X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Baro Başkanı Elçi’den “İç Güvenlik Paketi” Değerlendirmesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Baro Başkanı Elçi’den “İç Güvenlik Paketi” Değerlendirmesi

  • Giriş Tarihi: 27.3.2015 14:18 Güncelleme Tarihi: 30.3.2015 09:55

"İç Güvenlik Paketi" olarak bilenen yasa tasarısının dün gece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi, Türkiye’nin böylesi bir yasal düzenlemeye ihtiyacının olmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmü’nde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı dün gece 199 kabul, 32 ret oyuyla kabul edildi. Yasa tasarısını değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, Türkiye’nin şuan itibariyle bu yasa tasarısına ihtiyacının olmadığını dile getirdi.
“TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TEHDİT ALTINDA”
Elçi, bu düzenlemenin yasallaşmasıyla birlikte özgürlükler bakımından Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğine vurgu yaparak, temel hak ve özgürlükler başta olmak üzere kişi özgürlüğü, güvenliği ve yaşam hakkı gibi temel hakların çok büyük bir tehdit altına girdiğini aktardı. Elçi, propaganda suçu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yasası’na muhalefet suçu gibi demokratik özgürlükleri çok yakından ilgilendiren kişilerin kendilerini ifade etme, temel özgürlükler bu yasayla katalog suçlar arasına alındığına dikkat çekerek, “Artık sokakta yürüyen, bir açık hava toplantısında bir konuşma yaparak kendini ifade etmek isteyen, hükümetin bir takım uygulamalarını eleştiren ya da bir panelde konuşan bir kişi Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Yasası’na muhalefet ettiği gerekçesiyle adam öldürme, gasp, fuhuş gibi hukuk düzeninde en ağır suçlardan işlem görüp, bu suçlar gibi bir tutuklamaya maruz kalacaktır” dedi.
“BU YASAYLA BİRLİKTE KOLLUK GÖREVLİLERİ ARTIK DAHA RAHAT SİLAH KULLANABİLECEK”
Yasada, gösteri ve yürüyüş esnasında suçüstü hali denilecek kitle tümüyle kolluğun takdiriyle savcıya bile haber verilmeden, yargının denetimi dışında hakim güvencesi bile olmadan kişi gözaltına alınabileceğini sözlerine ekleyen Elçi, kişinin yargı denetimi olmadan 48 saat gözaltında tutulabileceğini ifade etti. Elçi, “Kolluk görevlilerin kitlesel gösterilerde silah kullanma yetkilerinin artırılmasıyla birlikte öteden beri kitlesel gösterilerde kolluk görevlilerin çok aşırı hatta keyfi bir biçimde silah kullanarak, kişilerin yaşam hakkına son verdiği bilinen bir uygulamadır. Bu durum Türkiye için çok ağır bir tablodur. Bu yasayla birlikte kolluk görevlilerin artık daha rahat silah kullanabilecek” diye konuştu.
“GÜVENLİK GÜÇLERİ YASA DIŞI EYLEMLERLE MÜCADELE ETMEK İÇİN YETERLİ YASAL YETKİLERE SAHİPTİRLER”
Türkiye’nin böyle bir yasal düzenlemeye ihtiyacının olmadığını anlatan Elçi, konuşmasına şöyle devam etti:
“Güvenlik güçleri yasa dışı eylemlerle mücadele etmek için yeterli yasal yetkilere sahiptirler. Türkiye’de bu anlamda yeterli bir yasal alt yapı vardır. Bu nedenle biz özellikle bu dönemde böylesi bir yasal düzenlemenin parlamentodan geçmesini anlaşılmaz buluyoruz. Biz barolar olarak bu yasa ile ilgili demokratik tepkilerimizi en üst düzeyde ortaya koyduk. Çünkü bize göre bu düzenlemenin yasallaşması durumunda demokratik bir hukuk devleti hayali artık sona erecektir.”
“YASA SEÇİMLERDEN SONRA ELE ALINMALIYDI”
Elçi, yasanın seçimlerden sona ele alınması gerektiği de vurgu yaparak, “Bu kadar yaşamsal bir düzenlemenin Türkiye’nin seçim sürecine girdiği bir dönemde yani parlamentonun yenilenme aşamasında olduğu artık milletvekillerinin gün saydığı bir dönemde, halkın demokratik geleceğini ilgilendiren bir bu kadar yaşam bir meseleyi en azında yeni parlamentoya bırakmalarını önermiştik. Çünkü halkın iradesi 7 Haziran’dan sonra yenilenecek. Oluşacak yeni parlamento daha rahat bir ortamda bu önemli meseleyi tartışması gerekiyordu” şeklinde konuştu.