Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İndirimden kârlı çıkmanın yolları

İndirimden kârlı çıkmanın yolları

İndirim dönemi ne yazık ki alışveriş seven kadınlar için en tehlikeli dönem... Bu dönemde dolabınıza bir şeyler eklerken özellikle li olmanızda ve bazı tuzaklara düşmemenizde fayda var

Uzun bir tatili arkamızda bıraktık. Şehre döndüğümüzde de birçok markanın yüzde 50'leri aşan indirim dönemine başladığına şahit olduk. Birbirine karışmış renkler, bedenler arasında aradığınızı bulmak, aklınızı çelen fiyatlar, kredi kartı taksitleri, yeni yeni ortaya çıkan cep telefonu uygulaması indirimleri arasında sağlıklı bir şekilde alışveriş yapmak oldukça zor. Biz de sizler için bu indirim döneminde mağazaları değil de sizleri mutlu edecek alışveriş yapabilmeniz için bir klavuz hazırladık:

LİSTE YAPMANIZ ŞART
Market alışverişine çıkmadan evvel nasıl mutfağı ve buzdolabınızı kontrol ediyorsanız, eksiklerinizi birer birer yazıyorsanız indirim döneminde de aynı şeyi giysi dolabınız için yapmanız lazım.
Kendinize "Gerçekten neye ihtiyacım var?" diye sorun. Hayatınızın büyük kısmı ciddi bir iş yerinde geçiyorsa, sezonun trendi düşük omuzlu bol elbiselerini ya da püsküllü açık ayakkabılarını satın almanıza gerçekten de hiç gerek yok.
Kim "Aynı şeyleri alıp durma!" demişse cidden alışveriş ve giyinme işini bilmiyordur! Siz vücudunuza en uygun kesimleri, renkleri yıllar içinde tabii ki hatalı alışverişler de yak öğreniyorsunuz. O içinde kendinizi en rahat ettiğiniz ve yıl boyunca en çok kullandığınız şey krem rengi bir kaşmir kazaksa tabii ki ikinci bir tane almanızda hiç bir sakınca yok. Esas yapmamanız gereken oldukça iyi bir fiyata bulduğunuz, çok iyi bir marka ancak asla giymeyeceğiniz beyaz bir tişörtü satın almaktır!
Ne marka, ne fiyat, ne de trend... Önemli olan aldığınız kıyafetin hangi materyalden yapıldığı. Yüzde yüz polyester ancak bir tasarımcıya ait bir elbise almak yerine, iyi kesimli pamuk ya da keten birkaç tane elbise almayı tercih edin. Doğal kumaşlardan yapılmamış , deri olmayan hiçbir şeyi almayın. Emin olun zaman içinde bozulan suni deri bir çanta ya da ayakkabıyı sadece fiyatı iyi diye almanızın hiçbir faydası yok.
Aldığınız kıyafetin kumaşının ne şekilde temizleneceğine de edin. Sadece kuru temizleme yapılabilecek üstü taşlı ve evde temizleyemeyeceğiniz bir parça zaman içinde sizi rahatsız edecektir. Onun yerine makinede rahatlıkla yıkayabildiğiniz parçaları tercih edin.
Tabii ki Alexander McQueen marka bir beyaz tişörtünüzün olması son derece havalı. Ancak böyle günlük parçalar için gereksiz yere masraf yapmanıza gerçekten gerek yok. Onun yerine yüzde yüz pamuklu, keten ya da ipek bir tişörtü istediğiniz herhangi bir mağazadan hatta pazardan bile rahatlıkla alabilirsiniz.
Kabul edelim etrafımız "Sezonun en popüler parçası", "Bu sezonun it-bag'i kesinlikle budur" diyenlerle dolu... Ancak herhangi bir modaevinin o sezon kendi üzerine daha çok dikkat çekmek için iddialı bir paraya reklamını yaptığı bir ürünü satın almak her zaman çok da iyi bir fikir değil ne yazık ki. Unutmayın bu 'en gözde', 'en popüler' tanımlamalarını markalar kendi reklamları için ortaya atıyor. Birkaç ünlü işbirliğiyle de bir anda reklamı yapılan parça gerçekten de çok popülermiş gibi oluyor. Bu tarz parçaların en büyük sorunu, eski sezon olduklarının hemen anlaşılır olmalası. Ayrıca sezonda en fahiş fiyatlara satın bu parçalar ne yazık ki outlet'lerde bir sene sonra en uygun fiyata satın alınan ürün olabiliyor.
Her zaman yüksek fiyatla satın alacağınız bir ürünün genel olarak dolabınızdaki diğer ürünlerle uygun olduğuna ve tabii ki klasik bir parça olduğuna dikkat edin.

