X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ve kavuştular...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ve kavuştular...

  • Giriş Tarihi: 19.11.2016
Ve kavuştular...
Ve kavuştular...

Leonard Cohen, büyük aşkına son mektubunda “Elini uzatsan benimkine ulaşabilirsin” diyordu. Müzisyen, Marianne’in ölümünden birkaç ay sonra aramızdan ayrıldı

Leonard Cohen, 1960'ların başında Yunanistan'ın Hydra adasına yerleşir. Arabaların girmesinin yasak olduğu adada mistik bir hava vardır müzisyeni kendisine bağlayan. Büyükannesinden kalan mirasla 1500 dolara bir ev satın alır. Birkaç gaz lambası, ikinci el yatak, masa, sandalye... Hayalini kurduğu hayatı yaşamaya başlar. Günlerini yazarak geçirir... Leonard Cohen, en büyük aşklarından Marianne Ihlen'le de burada tanışır. Norveçli Marianne'in yazar olan eşi, Hydra'ya taşınmalarının ardından onu oğulları dört aylıkken başka bir kadın için terk etmiştir. Bir ilkbahar günü Marianne oğluyla markette alışveriş yaparken Cohen ile karşılaşır: "Elimde sepet, su ve süt alıyordum. Leonard güneşi arkasına almış, tam kapının önünde duruyordu." Leonard, dışarıda bekleyen arkadaş grubunu göstererek Marianne'e kendilerine katılmalarını teklif eder. Marianne içine bir his doğar. Büyükannesinin Oslo'dayken kendisine "Tatlı dilli bir adamla tanışacaksın" dediğini anımsar. O adam tam karşısındadır... İkili giderek birlikte daha çok zaman geçirmeye başlar, sonunda da sevgili olurlar. Cohen, Montreal'e döndükten kısa bir süre sonra Marianne'e bir telgraf gönderir: "Artık evim var. Tek ihtiyacım kadınım ve onun oğlu. Sevgiler, Leonard." Büyük bir sevginin yanında ayrılıklar, kavgalar ve kıskançlıkların da yaşandığı bir 10 yılı birlikte geçirirler. Cohen şarkılarını kaydedip dünya çapında bir üne kavuşurken Marianne de müzisyenin hayranlarının gözünde bir ilham perisine dönüşür. Bird on the Wire, Hey, That's No Way to Say Goodbye, So Long Marianne... Hep Marianne'e yazılmış şarkılardır...

İKİ MEKTUP AYNI SON
İki eski sevgilinin bağları hiç kopmaz. Bu yılın temmuz ayında Norveç'ten haber gelir. Marianne kanser olmuştur. Cohen bir mektup yazar ve mektupta şu cümleler yer alır: "İşte Marianne, vakit geldi. Yaşlandık ve vücutlarımız ayrı düşüyor. Sanırım kısa bir süre sonra peşinden geleceğim. Tam arkanda, çok yakınındayım. Elini uzatsan benimkine ulaşabilirsin..." İki gün sonra yanıt gelir. Marianne'in yakın bir arkadaşı şöyle demektedir: "Marianne dün akşam bu dünyadan ayrıldı. Mektubun geldiğinden hâlâ konuşabiliyor ve gülebiliyordu. Yazdıklarını okuduğumuzda gülümsedi. Tam arkasında olduğunu söylediğin satırları duyduğunda elini uzattı... Son saatlerinde elini tuttum ve Bird on the Wire'ı mırıldandım. Sessizce soluk alıp veriyordu..."

ŞARKIYI SÖYLERKEN AĞLAMAYA BAŞLADI
Leonard Cohen uzun yıllar sahne fobisiyle mücadele etti. Yine bir akşam konseri bitiremeyeceğini anlayınca yarıda kesip kulise geçer. Bir süre sonra salondan hayranlarının hep bir ağızdan söylediği şarkıyı duyar. Onu tekrar sahneye çağırmaktadılar. Mutlu olur, tekrar sahneye çıkar. So Long, Marianne'i söyler. Marianne o sırada tam karşısında oturmaktadır. Ağlamaya başlar. Arkasına döndüğünde bütün grubun da kendisiyle birlikte ağladığını görür.