X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gizli hazineler ilk kez gün yüzüne çıktı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gizli hazineler ilk kez gün yüzüne çıktı

  • Giriş Tarihi: 5.11.2016
Gizli hazineler ilk kez gün yüzüne çıktı
Gizli hazineler ilk kez gün yüzüne çıktı

Contemporary İstanbul çağdaş sanat fuarına 20 ülkeden 32 galeri katıldı. Galeri yöneticileri “Terör ve darbe girişimleri bizi durduramaz” mesajı verdi. Türkiye’nin ünlü isimleri koleksiyonlarından eserleri fuar için ilk kez gün yüzüne çıkardı

İstanbul'da sanat dolu günler yaşanıyor. İKSV tarafından düzenlenen Tasarım Bienali devam ederken perşembe günü Contemporary İstanbul kapılarını açtı. Çarşamba günü gerçekleşen ön izleme davetine yurt içinden ve yurt dışından 11 bin kişi katıldı. Fuar yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Yurt dışından katılan yabancı galeriler "Türkiye sanatın önemli bir merkezi. Korkmuyoruz, buradayız" diyerek net bir biçimde desteklerini dile getiriyor.
Çarşamba günü, ön izlemeden de önce fuarın yolunu tutuyoruz. Kafamızda "Bu yıl boş mu olacak, nasıl eserler olucak, satışlar iyi gider mi?" gibi sorular ve yerli yersiz endişeler var.
Fuarın gerçekleştiği Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'ne yaklaşırken karşımıza çıkan Ardan Özmenoğlu'nun 12 metre uzunluğundaki "Bu köprünün altından ne koleksiyonerler geçti" yazılı işi bizi karşılıyor. Fuar alanının içinde ya da dışında da değil üstelik. Sergi sarayının hemen önünde yer alan üst geçidin üzerine konumlandırılan neon eser özellikle hava karardıktan sonra kendini daha da belli ediyor. Adeta Contemporary İstanbul'dan haberdar olmayanları bile sanatın içine davet ediyor. Ve içimizi bir heyecan kaplıyor.
Pek çok ilke ev sahipliği yapıyor bu sene fuar. Bunlar arasında en önemlisi 'Collectors' Stories' isimli proje şüphesiz. Türkiye'nin en önemli çağdaş sanat koleksiyonerlerinin kendi koleksiyonlarından seçtikleri eserler ilk kez gün yüzüne çıkıyor.
Çağdaş sanatın iki boyutunu birden gözler önüne seriyor bu yılki fuar. Biri eserlerin satış ve alım aşaması. Diğeri de sahip olan koleksiyonerlerin sergileme kısmı. Alıcı ya da seyirci... Her iki kesim için de pek bir cazip hale getirilmiş fuar. Yine de Türkiye'den ve yurt dışından bazı önemli galerilerin bu yılki yokluğu hissediliyor.

11 YILDA NELER DEĞİŞTİ?
Contemporaray İstanbul'un gerçekleşmesinde Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ve ana sponsor Akbank kadar Hasan Bülent Kahraman'ın da önemli bir payı var. Küratörlüğünü yaptığı Akbank Sanat'ta buluşuyoruz Hasan Bülent Kahraman'la. Bu yıl fuarı onun önderliğinde gezeceğiz çünkü. Ama öncesinde "11 yılda Contemporary İstanbul'da neler değişti, sanat izleyicisi nasıl evrildi?" diye sormadan olmaz. Yanıtı net: "Zevk evrilebilir bir şey. Contemporary İstanbul bu yönde çok büyük gelişim sağladı. İnsanlar bu fuarı izleyerek kendilerini başka noktalara ittiler. 1980'lerde sanatçıların isimleri bilinmezdi. Bugün onların yapıtları alınıyor. Sanat fuarları insanlara dönüşüm imkanı, zevklerini geliştirme fırsatı verir."
O halde biz de bu fırsattan geri kalmayalım diyoruz ve Kahraman'la fuarı gezmeye başlıyoruz.

HERKES KAHRAMAN'IN PEŞİNDE
Bu yıl fuara 20 ülkeden 70 galeri ve 520 sanatçı 1400'ün üzerinde eserle katıldı. Miro, Picasso, Tony Cragg, Jannis Kounellis... Kahraman, "Dünyadaki müzelerde görebileceğimiz eserlere fuardaki galerilerde rastlıyoruz. Örneğin bir müzede ya da tarih kitabında görebileceğimiz Jannis Kounellis'in eserini yakından inceleyebiliyoruz. Bunlar sanat adına güzel oluşumlar" diye anlatıyor.
Kahraman'la hızlı bir tur yapmak niyetimiz. Ama bu iş sandığımız kadar kolay olmuyor. Koleksiyonerler, sanatçılar ve galeri sahipleri sık sık Kahraman'ı durdurup onunla konuşmak, onun fikrini almak istiyor. Gezimiz sırasında teyet geçtiği galerilerin gözlerindeki endişeyi okumak çok da güç olmuyor. Hatta kimisi kolumdan tutup "Buraya da gelir misiniz?" diye kibarca rica ediyor.

Görmeniz gereken eserler

Murat Germen/Yeniden İnşalar

Akbank Sanat'taki Murat Germen'in Yeniden İnşalar sergisindeki fotoğraflar 21. yüzyıl görüntü üretme tekniklerinin gerçeğin içinde kalmak koşuluyla neler yapılabileceğini gösteren güçlü örnekler.

Ardan Özmenoğlu
Ardan Özmenoğlu kendisiyle özdeşleşen neon işlerinin yanı sıra özgün baskı tekniğiyle buluşturduğu postit'lerle yarattığı eserlerle tanınan bir sanatçı. Post-it'lerle yarattığı Prince&Princess fuarın ilgi çeken işlerinden biri.

Genco Gülan
Klasik heykelin kendi iç dönüşümünü yaşayarak çağdaş bir dil üretmesinin sonucu ortaya çıkan heykel fuarın görülmesi gerekenleri arasında.

Ahmet Eruğ
Londra'da mimarlık eğitimi alan Ahmet Ertuğ son 35 yıldır eşsiz mimari yapıları, geniş açılı kamera ile fotoğraflıyor. Hasan Bülent Kahraman "Yıkılmakta olan mekanların yüksek ölçekte çekilmiş fotoğraflarının gösterilmesi yeni trend. Mekan günümüzde insanların en önemli meselesi" diyor.

Ahmet Elhan
Bugün dünyada rekonstrüksiyon başlı başına bir kavram. Her şeyi söküyoruz, peki kurma ne zaman olacak. Kahraman'a göre sökmelerin ve kurmaların en önemli sanatçılarından biri Ahmet Elhan.

Daron Mouradian
Çağdaş sanat başka boyutlar içeriyor. Nesnenin dönüştürülmesi kavramı düşünce haline getirilmesi gibi. Bir de sanatçılık var. Bu Ermenistan'dan gelen eşsiz güzellikte bir yapıt. Müthiş bir zanaatkarlık var.

Koleksiyonerler ve eserleri
Fuarın bu yıl en çok konuşulan kısmı Collectors' Stories bölümü. Demet Sabancı- Cengiz Çetindoğan, Erol Tabanca, Elif Dürüst, Cem Yılmaz, Leyla Alaton, Şirin- Neşet Yalçın, Suzan Sabancı Dinçer gibi ülkenin önde gelen 60 koleksiyonerinden 120 eser bu bölümde sergileniyor.

Sevil Sabancı
"Koleksiyonumdaki her bir parçayla aramda özel bir bağ olduğunu söyleyebilirim. Hayv Kahraman'ın yakın bir zamanda edindiğim Curfew (Sokağa Çıkma Yasağı) isimli eseri de ne zaman karşılaşsam bana büyük keyif veriyor. Kahraman Irak doğumlu; zengin bir kültürel mirasa sahip. 12 yaşında mülteci olarak İsveç'e geliyor ve ilk gençliği burada geçiyor. Bu deneyim, kızının doğumundan da ilham alan ve kimlik, öteki olma gibi meseleleri irdelediği şaşırtıcı How Iraqi AreYou? (Ne Kadar Iraklısın?) serisinin temelini oluşturuyor."

Tansa Mermerci Ekşioğlu
"Köken Ergun'un birçok videosunu izleme fırsatı buldum. I, Soldier videosu benim için özel bir yerde. Çünkü ben de iki erkek çocuk annesiyim. Çünkü ben de askerden medet ummakla birlikte, çocuklarım adına askerlikten korku ve endişe duymaktayım. Bu videoyu her izleyişimde asker kimliği ve askerin okuduğu şiir tüylerimi ürpetir, beni gözyaşlarına boğar. Cinsel meseleler ve milliyetçilik temaları üstüne yoğunlaşmışken bu işin koleksiyonumda olması kaçınılmazdı."

Kapanış partisi Hacı Sabancı'dan
Fuarın en çok konuşulan eserlerinden biri Ahmet Güneştekin'in 600 bin dolarlık 'başyapıt' olarak nitelendirdiği eseriydi. Fiyatı kadar eserin Damien Hirst'ü andırdığı ya da sanattan çok dekor olduğu da konuşuldu. Yine de en çok övgüyü ve sosyal medya paylaşımını bu eser aldı.
Açılış davetine 11 bin kişi katıldı. Güvenlikte kuyruk oluştu.
Bu fuar sanatseverlerin sigara tiryakiliğini de bir kez daha gözler önüne serdi. Kapının önünde nefes almak neredeyse imkansız hale geldi.
Cem Yılmaz fuarın en sempatik ve en ilgili isimlerinden biriydi. Ali Elmacı'nın 27 bin 500 dolarlık heykelini aldığı söylentileri en çok konuşulanlar arasındaydı. Ayrıca Cem Yılmaz ve Ozan Güven Versus Art Project'te yer alan Elif Biradlı'nın Paket isimli videosuna büyük ilgi gösterdi.
Collectors' Stories bölümünde eserlerin asılış sıraları eleştirildi. Frank Stella'nın yanında Gülay Semercioğlu ve Ahmet Oran asılması sanatseverleri şaşırttı.
Koleksiyon sergisinde aynı sanatçılara ait eserlerden birden fazla olması seçki sorununa dikkat çekti. Ayrıca bazı koleksiyonerlerin ellerindeki çok daha önemli işleri vermemeleri "Kıyamamışlar" yorumunun gelmesine neden oldu. En çok heyecanlandıran iki eser ise şüphesiz Demet Sabancı ve Cengiz Çetindoğan'ın seçkisi oldu.
Tüm dünyada sanat fuarları satılan eserler kadar yan etkinlikleriyle de ses getirir. Bunun en şatafatlı örnekleri genelde Miami'de yapılan Art Basel Miami'de gerçekleşiyor. Bizdeki partiler de bu yıl hakkını veren cinsten. Bugünün kapanış partisi ise Hacı Sabancı'nın evinde yapılacak. Elbette sadece davetli olanlar içeri alınacak.

Teröre sanatla cevap vermek için buradayız
Bu yıl 20 ülkeden 33 yabancı galeri fuara katıldı. Galeri sahipleri "Terör ve darbe girişimleri bizi durduramaz. Biz sanatla buna karşı en güzel cevabı veriyoruz" diyerek Türkiye'nin yanında olduklarını gösterdi.

Fuara dördüncü gelişim
Patrice Cotensin-Galerie Lelong

"Bu yıl dördüncü kez fuara katılıyorum. Her yıl satışlar ve ilgi fazlalaşıyor. Bana 'Türkiye'ye gitmekten korkmuyor musun?' diye soruyorlar. Geçen yıl Türkiye'deyken Paris saldırısı gerçekleşti. Terör global bir sorun. Sanat bunun en güzel cevabı. Türkiye'de sadece 15-20 aile koleksiyon yapmıyor. Çok daha geniş bir çevrenin ilgisi var. Gençler sanata ilgi duyuyor, destekliyor. Sanatla uğraşan toplumların iyileşmesi ve ilerlemesi daha çabuk olur."

İş yapmaya devam
Joan Gaspar-Galerie Joan Gaspar

"15 Temmuz'da yaşananlar Türkiye ile iş yapmamızı durduramaz. Satışlar gayet iyi gidiyor. Türk koleksiyonerlerle iş yapmaktan memnunuz. Barselona'dan buraya günde birkaç uçak var. Futbolcunuz Arda Turan bizde oynuyorsa yakında Türk sanatçıların eserleri de İspanya'da satılabilir. İlgilendiğimiz sanatçılar var. İleride Türk sanatçıları temsil etmeyi düşünebiliriz. İstanbul çağdaş sanatın önemli merkezlerinden biri olmaya aday."

Desteklemeye geldim
Mark Hacem-Galerie Mark Hacem

"Beşinci kez fuara katılıyorum. Endişeler yaşandığını biliyorum. Her şey aynı değil. Ama buraya gelip desteklemem gerekiyordu. Sanatla destek vermek güzel bir yöntem. Satışlarımız ilk yıl iyidi, sonraki yıl çok iyi oldu. Geçen sene muhteşem geçti. Bu yıl daha ilk günden eser sattım. Türkiye sanat tarihi açısından önemli bir yer. Enerjisi çok güzel. Dünya sanat tarihinde çok daha önemli kapılar açacağını düşünüyorum."