Gettodan çıkan sanat, yollarda

Giriş Tarihi: 26.3.2016
Gettodan çıkan sanat, yollarda

Graffiti sanatçısı Gabriel Garay, suçun ve yoksulluğun kol gezdiği Kaliforniya’nın gettosunda doğup büyüdü. Suç kültüründen etkilendi, graffiti yaşam tarzı oldu. 14 yıl önce ise hip hop müzik dinleyerek Müslümanlığı seçti. Şimdi graffiti ve kaligraffiti yapmak için dünya turuna hazırlanıyor, ilk durağı ise Malezya

Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde yaşayan Gabriel Garay, bir graffiti sanatçısı. Küçük yaşlarda sokaklarda tanıştığı graffiti ile hayata karşı isyanını duvarlara, arabalara yansıtmış hep. Arka sokakları da avucunun içi gibi biliyor. Zaten "Benim çocukluğum ideal bir Amerikan rüyası değildi" diyor. Yıllar önce büyük babası Meksika'dan misafir işçi olarak Kaliforniya'daki varoş bir bölgeye yerleşmiş. Babası Meksikalı, annesi Teksaslı olan Garay'ın ailesi bu bölgede yoksulluğu sonuna kadar yaşamış. "Ailem işçiydi. Biz de burada, sanki köle işçiliği toplumunun çocukları gibiydik" sözleriyle o dönemlerini anlatıyor. Küçük yaşlarda Meksikalı sokak çeteleriyle karşılaşmış. Kız kardeşi de sokak çeteleriyle birlikte çalışıyormuş, küçük Garay da doğal olarak sokak kültürüne aşina büyümüş. Çetelerin sokaklara hakim olduğu, suçun kol gezdiği, yoksulluğun derinden yaşandığı sokaklardaki dramdan, hayatın gerçeklerinden, problemlerden, yoksulluktan bir kaçış yolu olarak kötü alışkanlıklara sarılmış: "Kendimi, bulunduğum ortamı unutmak için uyuşturucu ve alkol sanki bir tedavi yöntemi, bir kaçış yoluydu. Bunlarla avutuyordum kendimi. Sokak çetelerinin ortaya çıkmasının nedenini ise yoksulluktu" diyor.

HİP HOP KÜLTÜRÜNE AŞİNA
Suç kültürü ve graffitinin iç içe geçtiği sokaklarda kendi kendine graffiti yapmaya başlayan Garay'ın ilham noktası ise Meksika kültürü olmuş. "Graffiti bir hastalık gibi içime işledi, sanatçılık ruhumun doğuştan geldiğine inanıyorum! Graffiti yaparken heyecanı, adrenalini ve tutkuyu bir arada yaşıyorum. Sokaklara hakim olan gangsterlerin arasındaki hip hop kültürüne de o dönem aşina oldum. Diğer graffiti yapan gençlerin hayatı da bana benziyor, bazıları da evsiz. Bu nedenle graffiti kültürü sokak çeteleri ve suç kültürüyle birleşik" diyor.

İSLAM'I SEÇTİ SANATA YÖNELDİ
2002'de ise Garay'ın hayatı tamamen değişmiş. Deist bir bireyken genç yaşlarında muhafazakâr bir Hıristiyan'a dönüşmüş. İncil'i baştan sona okuduktan sonra zihninde cevaplanmayan birçok soru oluşunca geri çekilmiş. Diğer inanç sistemlerini araştırmaya başladığında ise büyük bir değişim sürecine adım atmış: "Hip hop müziğini çok fazla dinliyordum. Bu müzikte İslami referansları bulunca araştırmaya başladım. İslam'ın benim için anlamlı olduğunu fark ettim. Ve Müslüman oldum..." diyor. İlk başta Hıristiyan olan ailesi ve çevresi tepki göstermiş ona. Hatta babası onunla iki-üç yıl konuşmamış: "Müslüman olduktan sonra İslamî bir yaşam tarzıyla tüm hayatımı değiştirdim. Kötü alışkanlıkları bıraktım. Hayatımdaki olumlu değişimi arkadaşlarım ve ailem görünce bana saygı duymaya başladılar. Ve tamamen sanata yöneldim."

HAT GRAFFİTİSİ YAPIYOR
Müslüman olduktan sonra Arapça kaligrafi dersleri de almaya başlamış. Yani graffiti ile Arapça kaligrafiyi harmanlamış. İslami simgelerle tablolara imza atıyor, resimler de çiziyor. "Amaçlarımdan biri sanatımla İslam'ı da anlatmak" diyor. Kaliforniya'da yeni yeni Müslüman graffiticilerle tanışmaya başladığını söylüyor. Malezyalı arkadaşlarıyla graffiti turu yapma planları var.
ARKADAŞINA GÖNDER
Gettodan çıkan sanat, yollarda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz