X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uyumak ya da uyumamak bütün mesele bu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uyumak ya da uyumamak bütün mesele bu

  • Giriş Tarihi: 22.10.2016
Uyumak ya da uyumamak bütün mesele bu
Uyumak ya da uyumamak bütün mesele bu

Hamilelerin en büyük sorun uyku oluyor. Uykusuzluk demiyorum, çünkü gayet güzel gelen uykumuz sağa ya da sola dönme konusunda bizi vicdanımızla baş başa bırakıyor. İşte bir hamilenin annelik duygusu ile imtihanı

Artık uyumak çok daha zor. Oysa ilk altı ay mışıl mışıl uyumuştum ve uyuyamıyorum diyen hamilelere 'o da neymiş!' havasıyla bakmıştım. Şimdi uykuya dalmak da deliksiz uyumak da iki farklı problem. Durumun olumlu tarafı ise, sayısız kitap bitirmem oldu. Tabii tek problemim bu değil. En mühimi sola mı yatsam sağa mı? Hamilelik yaşamadıysanız bu kulağınıza komik gelebilir ama inanın çok ciddi bir durum. Çünkü zaten sadece bu iki pozisyonda yatabiliyoruz. Ama genelde sola yatılması tavsiye ediliyor. Çünkü bu şekilde hem bebeğe daha fazla oksijen gidiyor hem de annenin dolaşım sistemi rahatlıyor. Tam da bu sebepten dolayı sağa yattığımda vicdan azabı çekmeye başlıyorum. Acaba bebeğim oksijensiz mi kalıyor, attığı tekmeler rahatsız olduğunu mu gösteriyor, yavruma eziyet mi ediyorum? soruları beynimi tırmalıyor. Tıpış tıpış soluma dönerken bacağımın uyuşukluğu hala devam ediyor. Üstelik tek taraflı kullanılmaktan ezilen kemiğimin ağrısı da cabası. Tüm bunlar hamileliğin doğal süreci aslında. Aynı durumu yaşayan okuyucularım sayısız mail attılar ve vicdanımızı rahatlatmak için uzmanlardan tavsiyeler istediler. Ben de uykusuz hallerimizi masaya yatırdım ve doktorumun kapısını çaldım. İşte tavsiyeleri...

SAĞDA VİCDAN SOLDA OKSİJEN
Doktorum da sola yatmanın en uygun pozisyon olduğunu söyledi. Vücudumuzun ortasından hafif sağ tarafa kayan büyük bir toplardamar geçiyor. Sağ tarafa yatarsak bu toplardamar rahme baskı yapıyor ve kalbe giden kan miktarı azalıyor. Bu da bebeğe giden kan miktarının azalması anlamına geliyor. Sola yattığımızda ise durum tersine dönüyor, bebeğimize hem daha fazla kan ve oksijen hem de besin gidiyor. Benim sağa dönünce yaşadığım vicdan azabını duyan doktorum tebessüm ediyor. 'Yaşadığın stres bebeğe daha çok zarar verir, öyle rahat ediyorsan sağa da yatacaksın tabii' diyor. 'Gün içindeki kısa dinlenmelerini de sola yatarak yaparsın ama unutma mükemmel bir mekanizmayla yaratılmışız, vücudunda bebeğinin korunması için her şey düşünülmüş, rahat ol' diye de ekliyor. Ne dersiniz, kalbimiz ferahladı değil mi?

PLAZALAR HAMİLE DÜŞMANI
Özellikle hamileliğin üçüncü trimesterinde ortaya çıkan bir başka sorun da alma güçlüğü. 34. haftamdayım ve gece gündüz oksijen açlığı yaşıyorum. Sanki dünyada oksijen tükenmiş gibi. Derin derin aldığım ler de yetmiyor. Zaten plazadaki ofislerde pencere denilen bir şey yok. Var olan havalandırma sistemleri de biz hamileler için bir eziyet. Çalışan anne adayları da kendilerini her an kenarına, yeşillik alana atamıyor maalesef. Doktoruma WhatsApp'tan yazıyorum, "Oksijensizim bana bir çare hocam..." Yine bir tebessüm, bu doktorlar da pek soğukkanlı. "Onlara göre bu sorun değil, hamileliğin normal bir süreci. Biz doğalı yaşıyoruz. Haklısınız da rahatlayacağımız bir yöntem de olmalı değil mi? Son aylarda büyüyen rahim diyaframı yukarı iterek akciğerlere baskı yapıyor ve nefes almamızı zorlaştırıyor. Özellikle çoğul gebelik yaşayan ve su miktarı artan hamilelerde daha sık görülüyormuş. Ama müjde geliyor, doğuma birkaç hafta kala bebeğin başı doğum kanalına gireceği için rahatlama yaşayacakmışız. O ana kadar kendinizi rahatlatmak için; oturur pozisyondaysanız sırtınızı arkaya yaslayın ve dik durmaya çalışın. Yatıyorsanız yastığınızı yükseltin. Yavaş hareket edin.