Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Karaya ayak bastığımda ağlıyordum

Giriş Tarihi: 21.5.2016
Karaya ayak bastığımda ağlıyordum

17 yaşında evden ayrıldı, 32 yaşındayken neredeyse tüm dünyayı gezmişti. O Türkiye’nin ilk kadın kaptanlarından Aybike Alev Yanar, 10 kez ekvatoru geçti. Erkeklerin bile zorlandığı fırtınalı okyanuslarda dokuz ay karaya ayak basmayarak yolculuk yaptı. Hatta bu uğurda sevgilisinden bile ayrıldı

Yedi yaşında küçük bir çocuk. Odasında dünya haritası asılı, parmağı da haritanın üzerinde geziniyor, nerelere gideceğinin hayalini kurarak... Gideceği yerleri ise haritada kalemle işaretliyor. Küçücük odasında yatağına, cilik hayallerini düşleyerek uzanıyor. Dergilerden, gazetelerden kesip duvarına yapıştırdığı gemi fotoğraflarına bakarak uykuya dalıyor. Çoğu rüyalarında kaptan olduğunu görüyor, bazen dalgıç oluyor ya da yelkenliyle dünya turuna çıkıyor. Gözlerini açtığında ise yanı başında en sevdiği kitap duruyor; tekrar tekrar okuyor Jules Verne'in Denizler Altında 20 bin Fersah romanını. Roman kahramanı Kaptan Nemo ise onun en yakın arkadaşı. Özgürlüğün ve denizin büyüsüne ise Kaptan Nemo'nın maceralarından çarpılıyor. Denizcilikle ilgili ne varsa okuyor, hep okuyor! Bir de yemin ediyor: "Bir gün kaptan olacağım, Avustralya'ya da gideceğim."

İLK KADIN KAPTANLARDAN
Bu küçük çocuk, şu an 32 yaşında genç bir kadın. Türkiye'nin ilk kadın kaptanlarından Aybike Alev Yanar. Onunla Ataköy Marina'da bir araya geldik. Bembeyaz kaptanlık üniforması da üzerindeydi. Mesleğini çok seviyor. Erkeklerin hâkim olduğu kaptanlık mesleğine adım atışını, ailesinin karşı çıkışını ve kaptanlık serüvenini anlatmaya başlıyor. "Ben 'Büyüyünce dalgıç olacağım, kaptan olacağım' dediğimde babam 'Yaşadığım sürece dizimin dibinden ayrılamazsın' dedi. Ama 17 yaşında evden bir çıktım, 32 yaşına kadar bütün dünyayı gezdim" diyor. Denize olan tutkusunu bastıramayan Yanar, evden kaçıp Akademik Denizcilik okulunun sahibinin yanında soluğu almış: "Paralı bir okuldu. Deniz tutkumu, kaptan olma hayalimi anlattım. Yüzde yüz burs kazandım. Babamı ise okulun sahibi ikna etti. 'İlla gemide çalışmasına gerek yok, eğitim alsın ofiste de çalışır. Artık o bizim kızımız' dedi." İki yıllık eğitimin ardından üniformasını üzerine geçirince babası da büyük bir gurur yaşamış: "İlk ciddi deneyimimi 'ün yatı Savarona'da yaşadım. Ailem, Atatürk'ün yatında çalışacağımı öğrenince gururla Fransa'ya uğurladı beni. Fransa'nın Cannes sahilindeki limanda Savarona'ya çıkarken, ayaklarım titriyordu. Beş ay çalıştım. İnanılmaz mutluydum, denizcilik hayalim Atatürk'ün yatında başlamış oldu."

GEMİLERDEKİ TEK KADIN
Sonra büyük gemilerde çalışmış; 450 tonluk büyük konteynır, kimyasal tanker ve kuru yük gemileri... Gemilerdeki erkek mürettebatın içinde de tek kadınmış. En büyük sorunlarından biri de yalnızlık olmuş. Okyanustaki uzun seyir günlerinde kimi zaman altı ay karaya ayak basmamış, kimi zaman dokuz ay. Erkek mürettebat birbiriyle sosyalleşirken, o kamarasına kapanmış, kitap okumuş sadece. "Yeri geldi kadın kaptan olmanın zorluklarına göğüs gerdim, yeri geldi erkeklerin bile yapamadığı görevleri yerine getirdim" diyor. Kimi zaman kadın olduğu için mobbing bile uygulanmış; bir erkeğin üç günde bitiremediği işi, bir günde, okyanusun ortasında tek başına yapması istenmiş. Erkeklerin hâkimiyetinin olduğu denizcilik alanında daha da başarılı olmak için hırs yapmış o da. Yılmadan, bıkmadan da başarmış her bir görevi. Altı yıl boyunca okyanuslarda hayalinin peşinde, devasa gemilerde, fırtına, yağmur demeden 10 defa ekvatoru geçmiş, erkeklerin limana yanaştırmaya zorlandığı gemileri limana yanaştırmış.

ÖLÜMDEN DÖNDÜ
Fırtınanın olduğu okyanusta tehlikeli anlar da yaşamış, ölümden de dönmüş. Dünyada gitmediği liman kalmamış: "Karayipler, Mısır, İtalya, Libya, İsrail, İspanya, Venezuela limanları. Saymakla bitmez. Tüm dünyayı dolaştım. Ama Denizcilik Karadenizlilerin elinde. Bana da hep 'Kadınlar denizden, kaptanlıktan ne anlar, denizde ne işin var?' diyorlardı. Ama deniz tutkum çok fazlaydı. Okyanuslardan dönüp karaya ayak bastığımda ağlıyordum. 'Denize çıkmak istiyorum' diye şirketleri aramaya başlıyordum" diyor.

SEVGİLİMDEN AYRILDIM
Büyük yük gemilerinde çalışmayı beş yıl önce bırakmış. Libya denizinde, tam savaşın olduğu dönemlerde güvertede otururken kir-pas içindeki haline bakıp "Gençliğimi, güzel yıllarımı burada geçirdim, artık geçirmek istemiyorum" deyip okyanusa veda ettiğini söylüyor. Ama denizle olan bağını teknelerde kaptanlık yaparak sürdürüyor. Onun için deniz öyle bir tutku ki, erkek arkadaşı 'deniz ya da ben, bir seçim yap' dediğinde mesleğini tercih etmiş. Şimdi Kıbrıs Girne'de özel bir üniversitenin eğitim teknelerinin kaptanlığını yapıyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Karaya ayak bastığımda ağlıyordum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz