5 günlük hava durumu
06 Haziran 2009, Cumartesi

Benim hayallerim vardı...

Benim hayallerim vardı...
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Son bir yıldır kızıma bakmak için full time çalışmasam da hayatımda ilk kez bu kadar yorgun hissediyorum kendimi. Tatile herkesten çok ihtiyacım var bana göre... Çocuk bakmak gerçekten zor işmiş, iki üç çocuklu ev kadınlarının ellerinden öpmek istiyorum! Anneliğin getirdiği yorgunluk, şaşkınlık, karışıklık benim bir süredir üstüme üstüme gelince, bu yaz hiç olmazsa İstanbul'un kargaşasından uzakta sakin bir yerlerde olalım istedim. Nihayet beş gün önce de Bodrum'a geldik, hayalini kurduğum o yazı geçirmek üzere... Ama korkarım ki; benim sabahları güle oynaya uyanmayı, güzel bir kahvaltı yapıp kızımı denizde yüzdürmeyi, sonra yine güle oynaya gelip kızım uyurken biraz kitap okuyup akşam kocamla denize karşı bir şeyler içmeyi hayal ettiğim yazım, hiç öyle geçmeyecek! Hatta dinlenip keyif yapmak bir tarafa, ben bu köşeyi yazacak zamanı bulabilecek miyim ondan bile şüpheliyim... İlk adımlarını henüz atmaya başlayan bir çocukla yazlık bir evde olmak gerçekten akıl işi değilmiş. İnsan daha öce yaşamadığı için bilemiyor, öyle garip şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorsunuz ki. Biz geldiğimiz günün akşamı sivrisinek kabusuyla karşılaştık mesela. Prize sivrisinek kovuculardan taktık ama yetmedi, daha doğrusu yetmemiş! Zavallı kızımın bembeyaz, körpecik yanaklarını öyle bir ısırmışlar ki, ertesi gün görenler "Aaa, yoksa suçiçeği mi geçiyor?" diye sormaktan kendini alamadı. O gün evi ilaçlayıp evden uzalaştık, Ayşekiraz'a da birkaç metre tülbent alıp bir cibinlik yaptık. İkinci gecemizi hiç ısırıksız atlattık ama ben "Ya ısırırlarsa!" diye her gece endişeyle uyur oldum artık. Neyse sivrisinek sorununu nispeten hallettik ama hemen ardından evdeki merdivenlere çare düşünmeye başladık bu sefer. Bizim fındık faresi ne zaman arkamızı dönsek merdivenlerin başında çünkü. Nasıl tırmandığına ise akıl sır erdiremezsiniz. İki gün içinde öyle bir tecrübe kazandı ki şaşırıp kaldık. O dizler, eller hiç mi acımaz, hiç mi yorulmaz! Ne yaparsak yapalım ayrılmak istemiyor bir türlü oradan, illa merdivenlerden çıkacak. Önüne koltuk koyduk, sehpa çektik ama bu sefer de yasak bölge olduğu için daha çok ilgisini çekiyor... Kaldığımız ev bir yazlık için oldukça kalabalık ve özenle döşenmiş. Çocuksuz olsanız çok güzel keyfini sürebilirsiniz ama biz yavaş yavaş eşyaları kaldırmak zorunda kalıyoruz çünkü hem onlar hem de kızımız zarar görebilir. Plaj faslına gelince, henüz denize giremedik çünkü fırsatımız olmadı. Ama eminim orada da edineceğimiz çok tecrübe var. En doğru güneş kremi hangisi, nasıl bir şapka takmalı, simit mi, kolluk mu, vücudu saran yelek mi daha güvenli... Bunların hepsini size yaşadıkça anlatacağım. Bu arada siz henüz karar vermediyseniz, tatilde bir ev kiralamak yerine hizmeti ayağınıza getirecek bir otele gidin derim. Valla hiç olmazsa yemekler önünüze gelir!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.