X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Güngiad’dan Bahçeli’ye Çağrı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Güngiad’dan Bahçeli’ye Çağrı

  • Giriş Tarihi: 6.7.2015 12:28 Güncelleme Tarihi: 6.7.2015 13:54

Siyasi sürece ilişkin yazılı açıklama yapan Güneydoğu Genç İşadamları Derneği (GÜNGİAD) Başkanı Hakan Akbal, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çağrıda bulundu. Açıklamada, Bahçeli’nin bir an önce 7 Haziran öncesi psikolojisinden sıyrılmasının beklendiğine dikkat çeken Akbal, “Bahçeli, çözümsüzlük dayatan tavrıyla erken seçimi zorunlu bir seçeneğe dönüştürmektedir” dedi.
GÜNGİAD Başkanı Hakan Akbal tarafından, 7 Haziran seçimleri ve sonrasında gelişen siyasi sürece ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, seçimin iki önemli sonucunun çıktığına dikkat çekilerek, bunlardan birinin, HDP’nin 1980 darbe hukuku mirası olan seçim barajını aşması, diğerinin ise 13 yıllık tek parti yönetiminin sona ermesi olduğu belirtildi. GÜNGİAD’ın, seçimin 13 yıldan sonra Türkiye için bir ihtiyaç halini alan ve birden fazla partiyi birleştiren bir koalisyona yol açma ihtimalini değerli bulduğuna işaret eden Hakan Akbal, “Her geçen gün demokrasiden biraz daha uzaklaşmamızı sağlayan otoriter yönetim biçimine halkımızın onay vermemesi, demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılık ve inancın bir sonucudur. Seçimler neticesinde barajın üstünde kalan dört siyasi partinin koalisyon ve azınlık hükümeti olarak faklı hükümet seçenekleri oluşturma olanağı var. Ancak Sayın Bahçeli’nin, seçim sonuçlarının netleşmesiyle 7 Haziran akşamı yaptığı açıklama hükümet oluşturma seçeneklerinin azalmasına yol açtı” diye konuştu.
“GÖSTERGELER HIZLA DÜŞÜYOR”
Bahçeli’nin seçim meydanlarında yaptığı propaganda konuşmalarının etkisini daha üzerinde atmadan yaptığı genç ergen konuşması ile koalisyon için önemli çözüm seçeneklerini dışarıda bıraktığını savunan Akbal, "GÜNGİAD olarak sandıktan çıkan sonucun ister koalisyon ister azınlık hükümeti olsun, içerisinde güçlü çözümler barındırdığına inanıyoruz. Sandıktan çıkan sonuç, Türkiye’nin olabildiğince en kısa sürede hükümetini oluşturması için yeterlidir. Önümüzde çok kırılgan bir piyasa olduğu ve makro ekonomik göstergelerimizin hızla düşmeye başladığını unutmamamız gerekir. Yaşadığımız çok yıpratıcı faiz tartışmaları ve bu tartışmaların tetiklediği döviz kuru, uzun yılların emeğinin ve kazanımlarının kısa sürede erimesine yol açtı. Özellikle ekonomini genel gidişatı bıçak sırtında iken, deneyimli parti liderlerinin, seçim öncesi ile seçim sonrası psikolojisini birbirinden ayırt edebilmeleri gerekir. Meydanlarda seçmeni heyecanlandıran ve propaganda niyetine sarf edilen sözlerin yerini, seçimden hemen sonra çözüm çabaları almalıdır. Seçim sürecindeki meydan psikolojisinin, hamasetli konuşmaların, karşılıklı restleşmelerin 7 Haziran’da sona erdiğini bütün parti liderleri görmek zorundalar” ifadelerini kullandı.
“BAHÇELİ’Yİ AÇIKLAMALARI NEDENİYLE KINIYORUZ”
7 Haziran öncesinin hamaset dalgasından sıyrılan seçmenin, bugün itibariyle temel beklentisinin meclis aritmetiğinden hükümet üretilmesi olduğunu kaydeden Akbal, “Biz Sayın Bahçeli’nin de bir an önce 7 Haziran öncesi psikolojisinden sıyrılmasını bekliyoruz. Sayın Devlet Bahçeli, çözümsüzlük dayatan bu tavrıyla, erken seçimi zorunlu bir seçeneğe dönüştürmektedir. 7 Haziran günü seçmen demokrasiye olan inancını gösterdi ve yüksek bir katılımla sandığa gitti. Bu süreçte sandığa atılan her bir oy eş değer saygıyı hak eder. Demokrasi, hukuk ve ahlak gereği olarak hiçbir oy diğerinde daha değerli veya değersiz değildir. Bu açıdan Sayın Devlet Bahçeli’nin HDP’yi yok saydıklarını belirten tavrını son derece yakışıksız, kaba ve provokatif bulduğumuzu belirtmek isteriz. 7 Haziran seçimlerinde 6 milyonu aşkın vatandaşımızın oyunu alarak 80 milletvekiliyle parlamentoda temsil edilen bir siyasi partiyi yok saymak, en hafif ifadeyle tam bir nezaketsizliktir. HDP’ye oy veren 6 milyon insan nasıl ki yok sayılamazsa, MHP’ye oy veren 7,5 milyon insan da elbetteki hiçbir şekilde yok sayılamaz. Hiçbir parti liderinin, sayısı 6 milyon değil, 6 dahi olsa hiçbir vatandaşı aşağılamaya hakkı yoktur. Bu nedenle ayrıştırıcı, yok sayıcı, bölücü ve nezaketsiz tavrından dolayı Sayın Devlet Bahçeli’yi kınıyoruz. Daha önce kritik toplumsal olaylarda son derece olgun davranarak, örnek bir kişilik sergileyen Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran öncesinin atarlı ergen havasından sıyrılıp, eski olgun kimliğini hatırlamasını bekliyoruz. Son olarak mecliste grubu bulunan 4 partiye seslenerek, çözüm seçenekleri üzerinde yoğunlaşmaları ve meclis aritmetiği içerisinden bir hükümet modeli geliştirmelerini istiyoruz” dedi.