X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Türkiye ayağındaki prangaları kırıyor'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Türkiye ayağındaki prangaları kırıyor'

  • Giriş Tarihi: 13.2.2013

Türkiye'nin uluslararası arenada artık oyun değiştirici bir aktör olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, büyük ülke hedefine ulaşmak için İmralı süreci sayesinde ayağına takılan prangaları kırdığını söyledi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Uluslararası Libya Konferansı için gittiği Paris yolunda sorularımızı yanıtladı. Davutoğlu, Suriye'den geçerek Cilvegözü sınır kapısında patlatılan araçlarla ilgili, henüz net bilgilerin gelmediğini ancak bunun Türkiye'yi sıcak çatışmaya çekmeye çalışan bir provokasyon olabileceğini söyledi. İki senedir yanı başımızda devam eden iç savaşın etkilerini minimumda tutmaya çalıştıklarını kaydeden Davutoğlu, komşumuzda kaynayan bu savaşa ülkeyi sokmadan ekonomiyi büyütmeye çalıştıklarını dedi. Türkiye'nin mülteci politikasının dünyada takdirle karşılandığını hatırlatan Davutoğlu şöyle konuştu: "Saddam döneminde Irak'taki savaşa müdahil olmadık diye mülteci gelmedi mi Türkiye'ye? Geldi ve çok hazırlıksız yakalandık o zaman. Şimdi çok daha şiddetli bir iç savaş var Suriye'de ancak mülteciler için hazırlıklıyız ve insani yardım konusunda Türkiye üzerine düşeni yapıyor."

TARİH İSYAN EDİYOR

Bakan Davutoğlu, Ortadoğu'da 20. yüzyıl sonrası koloni yapısı ve ulus-devlet yapısı şeklinde bölgenin kamplaşmasına neden olan iki sistemin hüküm sürdüğünü hatırlattı ve şöyle konuştu: "Bölgede tarih, dışarıdan şekillenen siyasi coğrafyaya isyan ediyor. Elbette bir devlet olarak tüm siyasi sınırlara saygı gösteriyoruz. Bölgedeki tüm ülkelerle eşit düzeyde ilişki kuruyoruz ama artık bu bölgede ekonomik ve kültürel karşılıklı bağımlılık ile bu sınırları anlamsızlaştırmanın vakti geldi. Ayrıca Avrupa'nın yaptığı neden dünyanın sadece o bölgesine münhasır olsun? Üstelik bu coğrafyanın birlikte yaşam tecrübesi ve paylaştığı tarih çok daha fazla." Türkiye'nin uluslararası arenada artık bir oyun değiştirici aktör olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Demokrasi, iç barışın sağlanması ve ekonomik kalkınma ile büyük ülke oluruz" dedi. Büyük ülke olmak için Kürt meselesinin çözülmesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, "Suriye ve Irak'taki Kürtlerin sorunlarıyla ilgilenirken kendi içimizdeki sorunları neden çözmeyelim?" dedi. Davutoğlu, İmralı sürecinden sonra başlayan iyimser atmosferin başarılı olması halinde, Türkiye'nin ekonomide, dış politikada önünün açılacağını söyledi. Davutoğlu, "Bu süreç, büyük ülke hedefine ulaşması için Türkiye'nin ayaklarına takılan prangaların kırılmasıdır" ifadelerini kullandı. Türkiye ile ABD ilişkilerinin gündeminin çok geniş olduğunu kaydeden Bakan Davutoğlu, "ABD küresel güç olarak önündeki dosyalara bakınca o dosyalarda Türkiye'nin rol oynadığını görüyor. On yıl önce Türkiye'nin konuşulduğu dosyalar vardı, rol aldığı dosyalar yoktu. Irak'taki rolümüzde ABD'nin operasyonlarına destekle sınırlıydı. Kademeli şekilde dünyada ve bölgede ağırlığımızın arttığı görüldü" şeklinde konuştu. Davutoğlu "Son dönem sorun olan yerlere bir bakın; bütün bunlarda Türkiye olmadan konuşulabilir mi?" sorusunu yöneltti.

ABD İLE TEMELDE MUTABIKIZ

Suriye politikasında ABD ile esasta mutabık olunduğunu hatırlatan Bakan Davutoğlu, yöntemde görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Rejimin meşru olmadığı konusunda ABD ile mutabık kaldıklarını söyleyen Davutoğlu, "Öte yanımızdaki iç savaştan her gün doğrudan etkileniyoruz" dedi.

SURİYE'DEN HIRİSTİYAN AİLE GETİRDİK
"Suriye'de kesinlikle din veya mezhep odaklı politika gütmüyoruz. Suriye'deki iç savaştan kaçan Hıristiyan aileleri de Türkiye'ye getirdik, Midyat'a yerleştirdik. Bir kamp oluşturacak sayıda değillerdi, Midyat'ta Hıristiyan vatandaşlarımız onların hepsine kol kanat gerdi."

KERRY İLE GÖRÜŞEN İLK DIŞİŞLERİ BAKANI
Davutoğlu, geçen ayki Münih Konferansı'nda John Kerry ile yaptıkları görüşmeyi hatırlattı. Kerry Münih'te Davutoğlu'na, "İlk görüştüğüm Dışişleri Bakanı sizsiniz" demiş.

ÇAKIL TAŞINA CEVAP
"Esad niye çakıl taşı atmıyor dedim, savaş kışkırtıcılığı yapıyor dediler. İnsaf diyorum. Ben ne anlatıyorum, siz ne yazıyorsunuz. Ben orada istismara dikkat çektim. Ordunun gücünü dışarı kullanmayıp halkına karşı kullanmasını eleştirdim. İsrail'in fırsatçılığını, Esad'ın halkına zulmetmesini eleştirdim."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.