ALTI AYDA BİR KONTROL
Dolabınızı her altı ayda bir kontrol etmeye dikkat edin. Eğer size yakışmayan, güncelliğini kaybetmiş, bulunduğunuz konumla uygun olmayan parçalar varsa onları elden çıkartın. İsterseniz ihtiyacı olanlara, derneklere bağışlayın isterseniz de internet sitelerinde ürünlerinizi satışa koyun. Bu şekilde baktığınızda dolabınız her zaman güncel kalacaktır ve siz de her zaman sadece eksik gördüğünüz birkaç parçayı satın alacaksınız.
Alışveriş sırasında insanın grçekten aklı yerinden oynayabiliyor. Kontrolü kaybetmemenin en iyi yolu, alışverişe çıkarken yanınızda ihtiyacınız olan parçaları satın alacak miktarda nakit para taşımanız. Asla kredi kartıyla, özellikle de taksitle alışveriş yapmayın.
Tabii ki bazen uygun fiyata bir şey bulduğumuz zaman birazcık büyük ya da birazcık küçük olmasına çok dikkat etmiyoruz. Ancak şöyle bir geçmişe döndüğünüzde bu şekilde satın aldığınız hiçbir parçayı kullanamadığınızı fark edeceksiniz. O yüzden her zaman kendi bedeninize uygun kıyafetler satın almaya özen gösterin.

TEK BAŞINA ALIŞVERİŞ
Genel olarak tarzınız olmayan parçalardan uzak durun. Belki bir gün giyerim diye bir şey ne yazık ki yok. O güne kadar giymeyi tercih etmediğiniz, bir modeli ya da deseni asla giymeyeceğinizi kabul edin.
Siyah güzel bir tuvalet bulduğunuzda ya da şık bir kokteyl elbisesi gördüğünüzde satın almaktan çekinmeyin. Emin olun bu tarz kıyafetleri giyeceğiniz bir durum muhakkak olacaktır. Hem de sezonda satın almaya çalıştığınızda en çok para harcamanız gereken ürünler de ne yazık ki bu tarz ürünlerdir.
Alışverişe tek başınıza çıkın. En yakın arkadaşınız da, eşiniz de, anneniz de sizin gerçekten hangi kıyafetle rahat ettiğinizi bilemez.
Ne yazık ki satış görevlileri ne kadar tatlı dilli olurlarsa olsunlar doğal olarak işyerlerinin daha çok para kazanması ilk hedefleridir. Sizin aşırı para ödeyerek asla giymeyeceğiniz bir kıyafet satın almanız onların ilk problemleri değildir.

MAĞAZADA AKILLI ALIŞVERİŞ
İndirim döneminde bir mağazaya gitmeden önce muhakkak internet sitesine bir göz atın. Seçtiğiniz markanın mağazasına neler alabileceğinizi bilerek girerseniz emin olun son derece başarılı bir alışveriş yapabilirsiniz.
Mağazaya girdiğinizde ihtiyacınız olan parçaları nerede bulabileceğinizi satış görevlisine sorun. Böylece gereksiz yerlere bakarak vakit ve enerji kaybetmezsiniz.
İnternet sitesinde baktığınız parçaların fiyatlarını tabii ki biliyorsunuz, ancak beğendiğiniz ürünü denemeden önce yine de fiyat etiketine bir göz atın. Sizi zorlayacak ve aylarca taksit ödemenize neden olacak her parçayı çevrenizden uzak tutun!
Tüm dolabınızı yenilemenin en kolay yolu, kesinlikle yeni sezondan doğru ayakkabılar satın almaktır.
Ayağınızı ayakkabının içine sokabilmeniz, bu ayakkabının size uygun olduğu anlamına gelmiyor. Satış görevlileri size garip garip baksa da satın almak istediğiniz ayakkabıyı çift olarak yaklaşık yarım saat giyip deneyin. Yürüyün, hızlı adımlar atın, merdivenden inip çıkın... Ne yazık ki ayakkabıları rahatlıkla giyip giyemeyeceğinizi öğrenmenin başka bir yolu yok.
"Çok güzel oldu, zaten bu ayakkabı yarım numara genişler" diyen satış görevlileri kesinlikle sizin iyiliğinizi düşünmüyordur. Hiçbir ayakkabı en başında rahatsızken sonrasında yarım numara kadar genişlemez. Ne yazık ki kalıp yerleştirerek giydiğiniz ayakkabılar da sizi rahat ettirmez.

BECKHAM AİLESİNE FOTOĞRAFÇI VARİS
David ve Victoria Beckham çiftinin en büyük oğulları Brooklyn kabul etmemiz gerekirki üç erkek çocuk arasında en popüler olan değildi. En küçük oğulları Cruz'un sevimliliği ortanca oğulları Romeo'nun babasına benzeyen fiziksel özellikleri zaten çoktan popüler olmalarını sağladı. Romeo Burberry markasıyla birkaç senedir çalışırken 17 yaşındaki Brooklyn hep biraz geri planda kaldı. Ancak üniversitede fotoğrafçılık eğitimi almaya başlayan ve genç oyuncu Chloe Grace Moretz ile mutlu bir beraberliği olan Brooklyn'in de yıldızı parlamaya başladı. Burberry, son çekimlerinin Brooklyn tarafından yapılmasını istedi. Çekimlere ait kareler de sosyal medyada paylaşıldı. Son olarak da bir teknoloji firmasının çekimlerini yapmak için tam 100 bin sterline anlaşan Romeo'nun sonunda nasıl bir kariyer istediğine karar verdiği ve bundan sonra sayısız dergi ve moda çekiminde imzasının görüleceği konuşuluyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
İndirimden kârlı çıkmanın yolları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz