Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dolmaları yemeyin bir bölüm daha çekilecek!

Giriş Tarihi: 22.4.2017
Dolmaları yemeyin bir bölüm daha çekilecek!

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ın meşhur mutfağına girdik. Kararların verildiği, yaşananların değerlendirildiği, bilgilerin aktığı bir yer orası. En az erkeklerin konsey masası kadar önemli! Hayriye Ana, Lütfiye, Mübeccel ve Hatice’yle aynı masada oturduk. Bakın neler konuştuk...

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz izleyenleri meşhur mutfak sahnelerine aşinadır... O masada neler neler konuşuluyor, ne dedikodular yapılıyor, ne kararlar alınıyor... Tıpkı erkeklerin konseyi gibi kadınlar da kendi konseylerini mutfak masasında topluyor. Biz de dizinin vazgeçilmez mekanına gittik. Onların iki saatlik sohbetine ortak olduk. Meğer masadaki her bir karakter tıpkı oradaki gibi mutfak düşkünüymüş. Hayriye Ana Sabina Toziya çok güzel sarma sararmış, Mübeccel'i canlandıran Benian Dönmez'in kekinin tadına doyum olmazmış...
- Sizin için mutfak ne anlam ifade ediyor?
- Sabina Toziya (Hayriye Ana): Dizide erkek masası ve kadın masası var. Mutfak önemli bir yer. Hayriye Ana, çok zorluklar çekmiş bir kadın. Ölümler yaşamış. Ve kendini ailenin reisi gibi hissettiği yerlerden biri mutfak. Böyle kadınlar var gerçek hayatta ve mutfak bu nedenle herkesin hayatında önemli bir yerdir.
- Sevinç Gürşen (Hatice): Kapalı yaşamayı seven biriyim. Çoluk çocuk İstanbul'un biraz dışına doğru taşındık. Sütlerin kaynadığı, yoğurtların yapıldığı, salçaların hazırlandığı bir düzen içindeyim. Dolayısıyla ailem için mutfak önemli. Evlerimizin bahçe kapıları açık. Komşuluk ilişkilerimiz iyi. Mutfağın içinde bir anda Emre Usta'yı ya da komşum Serap'ı görebiliyorum. Herkes bu duruma alışık. Özetle mutfak hem yer aldığım proje için hem de kendi kişisel hayatımda çok özel bir yer. O mutfakta sohbetler elbette yapılıyor ama kendi halinde konuşmalar bunlar. Sonuçta biz bir Corleone Ailesi değiliz (gülüyor).
- Benian Dönmez (Mübeccel): Mutfağım büyük masaların kurulduğu, sohbetlerin edildiği bir yer.
- Sevinç Gürşen: Araya girmek istiyorum çünkü kendini övemez Benian. Çok özel bir hanımefendi, ananevi şeylerimizi çok iyi özümsemiş, aynı zamanda sanatçı kişiliği çok ağır basan biri. Yani onunla iğne oyasından da, psikolojiden de konuşabilirsiniz. Sabina ve Benian akıl danışıp, fikir aldığımız ablalarımız.
- Benian Dönmez: Birgün bu masadaki kızları eve davet ettim. Bu masanın küçük bir versiyonunu gerçek hayatta yaptık. Tam bir kadın günü yaptık. Kısır, muska böreği, bademli kek, yaprak sarma hazırladım. Afiyetle bir güzel yedik. Geçmişimde de mutfak masası önemliydi. Sohbetlerin edildiği bir yerdi.
- Yasemin Sakallıoğlu (Lütfiye): Bu ailedeki kadınların birbirinden başka güvenecek kimseleri yok. Birbirlerine sığınıyorlar. Mutfak onların birbirlerine karşı en savunmasız alanları. Bir şey saklayamadıkları yer burası. Salona geçildiğinde o koca ailenin içinde erkekler var. Bildiklerini belli edemiyorlar ama mutfakta içlerini açıyorlar. Zaten bence mutfak bir kadının en önemli kararlarını aldığı yer. Özellikle benim gibi yemek yemeği ve yapmayı seven kadınlar için. Yemek yaparken o kadar çok düşünürüm ki... Burada da öyle. Bu kadınlar dışarda çok fazla gezen ve hayatları dışarda akan kadınlar değil. Tüm hayatları evin içinde geçiyor.
- Sabina Toziya: Burada ne kadar Hayriye Ana'ysam, ne kadar otoritersem, kendi özel hayatımda o kadar köleyim (gülüyor). Evim Üsküp'te biliyorsunuz, uçaktan inmeden oğlum arıyor "Anne evde yemek ne var?" O da babası da ben orada yokken dışarda yiyorlar, beni bekliyorlar ki yemek yapayım. Üç gün Üsküp'te kalıp döndüğümde yorgun oluyorum. Çünkü mutfaktan çıkmıyorum. Ama orada yaptıklarımı da paketleyip getiririm. Gençliğimde de böyleydi. Tiyatrodan çıkardık, bana giderdik yemeğe... Bayramlar çok özeldir. Bayram sabahı toplanılır tüm aile kuşluk için buluşur. Baklavalar açılır, sarmalar yapılırdı. Hayatım mutfak etrafında geçti. Benim evim açık ev, evime gelmek bir telefona bakar. Öğle yemeği bizim için çok özeldir. Sabah herkes işine gider, öğlen evde yemekte buluşulur. Herkesin bir arada olduğu zaman bizde öğle yemeğidir. Ritüeldir bu.
- Yasemin Sakallıoğlu: Her arkadaş grubunda biri vardır, onun evinde toplanılır genelde... O kişi bizim grupta benim. Arkadaşlarımı toplarım, evde oluruz. Börek açarım, kek yaparım. Beni bıraksalar tüm gün mutfakta yaşaşabilirim.



EVE GELİR GİBİ GELİYORUM
- Mutfak dialogları epey iyi yazılmış. Hayatın bir yansıması gibi... Setteki uyumunuz da ekrana yansıyor. Sizce de öyle mi?
- Benian Dönmez:
Kesinlikle her anlamda iyi bir iş. Hayatı o kadar iyi yansıtıyor ki... Her setin böyle olduğunu düşünmüyorum. Sabina da, ben de emekliyiz. Devlet tiyatrosundanız. Tiyatro kökenli oyuncularız. Tiyatro ile bağımız hâlâ devam ediyor. Bizim öğretimiz, etiğimiz, yazılı olmayan kurallarımız var. Sahne arkası, kulis önemlidir. Burası 'Hızır Ev'in mutfağı olabilir ama bizim kulisimiz. Tüm ekip o disiplini aldığı için, nerede nasıl davranılır noktasında inanılmazlar. Birgün arkadaşınız çok üzgün olabilir, o an onu tolere edebiliyorlar. Böyle şeyler yaşadık. Biz mesleğin disiplinini özümsedik. O zaman ekibin içine kat be kat katılmak istiyorsunuz. Bu da ekran önüne yansıyor. Birbirimizi severek, saygıyla çalışıyoruz.
- Sevinç Gürşen: Erkek ağırlıklı bir iş ama hepsi birbirinden kibar va anlayışlı. Kadın arkadaşlarıyla çalışırken, görgü kurallarına son derece dikkat eden bir ekip. Bu bizim için bir avantaj. Çok iyi bir ekip oluşturmuşlar, hepsinin ellerine sağlık.
- Benian Dönmez: Eve gelir gibi geliyorum.
- Sabina Toziya: Ekip de inanılmaz. Birbiriyle dost, arkadaş. Çok ilginç bir noktaya değineceğim, burası bir kadın masası ama son birkaç bölümdür Hızır devamlı mutfakta. Elinde bıçak, sucuk kesiyor (gülüyor).
- Masanın en orjinal karakteri kim?
- Sabina Toziya:
Erkeklerin masasından hiçbir bilgi bize akmıyor ama Mübeccel sağ olsun, tüm bilgileri aktarıyor. Mübeccel masanın olmazsa olmazı... Çok ilginç biri. Hayatımda zaman zaman Mübeccel'e benzeyen kadınlar oldu.
- Sevinç Gürşen: Mübeccelleri hayatımdan uzak tutmaya çalışıyorum (gülüyor). Ama Mübeccel'i seviyoruz.
- Benian Dönmez: Mübeccel patavatsız bir kadın, fazla konuşuyor ama kötü biri değil. Kapıdan girip pat bir şey söylüyor, heyecanlı biri. O kadar sınırda bir kadın, itici olmuyor ama sevimli değil. Mutfakta en çok azarlanan kişi. Hatice beni azarlıyor, Hayriye Anne zaten azarlıyor. Ben de onlara laf sokuyorum ama temelde herkes birbirini çok seviyor. Birlikte çok uzun yıllar geçirmişler, bir sürü şey görmüşler, doğumlar, ölümler... Bu kadın da onlar içinde bir renk. Nasıl Hatice, teyzesi gibi bir kadınsa, Meryem ayrı bir karakterse, Mübeccel de bir renk. Seviyorum onu.
- Yasemin Sakallıoğlu: Annem ve abimin eşi gerçek hayattaki Mübecceller. İkisi birbirini doldurur. Çok eğlenceliler yani.

