Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cephede silahsız bir asker

Giriş Tarihi: 26.11.2016
Cephede silahsız bir asker

Mel Gibson’ın 2. Dünya Savaşı’nda vatanperver bir vicdani retçinin hikayesini anlattığı Savaş Vadisi, iyi çekilmiş ama yönetmenin sığ ve tek taraflı anlatımıyla zedelenen bir kahramanlık öyküsü

SAVAŞ VADİSİ/HACKSAW RIDGE ***
90'ların efsanevi filmi Cesur Yürek/Braveheart, Mel Gibson'ın yönetmen olarak da basarılı oldugunu gösteren bir filmdi. En Iyi Film ile birlikte Gibson'a En Iyi Yönetmen Oscar'ını da kazandırmıstı. Fakat sonrasında Gibson yönetmenlik kariyerinde çok farklı bir yol izlemeye basladı. Koyu bir Katolik olan Gibson, dini propaganda filmi Tutku Hz. Isa'nın Çilesi ve Beyaz Adam'ın kurtarıcı oldugunu anlatmaya çalıstıgı Apokalipto filmlerinde söylemi tehlikeli ama sinematografisi iyi yapımlarla karsımıza çıktı. Söylemi tehlikeli derken mesela Tutku Hz. Isa'nın Çilesi'nde siddet ajitasyonu yaratarak seyircinin duygularını istismar edip Yaduhileri düsmanlastırma, nefret objesi haline getirmekte bir sakınca görmemisti. Hatta bunu sözlü olarak da savunmustu. Apokalipto'daysa Mayaları bir vahsi toplum olarak gösterip 'Beyaz Adam'ın Amerika'yı 'isgalini' mesru göstermeye çalısmıstı. Yani sinemasında ırkçı yaklasım son iki filminde kendini gösterir olmustu. Yıllar sonra Savas Vadisi/Hacksaw Ridge ile tekrar yönetmen olarak karsımıza çıkan Gibson, bu sefer 2. Dünya Savası'ndan bir kahramanlık hikayesi anlatıyor bize... Gibson gerçek bir olaydan yola çıkarak dini inançları nedeniyle savasta silah kullanmayı reddeden ama saglık görevlisi olarak cephede yer almak isteyen Desmond Doss'un hikayesini perdeye uyarlıyor. 2. Dünya Savası'nın ilginç kahramanlarından biri Doss, vatanperver ama savasta olsa bile Tanrı'nın insan öldürmeyi yasakladıgını söyleyerek silah kullanmak istemiyor. Babası 1. Dünya Savası gazisi. En yakınlarını kaybetmis. Babasının yasadıgı travmayı hem gözlemleyerek hem de bu travmanın neden oldugu siddetten nasibini alarak büyüdügü için de silaha ve siddete karsı bir tavır gelistirmis. Inancı da bunu destekleyince Doss vicdani retçi olarak karsımıza çıkıyor. Savas zamanı orduya yazılırken silah hassasiyetini söylüyor 'tamam' cevabını alıyor ama egitim sırasında bu problem oluyor ve o da vicdani retçi olarak askeri mahkemede yargılanıyor. Mahkemede aklanınca da Japonya-ABD arasındaki kanlı savaslardan biri olarak bilinen Okinawa Muharebesi'ne katılıp burada onlarca askerin hayatını kurtarıyor.

SİLAHI SORGULUYOR AMA SAVAŞI KUTSUYOR
Anlatım ve olay örgüsüyle Er Ryan'ı Kurtarmak, Pearl Harbor, Full Metal Jacket gibi filmleri anımsatan Savas Vadisi'nde Gibson mesela Angelina Jolie'nin Boyun Egmez'de yapamadıgını yapabiliyor. Olaylar yerine karaktere odaklanabiliyor. Ama Gibson'ın, bu hikayede öne çıkardıgı savasın saçmalıgı, insanlar üzerindeki etkisi ya da hayatın kutsallıgı gibi seyler degil. Inancın mutlaklıgı... Film mesela silahı sorguluyor ama savası kutsuyor! Gibson savasın dehsetini (burada gerçekten sinematografik olarak iyi is çıkarıyor) yine siddetten bir ajitasyon devsirmek için kullanıyor. Desmond Doss'un kahramanlık hikayesinden 'iyi bir Hıristiyan adam öldürmez, hayat kurtarır' sonucuna varıyor. Ha Japonlar mı? Onlar zaten kötüler ve birer ölüm makinesi... Yani Gibson'ın sinemasına gözlemlenen indirgemeci, tek taraflı bakıs bu sefer Savas Vadisi'nde daha sinsice ortaya çıkıyor. Oscar için adı geçen filmlerden biri olan Savas Vadisi aslında ince bir çizgide yürüyen, alttan alta Katolik degerlerini her seyin üstünde tutan bir yapım. Ve yine birçok 2. Dünya Savası filmi gibi savasın bütün basarısını, kahramanlıgını ABD hanesine yazan bir film. Takdir sizin!

DİKKAT ÇEKELİM
Natalie Portman, Amy Adams, Emma Stone, Isabelle Huppert, Annette Bening, Naomie Harris, Taraji P. Henson... Oscar için adı geçen oyuncular. Hollywood Reporter onları bir araya getirip yuvarlak masa söyleşisi yaptı ve 'Oscar spekülasyon yarışında' bu isimleri bir adım daha önplana çıkardı.



Ankara'dan yola çıkıp, Eskişehir ve Kastamonu'ya gidecek olan 22. Avrupa Filmleri Festivali namı diğer Gezici Festival'de bu yıl hiç gün yüzüne çıkmamış, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemiyle ilgili filmler gösterilecek. Filmlerde Çanakkale Savaşları da İstanbul sokakları da var!

Eskiden bir film başarılı olunca devamı gelirdi. Şimdi iyi ya da kötü olması fark etmiyor! Guillermo del Toro'nun hayal kırıklığı yarattığı Pasifik Savaşı'nın ikincisi de çekiliyor. Bakalım ikinci film bizi şaşırtabilecek mi?
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Cephede silahsız bir asker
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz