X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkler savaşın kaderini değiştirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkler savaşın kaderini değiştirdi

  • Giriş Tarihi: 13.8.2013 15:53 Güncelleme Tarihi: 13.8.2013 17:08

Rusya Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Moskova Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü (MGİMO) öğretim görevlisi, emekli diplomat Prof.Dr. Yuri Dubinin, Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı'nın kaderini değiştirdiğini söyledi.

Türkiye'nin Nazi Almanyası'nın yanında yer alarak SSCB'ye saldırmayacağını düşünen Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'nin Türk sınırındaki Kızıl Ordu birliklerini Stalingrad cephesine sevk ettiği, Stalingrad çatışmasının ise savaşın dönüm noktası olduğu belirtiliyor.

Moskova'da üniversite öğrencilerine diplomasi sırlarını anlatan MGİMO akademisyeni, savaş sırasında SSCB'nin Ankara Büyükelçisi Sergey Vinogradov'un Türkiye'nin tutumuyla ilgili doğru analizinin SSCB'in zaferinde önemli rol oynadığını belirtti. Emekli diplomata göre, Sovyet yönetimi Türkiye'nin Kafkaslara saldıracağından endişe ediyordu. Bu nedenle Türk sınırına çok sayıda Kızıl Ordu birlikleri aktarılmıştı.

Rusya Savunma ve Dış Politika Konseyi'in internet sayfasında yer alan değerlendirmede Stalin'in 1942 Sonbaharında Büyükelçi Vinogradov'u acilen Moskova'ya çağırdığını kaydeden Dubinin şu bilgileri veriyor: "Dünya Stalingrad çatışmasını dikkatle izliyordu. Bu çatışmanın sonucu sadece savaşın değil, tüm dünya için önem taşıyacak nitelikdeydi. Türkiye'den acilen Moskova'ya uçakla gelen elçi Vinogradov, Stalin'in yazlık evine getirildi. Politbüro üyeleriyle yemek yiyen Stalin elçiye bir kadeh vodka verilmesini talep etti. Stalin, Vinogradov'a "Elçi iç" dedi. Vinogradov içtiken sonra Stalin, "Elçi söyler misin, Türkiye bize karşı savaş başlatacak mı?" dedi. Vinogradov, "Hayır yoldaş Stalin, savaş başlatmayacak." Stalin tekrar vodka verilmesini talep etti. Elçiye içmesini istedi, elçi içtikten sonra, "Evet, Türkiye bize karşı savaş başlatacak mı?" diye tekrar sordu. Elçi, "Hayır yoldaş Stalin." dedi. Bunun üzerine Stalin, "Pek ala elçi. Dön Ankara'ya. Ama burda üzerine aldığın sorumluluğu unutma." uyarısı yaptı."

Stalin'in emriyle Türk sınırından Kızıl Ordu birlikleri Stalingrad cephesine aktarıldı. Bu birliklerin Sovyetler'in savaşı kazanmasında önemli rol oynağı kaydedildi. Vinogradov'un kendisinden bu olayı dinlediğine işaret eden Dubinin, "Kendisine bu bilgiyi Türk kaynaklardan alıp almadığını sorunca elçi bana dedi: Hayır. Türk yetkililer benimle konuşmalarında çok düzgün şekilde davranıyordu. Türk dışişleri bakanıyla bazen satranç bile oynuyorduk, ama onlar devlet sırlarını benimle paylaşmıyordu. Gizli bilgilere de sahip değildim. Ama Stalin'e verdiğim yanıttan emindim. Sadece bu Türkiye ve Türk yöneticilerinin tüm eğilimlerinden çıkardığım sonuçtu. Zaman zaman bu, herhangi bir gizli bilgilerle tanışmaktan daha önemli." dedi.

Vinogradov daha sonra Stalin'in talimatıyla Sovyetlerin en önemli madalyalarından Lenin Nişan'yla ödüllendirildi.

kalan karakter 1000

karaman70 karaman70

Almanlar savaşı kazanma şansını Moskova'da kaybettiler. Stalingrad'da mağlubiyetleri tescillendi.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 14.08.2013 03:00
bayram bayram

Zaten Turkiye'nin başındakiler o kadar strateji bilselerdi, egedeki adaları bırakmazlardı masada.

Aynı Görüşte misiniz?
evet3
hayır0
cevapla 14.08.2013 01:24
hasan hasan

dawn34 taksim meydanındaki cumhuriyet anıtında halk diliyle Atatürk anıtındaki kişilerin kim olduğunu istersen bir araştır, neden o anıttalar bir kaç orjinal belgeden oku, sana yardımcı olabilir.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 13.08.2013 21:53
soul soul

1. dünya savaşında da rusya avrupa devletlerinin türkiyeyi yenip rusyayı da almasından korktuğu için türkiyeden çekilmişti, onlarda anlamışlardı güçlü bir Türkiye demek rusyanın da güçlü olması demektir..

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 13.08.2013 19:20
saffet saffet

eferin

Aynı Görüşte misiniz?
evet19
hayır8
cevapla 13.08.2013 17:26

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.