DİZİDE SÜREKLİ BİRİ ÖLÜYOR, HALİYLE İRMİK HELVASINDA USTAYIM
- Anladığım kadarıyla bu masa başında rol icabı bulunuyorsunuz ama gerçek hayatınızda da mutfak masası başında epey zaman geçiriyorsunuz...
- Sevinç Gürşen:
Buraya işe değil de, sohbete muhabbete geliyor gibiyiz.
- Yasemin Sakallıoğlu: İş olmaktan çıkıyor haliyle. Çünkü alışık olduğumuz bir kültür. Anne tarafım Karadenizli olduğu için bizde çok fazla hizmet, hürmet vardır. Sürekli genç kızlar ayaktadır, ikram yapar. Böyle bir kültürden geldiğim için, Lütfiye bana hiç yabancı değil. Lütfiye benim içimde, onu evden getiriyorum (gülüyor).
- Sabina Toziya: Yaaa annene bağırdığın gibi bana da bağırıyorsun arada (gülüyor).
- Yasemin Sakallıoğlu: Fütursuz bir kız ve bazen ağzından çıkanı kulağı duymuyor. O yüzden bilmeden saygısızlık yaptığı oluyor.
- Setteki erkeklerin ilgisini çekiyor mu, bu masada yaşananlar?
- Yasemin Sakallıoğlu:
Onların masası da çok keyifli. Kimse kimseye özenmiyor, herkes çok eğleniyor.
- Sevinç Gürşen: Şöyle bir anım var, biliyorsunuz dizide sürekli biri ölüyor. Sürekli bu mutfakta helva kavuruyoruz. İrmik helvasında ustayım haliyle (gülüyor). Burada kavuruyoruz, canım çekiyor, evime gidip helva yapıyorum. Alışveriş yaparken paket paket irmik almadan dönmem eve. Hepimiz bu konuda usta olduk.
- Sabina Toziya: Salondaki yemek masasını müthiş görkemli hazırlıyorlar. Dayanamayıp yiyoruz onları. Yönetmen uyarıyor bizi, "Dolmaları bırakın, bir bölüm daha çekilecek" diye... (gülüyor).
- Sevinç Gürşen: Dokuz ay hamileliğim sette geçti. Allah razı olsun patronlarımızdan, "Setten doğuma gidersin" dediler. Öyle de oldu. Ekip arkadaşlarım çok yardımcı oldu. Hep sofradayız ve hamile halde oturuyorum, masadaki incir reçelinin kokusu beynime işliyor, bebek tekmeliyor. Anında atıyorum ağzıma.
- Yasemin Sakallıoğlu: Bu benim ilk işim. Mutfak sahneleri benim için zor oldu. Çünkü yemeğe çok düşkünüm. İlk sahnemi hiç unutmuyorum, kahvaltı masası kurulmuş, sanıyorum ki hepsinden yiyebileceğim, devamlılık nedir bilmiyorum ki... Ben oturdum bir güzel yemeğe başladım. Ekiptekiler fark etti biri, "Ne yapıyorsun?" dedi şok içinde. Dekoru yedim sandım. Akşama kadar o sofranın başında bekledim yiyebilmek için. Sabina Hanım yiyor zaten (kahkahalar)... O sormuyor bile... Dizide sürekli ayaktayım ve servisteyim ya, yiyemiyorum istediğim gibi. Hepsi yiyor, ben yiyemiyorum (gülüyor). İçimde kalıyor. İnşallah patronlarımız bunu duyar da, ben masaya otururum (gülüyor). Kan şekerim düştü... Sabina Hanım çok güzel yiyor, onun her şeyini örnek aldığım için iştahını da aldım.
- Sabina Toziya: Karşımda yemek olunca, kendimi tutamıyorum. Burada birbirimize tarifler veririz. Aşureler getiririz.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dolmaları yemeyin bir bölüm daha çekilecek!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz