X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Sigarayla Savaş Kanserle Savaştır"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Sigarayla Savaş Kanserle Savaştır"

  • Giriş Tarihi: 3.4.2015 14:18 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53

1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle İHA’ya açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, sigara ile savaşın kanserle savaş olduğunu belirtti. Kaplan, yeni tedavi yöntemlerinin kanser hastalıkları için umut verici olduğuna da vurguladı.
Memorial Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu. Kanserin çağın önemli hastalıklarından ve dünyadaki ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kaplan, önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu vurguladı. Bu nedenle kanserden korunma yolları ve yöntemlerinin önem kazandığına işaret eden Kaplan, tıp dünyasının kanserle ilgili üç ana sebep üzerinde durduğunu vurguladı.
Bunlardan birincisinin ve en önemlisinin sigara olduğunu kaydeden Kaplan, “Tüm kanser hastalarının üçte birini neredeyse sigara oluşturuyor. Kaba bir tabirle ‘sigara girdiği yerden, çıktığı yere kadar zarar veriyor’ diye bir söz kullanıyoruz. Ağız içerisinde, akciğerde, idrar kesesinde, pankreas bezinde ve birçok organda kanser oluşturabiliyor. Bu nedenle sigara ile savaş, içen hastalara bıraktırılması ve toplumun sigaradan uzaklaştırılması çok öneli. Bu anlamda, Sağlık Bakanlığı’nın temiz hava sahası çalışmasını destekliyoruz. Sigara ile savaşmak ve ondan uzak durmak çok önemli. Ayrıca pasif içicilere de dikkat çekmek istiyorum. Sigara içilen ortamlardan uzak durmaya çalışmaları, evde ve kapalı ortamlarda sigara içilmemesi için çaba göstermeleri büyük önem arz ediyor” dedi.
BESLENME ALIŞKANLIĞINA DİKKAT
Diğer bir önemli kanser nedeninin de beslenme alışkanlığıyla ilgili olduğuna anlatan Doç. Dr. Kaplan, şunları kaydetti:
“Bu da önemli bir sebep. Bu durum da kanser hastalıklarının üçte birini oluşturuyor. Aslında böyle baktığımızda sigaradan uzak durmak ve doğru beslenme yöntemlerini uygulamak bizleri kanserden uzak tutacaktır. Yani üçte ikilik bir nedenden uzak tutacaktır. Ayrıca doğru beslenme dediğimizde, yağlı, tütsülenmiş ve ateşe yakın pişirme yöntemleri ile pişirilmiş gıdalardan uzak durmak gerek. Eğer et tüketilecekse haşlanmış etlerin tüketilmesini tercih ediyoruz. Yeşil sebze ve meyveleri bolca tüketmeyi öneriyoruz. Gıdalarımız da mümkün olduğunca cam kaplarda ve soğuk, nemsiz ortamlarda saklanmalı. Özellikle taze sebze-meyveler ile et gibi gıdaları buz dolabında saklamayı öneriyoruz.”
“ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR”
Bunların dışında obezite, fiziksel aktivite azlığı ve çevresel birtakım faktörlerin de çevreye zarar verdiğini aktaran Kaplan, “Tabi tüm önlemlere rağmen kanser gelişebiliyor. Kontrolsüz bir hücre çoğalmasıdır kanser. Ve kanser gelişimini erken saptamamız bizim hayatımızı kurtarabiliyor. Bir takım tarama programları var. Her kanser için fayda sağlamıyor. Özellikle rahim ağzı, meme, kolon, prostat ve akciğer kanserlerinde tarama yöntemleri öneriliyor. Tabi belli bir yaş grubundan sonra. Rahim ağzı için 25, meme kanseri için 40, kolon ve prostat için 50 yaşından sonra taramalar öneriliyor. Bu taramalarda erken teşhis edilmesi durumlunda gerçekten hasta için hayat kurtarıcı olabiliyor” diye konuştu.
“YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ UMUT VERİCİ”
Son dönemlerde hem erken hem de geç evredeki kanser hastalıkları için yeni tedavi yöntemlerinin gündeme gelmeye başladığına da işaret eden Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eskiden kemoterapi ağırlıklı tedaviler kullanılırken, 2000’li yıllardan sonra akıllı tedaviler gündemimize girmeye başladı. Bunlar hem katkı sağladı hem de yan etkilerin azalmasını sağladı. Çünkü bu tedaviler direk kanserin oluşma hedeflerini hedefliyor. Sadece kanser hücrelerini hedef alıyor bu tedaviler. Kemoterapiler ise kanser hücrelerin dışında normal hücreleri de bozduğu için ciddi yan etkilerle hasta mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Birde son dönemde gündemimize gelen aşı tedavileri giderek yaygınlaşmakta. Bazı kanser hastalıklarında bu da bizim için ciddi bur umut olmaya başladı.”