Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’in kirli yüzü yine deşifre oldu!

Giriş Tarihi: 30.7.2016
CIA’in kirli yüzü yine deşifre oldu!

Ajan dünyasının anti-kahramanı Jason Bourne yeni macerasında yine ’in pis işlerini deşifre ediyor. Macera, aksiyon ve ajan janrlarını bir araya getiren filmde bu sefer aksiyonel sahneler daha yoğun

James Bond, Soğuk Savaş döneminin derin kaygıları arasında doğup büyüyen bir süper kahraman ajandı. Her macerasında, dünyayı kurtarması onun alametifarikasıydı. Lakin İngiliz olması Soğuk Savaş'ta dünya liderliğine oynayan 'nin pek de içine sinmiyordu. ABD ise o yıllarda Görevimiz Tehlike'nin dizi versiyonuyla kahraman ajanlar yarattı. Ama onlar bir ekipti. Bir isim öne çıkmıyordu. Sonra Soğuk Savaş bitince Görevimiz Tehlike sinemaya transfer oldu ve Ethan Hunt adıyla en kahraman ajan yaratıldı. Bir nevi Hollywood'un James Bond'a cevabı niteliğinde o.

GEÇMİŞİNİ BİLMİYOR
Fakat 2000'ler farklı bir dünyaydı, bu dünyanın gerçekleri James Bond ve Ethan Hunt'ın da ezberlerini bozmuştu. Tam onların kimlik, görev bunalımı yaşadığı yıllarda Geçmişi Olmayan Adam (2002) filmiyle Jason Bourne ile tanışmıştık. Hafızasını yitiren bir adam, kim olduğunun peşine düşüyor ve 'in çok önemli bir suikasçısı olduğu öğreniyordu. O ne James Bond ne de Ethan Hunt gibi kahramandı. Bir anti kahramandı. Medusa Darbesi, Son Ultimaton gibi diğer iki filmde Jason Bourne 'Beni rahat bırakın bir köşede sessiz sakin yaşayayım' dedikçe CIA onunla uğraşmaya devam etti. Anladık ki CIA'in içinde, birtakım adamlar kirli ellerini Jason Bourne'u hedef göstererek yıkamaya çalışıyordu. O da her macerada CIA'in kirli yüzünü ortaya çıkarıyordu. Ama her defasında da geçmişi hakkında yeni şeyler öğreniyordu. Aslen bir edebiyat uyarlaması olan (Robert Ludlum'un yarattığı bir karakterdir), macera, aksiyon ve ajan janrlarını bir araya getiren serinin başarılı olmasında üç unsur var. Senarist Tony Gilroy, yönetmen Paul Greengrass ile oyuncu . Üçlünün yolları epey zaman önce ayrıldı. Tony Gilroy (bu seriye kişisel olarak ekleyemiyorum), Bourne'un Mirası filminde Matt Damon ve Paul Greengrass'sız neler yapacağını gösterdi. Anladık ki bir şey yapamıyor. Son film Jason Bourne'da ise Matt Damon ile yönetmen Greengrass, Gilroy'dan ayrı bir filmle karşımızda.

SENARYO YUMUŞAK KARNI
Baştan söyleyelim filmin yumuşak karnı senaryosu. İlk üç filmin olay örgüsünden sanki bir şema çıkartılmış ve bu şemaya göre bir senaryo yazılmış. Gerçi serinin ruhuna halel getirilmiyor. Jason yine anti kahraman. Yine CIA'in pis planlarını kendini aklamak için deşifre ediyor. Mesela bu sefer CIA'in tüm insanların kişisel bilgilerini ele geçirme planını engelliyor. Geçmişiyle ilgili olarak da babası hakkında yeni verilere ulaşıyor. Ama işte senaryo düzeyinde Gilroy'un eksikliği maalesef hissediliyor. Bu açık da anlaşılan fark edilmiş, çünkü önceki filmlere göre soluksuz izlenen aksiyonel sahneler daha yoğun. Yunanistan'daki isyan sırasında CIA'in orada operasyon yaptığı sekans da unutulacak gibi değil. Ki bu sekans aslında CIA'in operasyonel gücünü de göstermesi açısından ilginç! Hani bu operasyonu yapabilen, dünyanın neresinde neler neler yapar diye insan düşünmeden edemiyor! Açıkçası ilk üç filme kıyasla ortalama bir Jason Bourne macerası izliyoruz. Seriyi sevenleri tatmin edecek bir yapım var karşımızda. Matt Damon her zamanki gibi o cool haliyle usta işi bir aksiyonel oyunculuk sergiliyor. Son tahlilde CIA içindeki hesaplaşmalar bitmedikçe Jason Bourne'un maceraları da bitmeyecek. Kendi geçmişini ararken de CIA'in iç yüzünü bize göstermeye devam edecek gibi görünüyor. Eee bizce sakıncası yok!
ARKADAŞINA GÖNDER
CIA’in kirli yüzü yine deşifre oldu!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz