X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İyi blogger olmak için finansı da iyi bilmek gerek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İyi blogger olmak için finansı da iyi bilmek gerek

  • Giriş Tarihi: 29.10.2016
İyi blogger olmak için finansı da iyi bilmek gerek
İyi blogger olmak için finansı da iyi bilmek gerek

Blogger’ların dünyasını toz pembe mi sanıyorsunuz? Bedava tatillerle, bir lansmandan diğerine gezerek mi geçiyor sizce onların hayatı? Ne yazık ki gerçek çok farklı... Moda blogger’ları arasından sıyrılan ve bir elin parmağını geçmeyen bir grubun arasına giren Meriç Küçük, tüm bu balon dünyayı anlattı

Herkesin dilinde bir "Blogger'lar çok para kazanıyor", "Tüm işleri giyinip süslenip dünyayı dolaşmak" lafı... Tabii bu konuşmalar özellikle moda haftalarından sonra artıyor... Blogger'ların yerini çoktan YouTuber'lar ve Instagram fenomenleri alsa da social media influencer'ı olmak yani sosyal medya üzerinden kitleleri etkileyip yönlendirebilmek ve bunu yapabilen insanlar çok konuşuluyor. Ben de bu durumu Türkiye'deki en etkili ve başarılı blogger'lardan Meriç Küçük ile konuşmak istedim. Maritsa.co isimli blog'un kurucusu Küçük'ün bu durumu konuşmak için en doğru adreslerden biri olmasının bir başka nedeni de Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olması... Blog'u aracılığıyla tanısak da tüm bu sosyal medya konusunda en objektif olan isimlerden biri Küçük... Vergisini verebilmek için yıllar önce şirketleşen, firmalarla yaptığı işbirliklerini teker teker yazan ve takipçilerinin yanılmasına engel olan Küçük ile moda ve sosyal medya üzerine keyifli bir sohbet yaptık...
- 2010 yılında başlamışsınız blog yazmaya... Yani daha bu blog'lar ya da sosyal medya bir gelir kapısı olarak görülmeye başlanmadan evvel tabir-i caizse...
- Üniversitede okuyordum henüz. Blog'u yazmaya başladığım ilk üç sene zaten geçinebilmek için başka işlerde çalışmaya devam ettim. Yani maddi olarak bu işi yaparak ayakta durabilmem için üç yıl harcadım. Yaklaşık üç yıl önce de şirketimi kurdum ve bu işi tam bir profesyonel olarak yapmaya başladım.
- Blog'larla başlayan sosyal medya başlarda daha naifti. Bir kişinin kişisel ve sübjektif önerileri bizlere daha dostane ve daha samimi geliyordu. Arada medya şirketlerinde olduğu gibi reklam ve ticari anlaşmalar yoktu. Oysa şimdi Instagram'daki tek bir fotoğraf paylaşımdan bile çoğu zaman askeri ücretin üstünde para kazanan insanlar var...
- Evet ilk başladığımız yıllarda böyle ticari değildi. Yeni nesil, "Blogger olsam da para kazansam" diyerek başlıyor bu işe... Bizim başlama motivasyonumuz çok daha masum ve keyfiydi. Ayrıca ne olduğunu bilmediğimiz bir işe adım atmıştık. Biz blogger olduğumuzu bilmiyorduk ki! Çok yeni bir kavramdı.
- Şu an profesyonel bir iş. Peki hayatınızı geçindirebileceğiniz bir iş mi?
- Evet şu an öyle. Ama tabii ki çok iyi bir finansal kaleminiz olmalı. Yani şöyle bir iş. Üç ay çok iyi kazanıyorsunuz. Sonraki beş ay hiçbir şey kazanmıyorsunuz. Parayı çok akıllıca yönetmeniz gerek.

