isimden biri, Live, Love, Decorate adlı kitabın yazarı, neredeyse tüm Hollywood ünlülerinin evlerinde imzasına rastlayabileceğiniz meşhur bir iç mimar. Kendisine Topkapı Sarayı ve Ayasofya Müzesi arasında kalan Soğukçeşme Sokağı'ndaki 20 konağın dahil olduğu Hagia Sophia Mansions projesi emanet edilen Bullard geçen günlerde İstanbul'daydı. Süperstar iç mimarla buluşup ünlülerin çılgın isteklerini ve milyon dolarlık projelerini konuştuk. Elton John'dan Eva Mendes'e, Kid Rock'tan Christina Aguliera'ya kadar birçok ünlünün iç mimarı o. Bol ödüllü Bullard, gösterişli ve otantik evleriyle meşhur. Bunun dışında kişiye özel mobilya, kumaş, duvar kağıdı, parfüm ve mum koleksiyonları var. Bullard'ın babası Fransız, annesi İtalyan. O Londra doğumlu. Los Angeles'ta ve Palm Springs'te çok sevdiği evleri var. Ama o vaktinin çoğunu uçaklarda geçiriyor. Çünkü halihazırda dünyanın farklı yerlerinde 28 farklı projesi devam ediyor.

JAMES ROBERTSON'UN İSTANBUL FOTOĞRAFLARI

- İstanbul'a sık geliyorsunuz. Nesini seviyorsunuz?

- 10 yıl geçti ilk gelişimin üzerinden. Burada çok iyi arkadaşlarım var. İlk görüşte âşık oldum İstanbul'a. Dünyanın en büyülü, kafa karıştırıcı ve ilham verici şehirlerinden biri olduğunu düşünüyorum.

- İstanbul'da ne ilham verir size?
- Kültürlerin birbiriyle kaynaşma biçimini seviyorum. Şehrin tarihi özü de ilgimi çekiyor. Kumaşlar, tarihi yapılar, çiniler, yemek kültürü, kokular, renkler... Avrupa ihtişamı Doğulu tatlarla buluşuyor bu şehirde. Bayılıyorum. Topkapı Sarayı'na en az 20 kez gitmişimdir. Buradan aldığım ilhamla tasarladığım kumaş ve seramikler dünyanın farklı yerlerindeki evleri süslüyor. Kapalı Çarşı bayıldığım bir başka yer. İlk gördüğüm günden beri epeyce değişti. Eskisi gibi küçük dükkanlar ve ustalar yok artık. Ama hâlâ çok güzel. Özetle bu şehirde hayatı renklendirecek sayısız güzellik var. İnsanlar da yaşamdan keyif almayı biliyor İstanbul'da.

YENİ İSTANBUL PROJESİ'NDE ÖNE ÇIKAN BÖLGELER

- Daha önce hiç çalışmış mıydınız burada?
- Resmi olarak çalışmadım. Buradaki bazı dostlarıma yardım ettim ama bu proje benim İstanbul'daki ilk işim. Küçük bir sokaktaki birbirinden güzel evleri bir araya getiriyoruz. Sırtını Topkapı Sarayı'na veren bu evler Ayasofya'ya ulaşıyor. Roma Dönemi'nden kalma bir sarnıcımız var. Bu bölümde restoranımız ve spa'mız yer alacak. Büyülü bir mekan tasarlıyoruz. Tam bir Osmanlı fantazisi olacak. Baştan sona tarih ve kültür kokan bir tasarım planladık. Önce yapılar restore edildi. Ardından ben 19. yüzyıl Osmanlı sanatından ilham alan detaylar ekledim. Lüks elbette ama rahat da aynı zamanda. Sanat eserleri de tasarımın önemli bir parçası olacak. Hepsini biz yaptık ve mekana gülümseten bir dokunuş katıyorlar.

- Tasarladığınız evlere sizin elinizden çıkmış olduğunu belli edecek bir işaret koyar mısınız?
- Her projede çok bireysel, kendine özgü işler yaratmaya çalışırım. Belli bir bakışa sahip olan diğer tasarımcılar gibi biri değilim. İtiraf etmeliyim, oryantalist dokunuşları seviyorum. Galiba tüm mekanlarımın ortak noktası konfor. Bir yeri tasarlarken dokunmak istemediğin bir eşyayı asla kapıdan sokmayacaksın. Üzerine oturamayacaksan, ayaklarını uzatamayacaksan koltuk ne işe yarar. Büyükannelerimiz gibi en iyi parçayı misafire saklama zamanı geçti. Yemeği en güzel porselen takımla yemeliyiz. Sahip olduğumuz her şeyin keyfini yaşamalıyız.

YILDIZLARIN VAKTİ OLMUYOR

- Hollywood yıldızlarının evlerini tasarlıyorsunuz. En zor kısmı ne bu işin?
- Aslında ünlüler insan olarak bizim kadar normal. Onları çevreleyen şeyler mevzuyu çığırından çıkarıyor. Menajerler, asistanlar, korumalar, şoförler... Bu kalabalıktan kaynaklanan çılgınlık hali onlar için çalışmayı zorlaştırıyor. Birinin evini tasarlamak çok kişisel bir deneyim. Onunla zaman geçirmen, zevklerini ve isteklerini anlaman gerekiyor. Yıldızlarla bu kadar vakit geçirme imkanınız olmuyor. Bir başka nokta daha var. Ünlü birinin evi onun sığınağı olmalı. Tanınmış biri evinden dışarı adım attığında kendini bir çılgınlığın içinde bulur. İnsanlar onun fotoğraflarını çeker. Herkesin gözü ondadır. Bu sebeple evinde gerçekten kişisel bir alan, sığınabileceği bir yer, dünyadan kurtarılmış bir bölge yaratmalısınız.

- Çalışmak için zaman geçirmem gerekli dediniz. Bu ünlüler arkadaşınız da oluyordur zamanla?
- Çoğu arkadaşım olur zamanla. Birlikte seyahat eder, TV programları yapar, tatilleri beraber geçiririz. İşimin en güzel yanlarından biri de bu zaten.

- O zaman biraz da arkadaşlarınızı çekiştirelim. Duyduğunuz en çılgın istek neydi?
- Kimin istediğini söyleyemem ama bir keresinden biri garajın tamamını duvardan duvara altın yapraklarıyla kaplamamı istedi. Antika araba koleksiyonu vardı ve garaja girdiğinde bütün arabalarının altın bir kutuda durduğunu görmek istiyordu.

- Gerçekleştirdiniz mi bu isteği?
- Yapmadım elbette. Çok uçuk bir istekti.

- Yerine getirdiğiniz en çılgın istek neydi?
- Cher için sayısız ev yaptım. Los Angeles'taki evini bir Hint tapınağına çevirmemi, kendini bir Hint prensesi gibi hissetmek istediğini söyledi. Evdeki dört odayı kaldırıp bir banyo yaptık. Ortasına da dev bir yüzen küvet yerleştirdik. Yaptığım en çılgın işti.

DÜNYA BİR ALIŞVERİŞ MERKEZİ


- Müşterilerinize hayır der misiniz? Tepkileri ne olur?

- Elbette hayır derim. İnsanlar benimle çalışmak istiyorlarsa bunun sebebi zevkimi beğenmeleridir. Beğenmeden de çalışmaz zaten.

- Tasarladığınız evlerde antika parçaları modern mekanlarda kullanıyorsunuz. Nereden alışveriş yaparsınız?
- Dünya benim alışveriş merkezim. Artık internete girip tek tıkla istediğinizi alabiliyorsunuz. Yıllar içinde seyahat ede ede sayısız insan biriktirdim. Küçük kara kaplı bir alışveriş defterim var. Gittiğim her yerde alışveriş yaptığım kişiler olur. Yarın Kapalı Çarşı'ya gideceğim mesela. Orada havlu, sabun gibi şeyler aldığım bir adamım var. Marakeş'te şahane el yapımı fenerler yapan biri vardır. Hindistan'ın küçük bir köyünde eliyle ipek kumaşlar dokuyan bir kadından alışveriş yaparım. Londra'daki bir antikacıdan Türk ve Suriye malı antika mobilyalar alırım. Artık buralardan alamazsınız bu parçaları çünkü çok pahalılar.

Roger Moore için yapılan evde oturuyorum

- Otel mi ev mi tasarlamayı seviyorsunuz?
- Ev çok kişisel bir alan. Çalıştığınız insanla da kişise l bir ilişki geliştiriyorsunuz. Bunun sıkıntısı yaptığınız işi sadece aile ve arkadaşlarının görüyor olması. Tabii ünlü olup dergilere çekim yapmıyorlarsa... Otel ya da restoran tasarladığınızda ise yarattığınız şeyi binlerce kişi görüyor. İşiniz üzerinden sayısız insanla bir araya gelme şansı buluyorsunuz. Hiç tanımadığınız biriyle böyle bir noktada buluşmak da harika bir duygu.

- Biraz da sizin evinizden bahsetsek...
- Birkaç tane evim var. Bir tanesi Hollywood tepelerinde. Akdeniz tipi bir villa. Ünlü oyuncular oturmuş önceden. Sonra tanınmış yazar William Faulkner yaşamış. Sürekli gelişen bir ev çünkü dayanamayıp değiştiriyorum. Son olarak giyinme odamı Türk kırmızısına boyattım. Duvarlarda sanat eseri olarak asılı olan şeylerin çoğunluğu da fotoğraftır. Hayatta en sevdiğim şey köpeğim Daisy'yle birlikte evde minik sinema salonumda film seyretmek. Palm Springs'teki evim ise 1966'da ünlü oyuncu Roger Moore için yapılmış. Ardından Playboy malikanesi olmuş. 60-70'ler tarzı bir dekorasyonu var. Austin Powers havası hakim evde.

- Bugüne kadar yaptığınız en pahalı ev kaça mal oldu?
- Yaptığım en pahalı ev 125 milyon dolardı. Çok iy i tanıdığınız biri içindi ama ismini söyleyemem maalesef.

- En pahalı otel projesi peki...
- Şu anda Four Season's için Beverly Hills'de villalardan oluşan bir otel tasarlıyorum. 250 milyon dolar değerinde bu proje de.

KİLİMLER HİNDİSTAN, MERMERLER İTALYA'DAN
Otel odalarında kullanılacak tüm tasarımlar, Bullard tarafından proje için özel olarak üretildi. Kilimler Hindistan'dan, mermerler İtalya'dan, kumaşlar ise Martyn Lawrence Bullard'ın kendi koleksiyonundan. Bazı aksesuvarlar ise Türk tasarımcılarından... Mesela, yatak örtülerindeki tasarımlar, Ayasofya'nın duvarlarından esinlenerek yaratıldı.

ARKADAŞINA GÖNDER
İstanbul dünyanın en büyülü ve kafa karıştıran şehri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz