Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Süper kahramanlar bir anlığına bizi güçlü hissettirir

Giriş Tarihi: 19.3.2016
Süper kahramanlar bir anlığına bizi güçlü hissettirir

Usta aktör Jeremy Irons merakla beklenen Batman v Superman: Adaletin Şafağı filminde Batman'in akıl hocası Alfred'i canlandırıyor. THY'nin resmi sponsoru olduğu filmin vizyonuna günler kala, Irons Cumartesi SABAH'a filmi, rolünü ve neden süper kahramanları çok sevdiğimizi anlattı!

Gotham City'nin koruyucusu Batman'e hayat veren Bruce Wayne, küçük yaşta öksüz kalınca onu Wayne ailesinin uşağı Alfred büyütür. Onun için Alfred, Bruce için bir uşaktan çok bir baba gibidir. Alfred, Bruce'un her şeyini, tabii Batman olduğunu da bilir. Yani Alfred'siz bir Batman düşünülemez. Yeri gelir asistanlığını yapar yeri gelir akıl hocasıdır. Mesela Batman'in ne zaman başı sıkışsa o anlarda Alfred devreye girer, görgüsü, tecrübeleriyle Bruce'un en az zararla içinde bulunduğu krizden çıkmasını sağlar. 25 Mart'ta vizyona girecek Zack Snyder'in yönettiği Batman v Superman: Adaletin Şafağı'nda Alfred'i usta aktör Jeremy Irons canlandırıyor. 90'lardaki filmlerde malum bu rol Michael Gough'a, Kara Şövalye serisindeyse Michael Caine'e emanet edilmişti. Alfred'i Jeremy Irons'ın oynaması sonrası ise şu söylenebilir: Alfred'i canlandırmak bir İngiliz geleneği! Çünkü üç oyuncu da İngiliz. Geçtiğimiz yıl Antalya Film Festivali için Türkiye'ye gelen Irons, açıkçası zor rollerin oyuncusu olarak bilinir. Oynadığı filmlerde derinlikli karakterler yaratır. Bunun için Batman filmlerinin olmazsa olmazı Alfred'i oynaması heyecan verici bir durum. THY'nin resmi sponsor olduğu filmin vizyona girmesine günler kala Irons'la konuştuk. Irons hem set ortamını hem filmi hem de yeni Alfred'i anlattı bize.

- Daha önce Alfred'i önemli oyuncular oynadı. Siz role hazırlanırken, karaktere nasıl yaklaştınız?
- Zack'in fikirlerini dinledim ve yazar Chris Terrio'yla Alfred hakkında konuştum. Nihayetinde benim için her şey sezgiseldi. Karakterin geçmişiyle ilgili hikayeyi, ne tür bir adam olduğunu yazarın size verdikleriyle oluşturuyorsunuz. İpuçları yönetmen ve yazarın perdede yarattıklarında yatıyor ve bu size karakter hakkında bir şeyler söylüyor. Geçmişteki Alfred canlandırmalarından yararlanmadım çünkü taze soluklu ve farklı bir şey yaratmaya çalıştıklarını hissettim. Geleceğin kaotik dünyasında çok pratik, pek çok yeteneğe sahip ama aynı zamanda ayakları yere basan bir Alfred yaratmak istedim. Bruce Wayne'in sahip olduğu muazzam gücün farkında olan Alfred, adeta tüm o güç ve teknolojiye karşı; çevresinde normal şeyler olmasına ihtiyaç duyuyor. Kendi sebzelerini yetiştiriyor; Wayne malikanesinin yanında bir karavanda yaşıyor. İşe gittiği zaman yapması gerektiğini bildiği şeylerle ilgileniyor (benim de bir oyuncu olarak yaptığım gibi), bir panzehir olarak etrafını normal şeylerle dolduruyor. Oldukça pratik biriyimdir ve bu özelliğimi karaktere de yansıttım.

- Alfred, Batman'in Superman ile çatışmasına nasıl tepki veriyor?
- Alfred, Bruce Wayne'in koruyucusu. Bruce'a bir ebeveynin çocuğuna yaklaştığı gibi yaklaşıyor. Gerçek hayatta da böyledir. Çocuğunuzun yaptığı şey hakkında, sizin nasıl hissettiğinizi bilmesini ve konuyu ciddi biçimde düşünmesini istersiniz. Ama bunun sonrasında karar ona aittir. Onu ne şekilde yetiştirmiş olursanız olun, gençliği sırasında onu nasıl yönlendirmiş olursanız olun, artık o bir bireydir ve kendi kararıyla hareket etmesi gerekir. Doğru olduğunu düşündüğü şekilde hareket etmelidir. Onu sürekli olarak dürter ve "İstediğinin bu olduğundan emin misin?" diye sorarsınız. Ve onu desteklersiniz çünkü bu sizin görevinizdir. Ama, bildiğiniz gibi, onları nasıl yetiştirmiş olursanız olun, nihayetinde kendi kanatlarıyla uçmalarını sağlamak ve "Tamam, bildiğin gibi yap. Bak bakalım bu seni nereye götürecek" demek zorundasınız. Bruce artık bir yetişkin olduğu için, ikilinin ilişkileri çok katmanlı. Alfred ona bakıyor, rahat ve güvende olmasını sağlamaya çalışıyor. Onun hem uşağı, hem araba tamircisi, hem akıl hocası hem de asistanı. Başınız derde girdiğinde yanınızda olmasını hayal ettiğiniz türde biri!

- Batman/Bruce Wayne'ni canlandıran Ben Affleck'le yarattığınız dinamikten söz edebilir misiniz?
- Doğrusu, Ben çok karizmatik. Bir aktör olarak muazzam bir güce sahip olduğuna kuşku yok. Filmde de bunu görüyorsunuz. Bunun yanında, çok da derinliğe sahip. Karakterindeki kırılganlığa, nevrozlara tanık oluyorsunuz. Bruce bu kaosa, tek bir birey olarak dünyayı kurtarma görevine ne ölçüde dahil olması gerektiğine karar vermeye çalışıyor ve tartışmalarımızın çoğu bu konunun ahlaki boyutu üzerine. Alfred, Bruce'u hem güvende tutmaya hem de gerçekçi olmasını sağlamaya çalışıyor. Kendimizi sette belirli bir sahneyi oynarken bulduğumuzda, ben de aynı şeyi denedim. Her zaman şöyle düşünürüm: Bir rolü oynarken, hazırlığını önceden yaparsın ama sonra tenis kortuna çıkarsın ve sana gelecek her şeye hazır olmayı ve ilginç bir şekilde karşılık vermeyi umarsın. Bilemiyorsun, ama hazırlığın tam ise büyük olasılıkla sahne uçar gider.

- Filmin hikayesinin günümüz dünyasına nasıl hitap ettiğine dair düşüncelerinizi merak ediyorum?
- Modern medyanın bizi dünyanın herhangi bir yerinde olan bitenlerden derhal haberdar ettiği bugünlerde bence çok güncel bir konu bu. İnternette, gazetede, televizyonda ya da benzer mecralarda bize itici gelen ama elimizden bir şey gelmeyen konular hakkında anında bilgilendiriliyoruz. Demokrasilerde yaşıyor olsak bile, iktidar koltuğundan çok uzaktayız. Bazı durumlarda coğrafi olarak çok uzaktayız. Çözmek istediğimiz konuları çözebilecek güce sahip değiliz. Ve bence bu durum birey olarak bizlere ağır geliyor. İzleyiciler için birkaç saatliğine, Batman olarak, Superman olarak, gerçekten bir şeyler yapabileceklerini, bir şeyleri değiştirebileceklerini, doğru olan için savaşabileceklerini hayal etmek çok canlandırıcı olabilir. Süper kahramanların cazibesi budur çünkü onların hikayeleri bizi bir anlığına da olsa güçlü hissettirir.

BATMOBİL'İ BİR GÜN YARIŞ PİSTİNDE KULLANACAĞIM

- Duyduğumuza göre Batmobile'le bir tur atmışsınız.
- Evet. Aracı dışarı çıkarmak istedim. Dört tarafı duvarlarla çevrili çok geniş ve boş bir stüdyoda kullandım aracı. Bu yüzden de, istediklerimi ve arabanın yapabileceğini hissettiğim şeyleri pek yapamadım. Batmobile'e zarar vermekten endişeliydim ama yine de bu aracı sürmek çok keyifliydi. Çok eğlenceliydi. Bir gün yarış pistinde kullandıracaklarına söz verdiler. O zaman spin atma ve benzeri şeyleri deneyebilirim.

OĞLUM, TEKNOLOJİ KILAVUZUM

- Alfred, Bruce'un her daim baba figürü ve ahlaki pusulası olmanın yanı sıra, filmde geçmişinde Özel Kuvvetler görevi üstlendiğini açığa vuruyor. Bu onun Yarasa Mağarası'ndaki rolüne neler katıyor ve bir aktör olarak bunu canlandırmak sizin için nasıldı?

- Doğrusu, gençliğimde benim de biraz askeri eğitimim oldu. Araba tamirinden de biraz anlarım; nesnelerin nasıl çalıştığını biliyorum ama bilgisayar falan yapmayı bilmiyorum. Dolayısıyla Batmobile üzerinde çalışırken rol yapmam gerekti. Öyle bir şeyi tamir etmekte zorlanırdım. Muhtemelen Alfred'in kullandığı ekranlarda doğru kanalı bile bulamazdım. Yani evet, burada rol yaptım. Uçmayı biliyorum. Batwing'i uzaktan kontrol etmek bana oldukça doğal geldi çünkü uçak kullanmışlığım var. Fakat zorlandığım yerler de olduğu için teknik konularda biraz prova yaptım. Bizim nesil, en azından ben, bu tür işleri bir sonraki nesle bıraktık. Bu, öğrenmeyeceğim bir şey. Hayatım boyunca çok şey öğrendim ama düğmeler ve bilgisayarla ilgili şeyleri öğrenmeyeceğim. Umuyorum ki her zaman çevremde bunları benim için yapabilecek yeterli sayıda insan olacaktır.

- Oğlunuz sizin için bunu yapabilir.
- Bol bol yapıyor zaten.

ARKADAŞINA GÖNDER
Süper kahramanlar bir anlığına bizi güçlü hissettirir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz