Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bir ulusa özgüven veren adam: Pele

Giriş Tarihi: 1.10.2016
Bir ulusa özgüven veren adam: Pele

Pele, 39 yıl önce bugün u bırakmıştı. Geçen yıllarda bir mit haline gelse de neden efsane olduğu belirsizleşti. Pele: Bir Efsanenin Doğuşu, Pele’nin neden büyük bir futbolcu olduğunu net bir şekilde anlatıyor

Pele neden büyük bir cudur? Bu sorunun cevabını almak hiç kolay olmuyor artık. Hemen büyüklügü örselenmeye, küçümsenmeye ya da- Maradona ya da Cruyff ile kıyasa girisiliyor. Bunun sebebi anlasılabilir. Malum onu izleyenlerin, nasıl bir dönemde ortaya çıktıgını bilenlerin çogunlukta olmadıgı bir dünyada yasıyoruz artık. Ayrıca su da bir gerçek ki o futbolu bıraktıktan sonra kaç tane futbol ilahı geldi geçti. Ve her kusagın bir futbol ilahı oldu. Dolayısıyla tüm bunlar bir araya gelince Pele neden büyük bir futbolcu sorusunun cevabını almak güçlesiyor. Size onun büyüklügünü anlatmaya çalısanlar da iyi ihtimalle klise tanımlara sıgınıyor. Iki Escobar/The Two Escobars (Futbol üzerine çekilmis en iyi belgesellerdendir) filmiyle tanıdıgımız yönetmenler Jeff Zimbalist, Michael Zimbalist iste bu sorunun pesine düsüyor Pele: Bir Efsanenin Dogusu filminde. Pele'nin fakir çocukluk günlerinden, futbola olan yeteneginden dem vurup 15 yasında yıldızlasması, 17 yasında dünyayı kendine hayran bırakmasını anlatıyor film. Ama Zimbalist Kardesler'in yaptıgı sadece kisisel bir basarı öyküsü anlatmak degil. Onlar Pele'nin hem Brezilya'da hem de dünyada ortaya çıkıs kosullarını anlatarak Pele'nin neleri degistirdigini, bir ulusa nasıl özgüven verdigini, Avrupalıların, Brezilyalılar özelinde Latinlere olan kibirli (bence ırkçı) bakısını nasıl ters yüz ettigini de iyi bir senaryo ile ortaya koyuyor. Meraklı futbolseverlerin bildigi
bir seydir ginga stili (bizde yaygın olarak sokak futbolu olarak adlandırılır ama biraz daha fazlası). Filmde bu stilin Brezilyalıların özgürlük mücadelesinde nasıl ortaya çıktıgı yan hikaye olarak ele alınırken, 50'li yıllarda Brezilya'da Avrupalı olma özentisinin baskın hale gelmesiyle ginganın nasıl dıslandıgı da anlatılıyor.

KAÇIRAN KUŞAKLAR İÇİN FIRSAT
Iste Pele bu noktada devreye giriyor. Filmde Pele'nin dünya sahnesine çıktıgı 1958 Isveç Dünya Kupası'nda, 17 yasındayken ve sakatken takımını 'baskası olma kendin ol' dercesine ginga stiliyle nasıl atesledigi ve bu stili futbol dünyasına nasıl armagan ettigi net bir sekilde gösteriliyor. Zimbalist Kardesler'in hem senaryosunu yazdıgıı (Senaryo Bülent Degerli'nin Pazar SABAH'ta Pazar Hikayeleri kösesinde yazdıgı futbolcu portrelerinin tadında) hem de duygusal bir anlatımı önceleyip zaman kliselere sıgınarak yönettikleri film, futbolseverleri ziyadesiyle memnun edecek bir yapım. 39 yıl önce bugün futbolu bırakan Pele, malum zaman içerisinde bir futbol miti olarak akıllarda hep kaldı. Ama neden efsane oldugu zamanla muglaklastı. Iste film, Pele efsanesinin zaman içerisinde üzerine biriken tarih tozunu siliyor. Ona yetisemeyen kusaklar için de iyi bir Pele portresi çiziyor. Futbol ve sinema tutkunları kaçırmayın derim.

?YOLLARDA BULURUM KENDİMİ
Fatih , sert sulara dalmadan, iddialı filmler çekmeden önce ya da çektikten sonra kendini biraz dinlendirmeye alır ve naif denilebilecek ama bence izlendiginde insanın kendini iyi hissettigi, sinematografik olarak saglam filmler çeker. Temmuz'da, Soul Kitchen gibi (Istanbul Hatırası ve Cennetteki Çöplük belgesellerini de buna dahil edebiliriz) filmler bu tür yapımlardır. Kesik'te çetrefilli bir konu olan Ermeni meselesine kafa yoran Akın, bu iddialı yapım sonrası yine naif denebilecek ama saglam ve dinamik bir filmle, Elveda Berlin ile karsımızda. Wolfgang Herrndorf'un Yokus Asagı/ Tschick (bizde Günısıgı Kitaplıgı'ndan çıkmıstı) çoksatan kitabının sinema uyarlaması olan filmde, uyumsuz gibi görünen iki ergenin bir yol öyküsü etrafında sekillenen büyüme öyküsü anlatılıyor. Akın o kendine has dinamizmiyle, kitaptaki gençlik enerjisini perdeye aktarıyor. Film de insanın kendini tanıması, büyüksehrin sıkıcılıgı, özgürlügün yollarda ve tasrada oldugunu vurgulaması açısından önemli sularda keyifli bir sekilde yüzüyor. Solino dısında ilk defa senaryo yazarlıgı yapmadıgı, sadece yönetmenlik yaptıgı Elveda Berlin, iyi bir yol ve gençlik filmi. Ayrıca günümüz Alman gençligiyle ilgili de iyi bir kesit sunuyor. Ask, gençlik, yol, macera ve Akın'ın sinematik yetenekleriyle harmanlanınca keyifli bir seyirlik ortaya çıkıyor. Son olarak naçizane tarihe bir not düselim. Film ileride kültlesirse hiç sasırtıcı olmaz!
ARKADAŞINA GÖNDER
Bir ulusa özgüven veren adam: Pele
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz