Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NUR ÇİNTAY

Eylülde gel de, nereye?

Tarkan’a, Cem Yılmaz & Ebru Şallı aşkına, üçüncü köprüye, ‘Bağdat’a, bayrama, açık hava konserlerine, kışa pembe domates stoklamaya, yeni sergiye, karpuza, Hızır’ın hakkını teslime, eBay’in doğum gününe...

Bu yaz, üstünden 30 tane geçtikten sonra bile, hiç şüphesiz 15 Temmuz'la hatırlanacak. Demokrasi destanına dönüşen darbe girişimiyle, halkın birlik-beraberlik ruhu ve nöbetleriyle, Yenikapı mitingiyle...
Gündemden gidersek: FETÖ, DAEŞ, IŞİD, PKK, YPG, PYD harfleriyle... İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Gaziantep Şahinbey'deki kınaya, terör saldırılarıyla... Uyandığımız acılarla.
Arada neyse ki nefes aldıracak bir gelişme olarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılmasıyla.
Magazinden gidersek peki?
Tarkan'ın (Pınar Dilek'le) evlenmesiyle... Kenan İmirzalıoğlu & Sinem Kobal düğünüyle...
"Ben dünyanın en büyük aşığı olabilirim / Ben koynunda yüz sene, bin sene durabilirim / Ben Leyla'yı, Mecnun'u, Ferhat'ı, Aslı'yı, Kerem'i bilmem ama / Bağdat'ı iki gözüm kapalı bulabilirim" diyen Ayla Çelik'le...
"Her yerde okyanus, sen boğuldun derede / Zamanla unutulur, hani aklın nerede / Saatin mi bozuldu, niye kaldın geçmişte / Al bir zaman bir de akıl, bu da benden sana hediye" diyen Derya Uluğ'la...
Yaz bitmeden gelen gayet şaşırtıcı aşk haberiyle bir de: Cem Yılmaz & Ebru Şallı beraberliğiyle... (Ebru Şallı pilates'in yanı sıra kızlar için bir 'gelişim' workout'u, dvd'si, programı da yapar mı acaba? Sinan Akçıl'la Cem Yılmaz arasındaki sonsuz mesafenin bu kadar kestirmeden alınması müthiş zira)...
Ama bitiyor işte yaz. Eylül demek, eli kulağında demek... Son tatillerden dönülecek, okullar açılacak, kasvet veren kış saati uygulamasına geçilecek... Yağmurlar başlayacak, trafik düğüm olacak, sinirler gerilecek... Büyük şehir tüm hızıyla, gerilimiyle, mecburiyetleriyle, boğazımıza çökecek.
Bu seferki, çoğu geçmiş ve gelecek eylüllerin aksine, bir teneffüs gibi ama. Kurban Bayramı'nın dokuz günlük bir resmi tatile dönüşmesi sayesinde, son bir derin nefes, sıkı şarj, yumuşak geçiş sağlayacak neyse ki. Pek çok kişi 9'u Cuma akşamı itibarıyla serbest, 19'u Pazartesi sabahı itibarıyla da biraz sorunlu ve sendromlu olacak!
Bayramı aile ve eş dost ziyaretleriyle mi geçirirsiniz, yurtiçi/yurtdışı seyahatleriyle mi, kurban kavurmasıyla başlayıp mutfağa mı vurursunuz kendinizi, yoksa ense yapmak üzere kanepeye mi, kendi bileceğiniz iş. Ama eylül bitmeden çentik atmanın faydanıza olacağı üç-beş şeyi de sıralayalım.
Açıkhava konserlerinin tadı başkadır. Tepenizde yıldızlar, karşınızda (bilet bulacak kadar şanslıysanız) Tarkan (3, 4, 6, 7, 9, 10, 11), Sertab Erener (13), Nil Karaibrahimgil (26), Candan Erçetin (29) ve dahası, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'nde...
Denizin üstünde konser de nefis bir şeydir. Müzik Boğaz'dan Gelir Teknesi'nde 7'sinde Kalben, 21'inde Mehmet Erdem var mesela.
Açık hava yemeği, partisi, çayı-kahvesi, muhabbeti...
Bunların hepsinin dibine vurup bıktırmak lazım zihni de bedeni de.
Ama metropol moduna geçmenin en umut veren yanı saydığım kültür-sanat aktivitelerine de girişmeli yavaştan. Pera Müzesi'nde teknolojiyle sanatı buluşturan güncel bir sergi açılıyor 8 Eylül'de: New York'ta yaşayan Katherine Behar'ın 'Veri Girişi'.
Yaz rehavetinden bir türlü kalkıp gidemediğiniz ama yakında kendi bitip gidecek olanlara bakmalı bir de: İstanbul Modern'deki İnci Eviner Retrospektifi misal.
Hele Heinz Mack'ın eserlerini görmediyseniz...
Hemen, çabuk, derhal, ivedilikle koşun: Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki 'MACK: Sadece Işık ve Renk' sergisi için son iki hafta; 18 Eylül'de toplanacak.
Evden parmak arası terlikle fırlama konforunun son demleri, değerlendirin. Vişne ve çilek reçeli yapmanın, pembe domatesleri kış için stoklamanın, şeftali ve karpuza doymanın da... Çikolatalı dondurmayı kışın da yersiniz ama Bodrum mandalinalı sorbeyle dili-damağı tatile doyurmanın da zamanı eylül işte. Doyurun.

Doğum günü beyi!
Kıymetli bir beyin doğum günü bugün... Kimin? eBay'in. İnternet üzerindeki en büyük açık artırma usulü alışveriş sitesi olan eBay'i 1995'in tam da 3 Eylül'ünde kurmuş Pierre Omidyar. Sürüyle ülkede faaliyet gösteriyor şu anda. Beş yıldır bizim GittiGidiyor'un yüzde 93 hissesi de onun. Özellikle koleksiyonerlerin canı eBay. Nefes kesici çatal-bıçak takımları görüyorsunuz mesela sofralarında. Paşa dededen mi? Hayır,
eBay'den. Nice senelere.

Oktay Kaynarca nasıl haklı...
Oktay Kaynarca, En İyi Dizi Oyuncusu kategorisinde aday gösterildiği Altın Kelebek'e niye katılmayacağını Günaydın'a anlatmış. Sadece başroldekilere ödül verilmesinin yanlış olduğunu, diziyi ayakta tutan gerçek oyuncuların da ödül alması gerektiğini söylüyor. Yerden göğe kadar haklı Hızır... Eğer Deniz Çakır, Meryem Çakırbeyli rolüne o kadar yakışmasa... Ozan Akbaba, İlyas olarak o denli sevilmese... Hele ki Sabina Toziya, Hayriye hanım karakterinde o derece muazzam bir performans göstermese... Çok net: Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, böyle fenomen olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA