X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Esad kırmızı çizgiyi 6 kez aştı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Esad kırmızı çizgiyi 6 kez aştı

  • Giriş Tarihi: 23.8.2013

Geçen yıl Suriye'yi "kimyasal silah kırmızı çizgimizdir" diyerek uyaran ABD Başkanı Obama, Esad'ın son katliamı karşısında zor durumda kaldı. Esad bir yılda, sonuncusu en vahşice olmak üzere sivillere 6 kez kimyasal silah kullandı

Suriye'nin başkenti Şam'ın Doğu Gotta bölgesinde önceki gün düzenlenen kimyasal saldırının, ABD Başkanı Barack Obama'nın geçen yıl 20 Ağustos'ta yaptığı "Kimyasal silah kırmızı çizgimizdir" açıklamasının yıldönümüne rastlaması, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın uluslararası toplumla dalga geçtiği yorumlarına neden oldu. 20 kişilik bir gruptan oluşan Birleşmiş Milletler (BM) görevlilerinin de kimyasal silahlar için araştırma yapmak üzere ülkede bulunduğu sırada meydana gelen saldırı, Esad rejiminin gözünü kırpmadan sivillere nasıl saldırabildiğini de bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD TOPU BM'YE ATTI

20 Ağustos 2012'de Suriye'nin kimyasal silah kullanma olasılığına dair konuşan ABD Başkanı Obama, kimyasal silahın kırmızı çizgi olduğunu belirterek, bu konuda çok net olduklarını kaydetmişti. Obama şu sözlerle Esad'ı uyarmıştı: "Kimyasal silahların yerini değiştirir veya kullanırsanız bu ABD için kırmızı çizgilerin aşılması anlamına gelir ve bedeli çok ağır olur. Çünkü böyle bir adım ABD için bütün dengelerin bozulması anlamına gelir." Önceki gün yaşananla birlikte, Obama'nın tehdidinden bu yana sonuncusu en acımasızca olan toplam 6 kimyasal saldırı gerçekleştiren Esad yönetimi, Washington'ı da zor durumda bıraktı. Saldırının kanıtlarının ortaya çıkmasından sonra, görüntülerin teyit edilmeye çalışıldığını açıklayan Beyaz Saray, topu BM görevlilerine attı. Sözcüsü Earnest, Esad rejiminin zaten ülkede bulunan BM uzmanlarına saldırının yaşandığı alanda inceleme izni vermesi gerektiğini söyledi.

BEYAZ SARAY ZORDA

Gazetecilerin ısrarlı soruları karşısında zor anlar yaşayan sözcü, Mısır'dan sonra Suriye'de de duyarsız hareket edildiği eleştirisiyle karşılaştı. "Derin hayal kırıklığı yaşıyoruz. Obama yönetiminin zayıf olduğu algısı var, bunu açıklayabilir misiniz?" sorusu karşısında bunalan Earnest, "ABD, çeşitli sebeplerle bu ülkelerdeki sorunların çözümünde uluslararası çabaların bir parçası olmak zorunda. Uluslararası kamuoyuyla birlikte hareket ederek ilerlemek istiyoruz" dedi. Başkan Obama'nın istihbarat birimlerine acil biçimde kendi araştırmalarını yapma talimatı verdiğini kaydeden ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki de "Şu anda kimyasal silah kullanımını kesin olarak tespit edemiyoruz" dedi. ABD basını ve Cumhuriyetçi kanat da Obama yönetiminin Suriye politikasını şiddetle eleştirdi. Ülkenin en önemli gazetelerinden Washington Post'un dün yayımlanan başmakalesinde, Obama pasif davranmakla suçlandı. Beyaz Saray'dan yapılan 'derin kaygı' duyulduğuna dair açıklamaların yetersiz olduğu savunulan makalede, Obama'nın, "ABD, Suriye halkına karşı kimyasal silah kullanımına müsamaha göstermeyecektir" sözleri hatırlatıldı. Suriyeli muhaliflerle yakın temasta olduğu bilinen Cumhuriyetçi Senatör John McCain de, Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Esad için kimyasal silah kullanmanın ve kırmızı çizgiyi geçmenin herhangi bir önemi yok" dedi. Senatör Bob Caset de kırmızı çizginin bir kez daha aşıldığını kaydederken, Kongre üyelerinden Steve Stockman, "Kitle imha silahlarını kullanmalarını önlemek için, Suriye'nin bazı uçaklarını devre dışı bırakmalıyız" teklifinde bulundu.

SURİYE'DEN İNCELEMEYE RET

Beyaz Saray'ın, BM uzmanlarının kimyasal saldırı alanında inceleme yapması teklifine dün Şam yönetiminden ret cevabı geldi. Esad rejiminin, uzmanların bölgeye erişimine izin vermediği kaydedilirken, rejim muhalifleri suçlamayı dün de sürdürdü. İngiliz The Guardian gazetesi, kimyasal saldırıdan sağ ve yaralı olarak kurtulan bazı kişilerle yaptığı görüşmeleri sayfalarına taşıdı. Görgü tanıkları, saldırının gece yarısından sonra saat 3 sularında başladığını kaydederek, insanların çoğunun katliama uykularında yakalandığını anlattı. Özellikle çocukların hayatlarını hemen kaybettiğini belirten tanıklar, binden fazla insanın saniyeler içinde öldüğünü açıkladı.

ÖLÜ SAYISI 1700
Önceki sabah erken saatlerde gerçekleştirilen kimyasal saldırının ardından, ölü sayısı da gittikçe artıyor. Muhalif kaynaklar, ilk gün bin 118 olarak açıkladıkları kurban sayısını dün bin 700'e çıkardı. Halen ağır yaralı olan bazı kişilerin de hayatını kaybetmesi durumunda bu sayının daha artabileceği belirtildi.

'MÜDAHALE KAÇINILMAZ'
Saldırının boyutlarının ortaya çıkmasından sonra, uluslararası kamuoyu Esad rejimini kınadı. Türkiye başta olmak üzere, aralarında İngiltere, Fransa, Güney Kore, Lüksemburg, Katar ve İsrail'in de bulunduğu çok sayıda ülke korkunç saldırıya sert tepki gösterdi. Olayla ilgili en sert tepki ise Fransa'dan geldi. Bir televizyon programında konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, kimyasal saldırının kanıtlanması durumunda müdahalenin kaçınılmaz olacağını belirtti. İngiltere Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, masumları korumak için hiçbir seçeneğin dışlanmadığı vurgulanırken, İsrail İstihbarat Bakanı Yuval Steinitz, dünyayı Suriye konusunda iki yüzlü davranmakla suçladı. Olayların başlangıcından bu yana Esad rejimine desteğiyle bilinen İran ise, saldırının arkasında Esad'ın bulunmadığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, "Saldırının arkasında Şam hükümetinin olması imkansız" dedi. Öte yandan dünyadan saldırıya tepki yağarken Birleşmiş Milletler, kimyasal silah iddialarının incelenebilmesi için Suriye hükümetinden izin istedi. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Eduardo del Buey, "Suriye hükümetine izin için resmi başvuru yapıldı. Bir an önce olumlu cevap bekliyoruz" diye konuştu.

kalan karakter 1000

kaankara kaankara

suriyede elinikolunu sallayan terörist geziyor.kimyasalı esadın attıgını kullandıgınıu nereden biliyorsunuz.adamı bende sevmem ama yargısız infaz yapmayın.

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır8
cevapla 23.08.2013 06:47

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.