DOĞAL SELEKSİYON OLACAK
- Peki nedir zorluğu bu işin?
- Tatile gidiyorsun ama tatilin yüzde 70'ini fotoğraf çektirerek geçiriyorsun. Hediyeler geliyor evet doğru. Ama gelen faturaları hediye edilen ayakkabıyla ödeyemiyorsun. Bu köpükle evet insan altı ay çok güzel vakit geçirir. Ancak ondan sonra eminim ki bu işe girecek insanlar "Yeter hediye falan istemiyorum. Benim para kazanmam lazım" diyecektir.
- Nasıl para kazanılıyor peki?
- Çok çeşitli proje sistemleri var. Teknik olarak kullanabileceğiniz pek çok şey var. Tabii bunları paraya çevirme kısmında biraz da sosyal medya üzerinden deneyim sahibi olmanız gerekiyor. Sosyal medyanın evrimini çok iyi takip edebiliyor olmanız gerekiyor. Çünkü belki de iki sene sonra Intagram diye bir şey olmayabilir.
- Ama sosyal medya artık hayatın bir parçası ve hep hayatımızda olacak gibi...
- Sosyal medyanın bitmesi diye bir şey söz konusu değil. Adı Instagram değil, bambaşka bir şey olur. Ama muhakkak bir şey olur. Çünkü cep telefonlarımız içinde, dev bir dünya var ve burada pazarlama yapılabiliyor. Bireyler üzerinden son derece kıymetli bir reklam verebiliyorsunuz. Ama tabii şu an kullandığımız alanlar nasıl evrilecek bunu tespit etmek zor.
- Peki yurtdışında bu işi yapan inanılmaz örnekler var. Bu iş Türkiye'de aynı profesyonellikte yapılıyor mu?
- Çok az kişi yapıyor diyebilirim.
- Her yerde sosyal medya fenomenleri ve blogger'lar var. Nasıl görüyorsun içlerinden gelen biri olarak bu grubu?
- Orda konumlandırmıyorum kendimi şu an. Ama sokaktaki insan ya da medya için onlardan biriyim. Bu bir trend. İnsanlar bunlardan, bu insanlardan sıkılacak. Doğal seleksiyon olacak. Çok iyi olan kalacak. Her işin iyisi, kötüsü ve kalabalığı var.
- Lansmanlar işinizin bir kısmı mı?
- Çok davet geliyor ama çok azına katılıyorum. Çünkü gün içinde yapacak bir sürü işimiz var. Bence bol konuşma ve zaman kaybı sadece. O süre zarfında bambaşka bir şeyler yapabilirsin.
- Bunu bir iş olarak görüp her lansmana katılan bir grup var...
- Boşsan olabilir. İşin varmış gibi, ajandan doluyor sonuçta. Bizim ülkemizde çok moda lansmanlar, yurt dışında böyle bir şey yok.
- Bir markayla anlaşma yapıp, para kazanmak için paylaşım yapanlar var. Bu etik mi sizce?
- İnsanlar "Kendi beğenmiş, almış, giymiş" zannediyor tabii. Bu garip bir ikilem. Üzerinde reklam yazmıyorsa, reklam yaptığını bana söylemeden böyle bir şey yapıyorsan aslında beni kandırıyorsun. Artık sosyal medyada paralı yapılan işi belirtmek zorundasın. Instagram'da bile hashtag koyup bunu belirtmen gerekiyor. Zaten bunun yapılması gerekiyordu. Biriki seneye Türkiye'ye gelir.
- Bir de vergi kısmı var...
- Artık resmen sosyal medya üzerinden kazandığın para vergilendiriliyor. Çok doğal olarak böyle olması gerekiyordu. Ben şirketimi kurduğum ve bu işi profesyonel olarak yaptığım için ilk günden beri vergi ödüyorum. Ama bana tabii ki "Salak mısın kızım sen? Boşuna vergi ödüyorsun" diyenler oldu. Hâlâ ödemeyi elden alan, başka bir şirkete ya da hesaba paranın yatırılmasını isteyenler var.

MODAKAZANI
BİZE AŞK LAZIM
Kara kış kapımızda. Etrafta koyu renkli kıyafetler dışında bir şey görmemeye başladık. Peki sizin de içinizden kıyafetlerinizi renklendirecek bir şeyler satın almak gelmiyor mu? O zaman şöyle üstü aşkla dolu ünlü modaevlerinin clutch'larından birini satın alın. Emin olun bu sevimli ve neşeli aksesuvarlarla bir anda hem modunuz hem de kombininiz değişecek.

HAFTANIN KARNESİ
RIHANNA
2005 yılında ilk albümüyle hayatımıza girdiğinden bu yana kesinlikle tarzıyla bizleri en çok etkileyen isim o.... Son 10 yılda bizleri hayran bırakmadığı tek bir kombinini bile görmedik.
KHLOE
Khloe Kardashian'dan ve onun aşırı estetikle düzeltilmiş, aşırı seksi tarzından sıkılmayan bir ben değilimdir herhalde...

YENİ BİR TASARIMCI DENEYİN
Demna Gvasalia ismi size bir şey ifade ediyor mu? Geçtiğimiz yıldan bu yana Balenciaga'dan bir şeyler almışsanız ve bu ismi duymadıysanız bu daha da kötü... 2015'te markanın kreatif direktörlüğünü üstlenen Gvasalia ismi son günlerde en çok Vetements markasıyla tanınıyor. Bir grup genç ve bağımsız tasarımcıyı koordine eden 1981 doğumlu Gvasalia'nın koleksiyonlarına bir bakıp da hayran olmamak imkansız...

"Jean pantolon, modaya demokrasi getirmiştir."
Giorgio Armani

ESKİDEN BUGÜNE
Hep derler ya "Gerçek bir yatırım parçası" diye... Bu cümlenin anlamı kısaca şudur aslında: "Bu elindeki ürün gelecek yıllar boyunca hayatımızda olacak bir modaevinin koleksiyonundan. Ve belli bir süre sonra bu elindekinin bir benzeri yeniden satışa sunulacak". Jacqueline Onassis'in elindeki Gucci çantanın markanın bu yılki koleksiyonunda olması da bunun bir ispatı olsa gerek...