X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Taht oyunları...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Taht oyunları...

  • Giriş Tarihi: 24.9.2013

Almanya'da seçimden kesin zaferle çıkan Merkel'in, yüzde 26'yı bulan Sosyal Demokratlar'la koalisyona gitmesi en ağır basan senaryo... Nitekim Merkel de istikrar istediklerini ve azınlık hükümeti kurmayacaklarını açıkladı

Almanya'da pazar günü yapılan genel seçimlerin ardından Başbakan Angela Merkel ülkeyi 4 yıl daha yönetmeye hak kazanırken, gözler kurulacak yeni hükümete çevrildi. Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Merkel'in partisi Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU), oyların yüzde 41'ini aldı ve 630 sandalyeli Alman Parlamentosu Bundestag'da salt çoğunluğu elde etmeyi 5 milletvekili ile kaçırdı. CDU (İlk sonuçlara göre elde ettiği milletvekili sayısı 311), 2009 seçimlerine göre desteğini yaklaşık yüzde 8 artırdı. Ülkedeki hâkim beklenti, partisinin üstün konumunu kullanarak mümkün olan en geniş destekli hükümeti kurmak isteyen Angela Merkel'in ikinci parti konumundaki Sosyal Demokratlar'la geniş bir koalisyon kurması. 63 sandalyeye sahip Yeşiller de hükümet senaryolarındaki bir diğer aktör.

MERKEL: ÖNCELİK İSTİKRAR

Eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'in "Avrupa'nın en uzun süre iktidarda kalan lideri" unvanını elinden almaya hazırlanan Angela Merkel'in, koalisyon için Sosyal Demokrat Parti SPD'nin kapısını çalabileceği belirtiliyor. Nitekim SPD Genel Başkanı Peer Steinbrück, dün kendilerine CDU'dan gelecek bir koalisyon görüşmesi davetini geri çevirmeyeceklerini vurguladı. 3'üncü kere seçilen Şansölye Merkel de dün bir açıklama yaparak, ülkenin istikrarı için geniş bir koalisyon kurmaktan yana olduklarını ve azınlık hükümeti düşünmediklerini kaydetti. Merkel, istikrarlı bir hükümet kurmayı amaçladıklarını ve bunun için görüşmeleri yürüteceklerini vurgulayarak, SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel ile telefonda görüştüklerini söyledi. Merkel koalisyon görüşmelerinde Yeşilller'e de kapıları kapatmadı. CDU ile SPD'nin hükümeti kurmak konusunda anlaşmaları halinde, yeni Merkel kabinesinin Bundestag'daki destek oranı 630'da 503 sandalyelik rekor bir sayıya ulaşacak. Seçim kampanyası döneminde vergilerin artırılması gibi halkın hiç rağbet etmeyeceği konuları gündeme getiren Yeşiller Partisi ile SPD'nin kuracağı bir koalisyona dışarıdan destek sağlanması ise Almanya'da dile getirilen bir diğer hükümet seçeneği. Ancak Angela Merkel gibi güçlü bir figürün devre dışı bırakılabilmesi ihtimali neredeyse yok. Başbakan Angela Merkel'in iktidar ortağı liberal eğilimli Özgür Demokrat Parti'nin (FDP) yüzde 4.8 oranında oy alması ve baraj altında kalması, muhtemel koalisyon hükümetiyle ilgili bütün hesapları değiştirdi. 1949'dan bu yana en kötü seçim sonucunu elde eden FDP yetkilileri, yaptıkları açıklamayla yenilgiyi kabul ederek özeleştiri yapılacağını kaydetti. FDP, 2009 seçimlerinden bu yana oylarının yüzde 10'unu kaybetmiş oldu. Bu durumda, parti içinde Merkel'le koalisyona girmenin bedelinin seçim barajının altında kalmak olduğu yorumları yapılıyor.

SDP'NİN HAYAL KIRIKLIĞI

Merkel'in seçimlerdeki en büyük rakibi Sosyal Demokrat Parti'nin sadece yüzde 2'lik bir artış kaydederek 192 milletvekili elde edebilmesi, muhalefet cephesinde hayal kırıklığı yarattı. SDP'nin kendisine en yakın gördüğü siyasal hareket Yeşiller'in yüzde 8.4'te kalması da birlikte koalisyon kurarak Angela Merkel'i saf dışı etme planları da rafa kalktı. 2011'de Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunaminin ardından hızlı bir şekilde Almanya'nın nükleer faaliyetten vazgeçmesine karar veren Angela Merkel hükümeti, bu tavrıyla Yeşiller Partisi'nin temel politikalarından birini elinden almıştı. Yeşiller'in, Merkel'in kuracağı ve SPDnin dışarıda kalacağı dar katılımlı bir koalisyon hükümetine katılmaya istekli oldukları da kulisler de konuşuluyor.

EKONOMİNİN ZAFERİ
Angela Merkel, 2005'te ilk kez başbakan olduğunda, 3 dönem seçilebileceğine kimseler ihtimal vermiyordu. Zira bunu başarabilen yalnızca 1949-1963 yılları arasında Hırıstiyan Demokrat Parti'den Konrad Adenauer ve 1982-1998 arasında 16 yıl başbakan kalarak tarihe geçen Helmut Kohl olmuştu. Ancak Merkel'in başarısı tesadüf değil. "Kohl'ün kızı", Hırıstiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) içinde adı usulsüz bağış skandalına karışan Kohl'ün yerine aday olduğunu yazdığı bir gazete makalesi ile gösterdi ve kısa süre sonra partinin genel başkanı olmayı başardı.

PARTİYİ BAŞTAN YARATTI
Merkel'in iktidar konusundaki önsezileri, taktik hamleleri ve uyum sağlama mahareti onu Almanya ve Avrupa'da dönemin en önemli siyasetçilerinden biri yaptı. Almanların hayranlıkla baktığı Anglo-Sakson dünyasında Merkel, dünyanın en güçlü kadını olarak görülüyor. Avrupa'nın ekonomik ve mali krize karşı mücadele verdiği dönemde, euroyu kurtarma politikalarının sembol karakteri oldu. Angela Merkel, partisi CDU'da kalıcı değişikliklere imza attı. Askeri hizmet zorunluluğu, nükleer enerji ve klasik aile anlayışı, Hırıstiyan Demokrat siyasetinin merkezindeki konulardı Merkel öncesine kadar... 2011'de nükleer enerjiden çıkışı kabul eden Merkel, tüm bunların değişmesine önayak oldu. Şansölye, özellikle genç seçmenlerin beğenisini topluyor. Nitekim 18 yaş altı gençler arasında CDU birinci sıraya yükseldi. Merkel bu noktaya gelene kadar, özel hayatını kamuoyu ile biraz daha fazla paylaşmak zorunda kaldı, örneğin ölçülü dekolteli kıyafetlerle objektiflere poz verdi. Eşi Joachim Sauer'in torunları ile çekilmiş fotoğrafları da basına yansıdı. Fakat Merkel'in aile hayatına ilişkin ayrıntılar gizliliğini hâlâ koruyor. Tek bilinen, eşiyle birlikte Berlin'in tarihî kesiminde, eski tarzda bir evde yaşadığı ve boş zamanlarını genellikle Berlin ile Baltık Denizi arasındaki Uckermark'ta geçirdiği.

SON 20 YILIN İŞSİZLİK REKORU
Uzmanlara göre de Alman hükümetinin son zamanlardaki ekonomik başarısı, Merkel'in tarihi zaferinde en etkili faktör. Alman ekonomisi, euro bölgesindeki krize rağmen son 3 yılda büyümeye devam etti. Ağustosta yüzde 6.8 olarak hesaplanan işsizlik oranı, son 20 yılın en düşük seviyesi... Halkın yüzde 58'i de CDU/CSU'nun ekonomi politikalarını desteklerken, yüzde 51'i, CDU/CSU'nun etkili bir istihdam politikası yürüttüğünü düşünüyor. Seçmenlerin yüzde 40'ı ise sırf Merkel'i destekledikleri için oy verdiklerini ifade etti. Seçmenlerin yüzde 84'ü Merkel'in Almanya'yı uluslararası arenada çok iyi temsil ettiğini düşünüyor. Deutsche Welle Türkçe -


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.