X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dilek Makinesi Londra’yı umutlandırdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dilek Makinesi Londra’yı umutlandırdı

  • Giriş Tarihi: 10.9.2016

Londra Tasarım Bienali’nin en gözde sergilerinden biri ’nin Dilek Makinesi oldu. Dilek ağacı fikrinden ilham alan sergi, insanlığı geleceğe umutlu bakmaya davet ediyor

İngiltere'nin AB'den çıkmak için yaptığı referandum öncesi kimi aşırı milliyetçi politikacıların Türkler aleyhindeki kara propagandası, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında İngiliz medyasının yanlı tutumu nedeniyle şu günlerde İngiltere'de 'nin ve Türklerin imajı pek de iyi değil. Öte yandan Londra'nın merkezindeki Somerset House'ta düzenlenen Londra Tasarım Bienali'nde ise Türkler konuşuluyor.
"'nin Dilek Makinesi sergisini mutlaka görmelisiniz" diye insanlar birbirlerine tavsiyede bulunuyor. New York Times bienal ile ilgili haberinde Dilek Makinesi sergisini mutlaka görülmesi gereken tasarımlar arasında gösteriyor. The Guardian, Telegraph, BBC ve Süddeutsche Zeitung da Dilek Makinesi'ni öven haberler yayımlıyor.
Dilek Makinesi sergisinin tasarımcıları Autoban'ın kurucuları Seyhan Özdemir ile Sefer Çağlar bienalin gözde tasarımcıları haline geldi.
Yani ile ilgili yaratılmak istenen olumsuz algı tasarım bienaliyle, en azından bu bienali takip edenlerin gözünde, yerle bir olmuş durumda. Yaşananlar aslında kültür sanat aracılığı ile Türkiye'nin yurt dışındaki olumsuz algısını nasıl terse çevrileceğinin en sıcak örneği.
Peki Dilek Makinesi sergisi neden bu kadar ilgi görüyor? Açıklayalım: Bu yıl ilk defa düzenlenen Londra Tasarım Bienali'nin teması Thomas More'un eşitlikten yana bir sistem hayalini anlattığı Ütopya adlı kitabının yayımlanmasının 500. yıldönümü olması nedeniyle 'tasarımda ütopya' olarak belirlermiş. Bir anlamda insanlığın geleceğine dair tasarımcılara yapılan açık çağrı yapılmış. Özdemir ve Çağlar da gelecek için yapılan bu çağrıya Anadolu'daki dilek ağacı fikrinden ilham alarak umutlu, pozitif bir cevap veriyor Dilek Makinesi sergisiyle.
Seyhan Özdemir "İnsanlığın hep ütopyalara ihtiyacı var. Ütopya fikri umudu barındırıyor onu da göz önüne aldık. Bunların sonucunda dilek ağacı fikri bize iyi geldi. Anadolu'da birçok yerde gördüğümüz bir inancı önerdik. Dilek tutmak, umudu barındırır sonuçta" diyor. Bienali gezenler dilek tüplerine dileklerini yazıp makineye bırakıyorlar. Tüpü takip etmek de bu işin bir parçası ama tüpler bilinmez bir yere gidiyor ve dilekler gizemiyle kalıyor. Türkiye pavyonundan çıkanlar da geleceğe umutlu bir ses verdikleri için mutlu ayrılıyorlar odadan.
Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç bienali yakından takip ediyor ve bienalde Türkiye'nin bulunmasını ciddi anlamda önemsiyor. Türkiye'nin derin, geçmişi ve kültürü var. Politik söylemler içerisinde açıkçası kültürümüz, birikimimiz ıskalanıyor. Olumsuz bir algının ortasında, insanlık daha güzel bir dünyayı tasarlarken Türkiye'nin de bunun bir parçası olması çok önemli. Kültür ve sanat, politika, ekonomi gibi alanlar kadar önemli. Bu dünyada var olunsanız çok saygı görürsünüz."
Londra Tasarım Bienali'ne 37 ülke katılıyor. Türkiye pavyonundaki sergi, Turkishceramics desteğiyle ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonu ile düzenleniyor. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Dilek Makinesi'nin gördüğü ilgiden ve yarattığı etkiden memnun.

İnsansız gelecek olmaz!
37 ülkenin katıldığı Londra Tasarım Bienali'nde ilginç tasarımlar ve anlayışlar var. Mesela Lübnan Pavyonu'nda canlı kanlı bir amca yorgan dikiyor. Bir odada Lübnan yapımı bir film oynuyor. Bir kıraathanede tavlalar oyuncularını bekliyor. Sanki tasarımcılar biraz huzur verin, bizim için normal yaşam ütopik oldu der gibiler. Şili ve Rusya ise 70'li yıllara odaklanmış durumda. Ütopyayı biraz geçmişte arıyorlar. Avusturya orijinal bir ışık çalışması ile ütopya kurarken, dengenin ve insan enerjinin önemli olduğunu anlatıyor. İspanya dijitalleşen gelecekte insan sezgisine mutlaka ihtiyaç olduğunu vurguluyor.