X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ABD'den Saddam'a kimyasal destek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ABD'den Saddam'a kimyasal destek

  • Giriş Tarihi: 27.8.2013

Foreign Policy dergisinin ele geçirdiği CIA belgelerine göre, İran-Irak Savaşı'nda Irak'ın kimyasal silahlarla İran hedeflerini vurması için ABD doğrudan yardım etmiş

Eylül 1980 ile Ağustos 1988 arasında Irak'ın İran'la olan savaşında Saddam Hüseyin'in ABD desteğiyle kimyasal silah kullandığı ortaya çıktı. Amerikan Foreign Policy dergisinin gizliliği kaldırılan CIA belgelerinden öğrendiğine göre, ABD 1983'ten itibaren Saddam'ın İran ordusuna karşı kapsamlı bir şekilde kimyasal silah kullandığını biliyordu ancak Irak'ın savaşı kazanmasına yardımcı olacağı gerekçesiyle göz yumdu. ABD istihbarat kaynakları 1987'de, İran'ın Basra bölgesinde Irak mevzisindeki bir boşluktan yararlanıp büyük bir taarruza geçeceğini öğrendi. Askeri uzmanlar İran'ın 1988 baharında yapacağı taarruzun Basra'yı ele geçirip savaşı kazanmasına neden olacağı sonucuna varan bir rapor hazırladı. Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagon raporu okuduktan sonra üstüne Savunma Bakanı Frank C. Carlucci'nin görmesi için not düştü: "İran'ın zaferi kabul edilemez." O dönemde Bağdat'ta ABD Büyükelçiliği'nde askeri ateşe olan Emekli Albay Rick Francona Foreign Policy'ye, "Iraklılar bize kimyasal silah kullanacaklarını söylemedi. Söylemeleri de gerekmiyordu. Biz zaten biliyorduk" dedi. Irak'a, İran birliklerinin yeri ve hareketleri, önemli lojistik merkezlerin konumları ve hava savunma sistemlerinin kapasitesi konusunda ayrıntılı bilgi vermeye başladı. Francona bu bilgileri, Irak hava kuvvetleri tarafından kullanılabilecek "hedef paketleri" olduğunu söyledi. Belgeler Irak'ın Basra bölgesinde 4 ayrı taarruza geçtiğini ve her taarruzdan önce sarin gazı dolu kapsüllerin cephelere gönderildiğini gösteriyor. Irak'ın zaferi sayesinde İran savaşı bitirmek için müzakere masasına geçmesine neden olmuş. Francona, ABD'li yetkililerin bilgi paylaşımının sonuçlarından oldukça mutlu olduğunu ve yaşadığı kayıplar yüzünden İran'ın bahar taarruzunu yapamadığını söyledi.

kalan karakter 1000

nurimertli nurimertli // İSTANBUL

Herkes bir gün ne ektiyse onu mutlaka
biçeçektir.bu hep böyle olmuştur.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 27.08.2013 14:06
Denizlerin Mahkumu Denizlerin Mahkumu

Türkiye doğruyu yapsın yeter! Yalana,çifte standarda bizim medeniyetimiz uymaz.batının iki yüzlülüğünü taklit etmek,alkışlamak ,doğrusu buydu demek, iğrençliktir. Türkiye yeter ki doğru yerde dursun,doğru olsun.......Kazanan biz ve insanlık olacaktır...Allah c.c. doğruların yardımcısır...

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 27.08.2013 13:31
fvz fvz

bütün bunların türkiyenin bugünkü diplomatik ilişkilerinde ibret-i alem olması gerekmiyor mu? Türkiye ve ABD birbirini sevmek zorunda değil.hatta nefret de edebilirler. ama 2 tarafın ortak stratejik çıkarları farklı bir tutum alınmasını yada aynı tutumun diplomatik bir formasyona içine alınmasını gerektiriyor. haklılığın ötesinde gücünün ve olabileceğin sınırlarını tartmak gerek. olması gerekeni hepimiz biliyor ve istiyoruz onda gönüller bir zaten.

Aynı Görüşte misiniz?
evet4
hayır1
cevapla 27.08.2013 06:21

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.