ARKADAŞINA GÖNDER Osmanlı’da giyim bir sanattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Osmanlı’da giyim bir sanattı

Osmanlı’da giyim bir sanattı
Osmanlı’da giyim bir sanattı

Osmanlı döneminde giyim-kuşam çok önemli olduğu için kumaşların yeri ayrıydı... tellerle işlenen kumaşlar, mücevher ve değerli madenlerle birlikte hazinede saklanırdı. Avrupalı hanımlar, konaklarda hemcinslerinin kıyafetlerini inceler, benzer kıyafetler diktirirdi

Dokumacılık, kumaş, desen, dikiş... Trendler değişse de bu dörtlü nın olmazsa olmazları... Osmanlı İmparatorluğu ise bu dörtlüye en çok kıymet veren hanedanlıklardan biri. Türkiye'de bu konuda çalışan önemli akademisyenlerden Prof. Dr. Hülya Tezcan 1971 yılında göreve başladığı Topkapı Sarayı'ndan 2006 yılında Padişah Elbiseleri Bölüm sorumlusu olarak emekli oldu. Halen Nişantaşı Üniversitesi İç Mimarlık Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Tezcan ile Osmanlı'nın ince moda zevkini konuştuk:

- Osmanlı sarayı giyim kuşama en çok dikkat eden saraylardan biri... Bize o dönemden bahseder misiniz?
- Desenler, kumaşlar ve dikiş çok önemliydi sarayda. Saray atölyelerinde dokumalar yapılıyordu. Ve her atölyede en az 60 kişi çalışıyordu. Saray bünyesinde çalışan ve hanedan mensupları için kıyafet deseni tasarlayan, kumaş dokuması yapan, dikiş yapan ekipler vardı. Dev bir tekstil fabrikası gibi... Her birimin görevleri en ince detayına kadar belirli, standartlar keskin... Atölyelerin kuruluşlarına dair ilk belgeler 1515 yılına kadar dayanıyor... O yıldan itibaren neredeyse yapılan her şeyi elimizde bulunan defterlerden görebiliyoruz çünkü Osmanlı arşiv çalışmaları konusunda en ince ve dikkatli çalışan hanedanlıklardan biri...
- Desen şu an moda dünyasında en üstünde durulan konu... Kumaşa basılacak desenin orijinalliği o kadar önemli ki... Osmanlı'nın desenleri muazzam...
- Sarayın nakkaşhanesi var. Ve Osmanlı nereyi fethederse oranın usta desencilerini, sanatçılarını da yanında başkente götürüyor ve bu ustalar nakkaşhanelerde bildikleri ya da geliştirdikleri desenleri öğrencilerine öğretiyor. Nakkaşhanede çizilen desenler sultanın beğenisine sunuluyor. O da içlerinde en beğendiklerini farklı sanat dallarına dağıtıyor. Giyim de bir sanat Osmanlı'da...
- Kumaşları da çok özel...
- Evet, oldukça özel. Kumaş hazinede muhafaza ediliyor. Çünkü lı tellerle dokunuyor kumaşlar.
- Peki başka ne tür kumaşlar var Osmanlı'da?
- İpekler önemli bir yere sahip. Farklı türde ipekler bulunuyor. Kemha (brokar) var... Bu da ağır ve tok bir kumaş... Ayrıca kadifeler var. İki dokuma kumaş atölyesi var zaten biri kemha, diğeri de kadife dokumacılar... Bir atölyede çalışan diğer atölyeye geçemiyor. Tüm uzmanlığını bu konuda yapıyor. III. Ahmed döneminden (1703-1730) itibaren ise, içerisindeki altın ve gümüş oranı yüksek olan bu ağır, pahalı kumaşların yerine, kadife, atlas, tafta, gezi, canfes, sandal, geremsut, selimiye gibi daha hafif ve sade kumaşlar kullanılmaya başlanıyor.
- Elimizde Osmanlı'dan bugüne gelen kaç parça var?
- Hatıra eşyası olarak saklanan eşyalar bunlar. Padişahlar öldükten sonra üzerinden çıkan eşyalar, sandal ağacı kullanılarak bohçalanıyor, üzerlerine isimler etiketleniyor ve öyle saklanıyor. Hiç giyilmeden kalan çocuk elbiseleri var. 0-1 yaş... Çok doğum oluyor sarayda ve o oranda ölümler de oluyor. Böyle çeşitli giysi bulunuyor elimizde...
- En çok hangi renkler kullanılmış?
- Hanedanlık rengi erguvan kırmızı yani parlak bir kırmızı. Hayvansal bir kırmızı boya kullanılıyor. Ve bu boya Hindistan'dan getirtiliyor yani çok pahalı. Bal rengi ve fildişi renkleri çok kullanılıyor. Lameler, pembeler... Mavi ve yeşil pek popüler renkler değil. Hanedan kahverengi kullanmıyor. Ama şimdiki gibi bir renk uyumu bulunmuyor. Erkekler de son derece canlı renkleri bir arada kullanıyor. -
Desen olarak neler
kullanılmış?
- Timurlu modası uzun süre devam ediyor. Yuvarlaklar, spiraller... İlerleyen yıllarda çiçek desenleri ağırlık kazanıyor. Çiçekler, yapraklar... El işlemeleriyle yapılan çiçek desenlerinin her bir motifinde ayrı bir sanat vardı. En çok kullanılan desen lale motifiydi, adeta Osmanlıyla bütünleşmişti. Çam kozalağı deseni... Bahar dalları, nar çiçekleri...
- Peki Osmanlı, Avrupa'dan hazır dikilmiş kıyafet alıyor muydu?
- Yok asla. İki taraf da birbirinden kumaş satın alıyor. Ancak Osmanlı kıyafet almıyor, terzilik yine saray bünyesinde yapılıyor. Ve hayran kalınacak bir el işçiliği var tabii ki.
- Ve bir dönem geliyor Osmanlı tarzı kıyafetler Avrupa'da moda oluyor...
- 18'inci yüzyılda... Avrupa'dan kadınlar geliyor, konaklarda hemcinslerinin kıyafetlerini inceliyor. Kendilerine benzer kıyafetler diktiriyorlar. O döneme ait yazışmalar var.
- Nasıl giyiniyor Osmanlı'da kadınlar...
- Levni'nin minyatürlerini görmek yeterli... Kadınlar zaten haremde... O yüzden rahat bir şekilde giyiniyorlar diyebilirim. Göğüs dekoltesi çok fazla var.