X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Türkiye ve ABD ilişkileri hiç olmadığı kadar güçlü"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Türkiye ve ABD ilişkileri hiç olmadığı kadar güçlü"

  • Giriş Tarihi: 16.12.2013 13:50 Güncelleme Tarihi: 16.12.2013 16:00

Forbes’de bir makale kaleme alan risk uzmanı Jonathan Friedman, 10 yıl öncesine kıyasla ABD ve Türkiye ittifakının çok daha sağlam temeller üzerine oturduğunu ve Türkiye’nin bağımsız dış politika arayışlarına rağmen ortak değerlerin iki ülkeyi birbirinden ayrılmaz bir konuma getirdiğini yazdı.

Friedman, "Türkiye'nin Çinli bir firmaya füze savunma sistemi ihalesini veriyor görünmesi ABD'de yine Türkiye ile ilgili şüpheler yarattı. Fakat bu şüpheler 10 yıllar öncesine ait. Her şeyden önce Türkiye artık yabancı yardıma muhtaç zayıf bir ülke değil. Soğuk Savaş'ın SSCB tehlikesi ortadan kalktı. Muhafazakar AK Parti'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve gelmesiyle ülke siviller tarafından yönetilmeye başlandı. Bu dinamikler Türkiye'yi küresel ilişkilerde daha bağımsız yaptı. Bu durum Ankara'daki generalleri arayarak politika dikte eden ABD'deki bazılarını rahatsız edebilir. Fakat şu anki ilişki daha sağlıklı, daha uyumlu ve uzun süreli çıkarlara dayalı. Kısacası her zamankinden daha güçlü" dedi.

Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin politik hesaplamalarının kendinden önceki askeri liderlerden farklı olduğunu söyleyen Friedman, "O ve danışmanları daha büyük kazançlar peşinde, mesela İran'la nükleer bir anlaşma gibi kumarlar oynamaya daha istekli. Erdoğan'ın uluslar arası medya ve finansı komploculukla suçladığı teorileri Türk kamuoyunu tatmin ediyor fakat onun dış politika kararları "devlet aklından" kopuk değil. Türkiye büyük ölçüde demokratik bir ülke ve uluslar arası ticarete dayalı serbest piyasa ekonomisi olarak kaldığı sürece çıkarları ABD ile çakışacaktır." şeklinde yazdı.

TÜRKİYE ABD'NİN ELİNDEKİ TEK SEÇENEK

Türkiye'nin ABD ile Suriye'de benzer bir amaç edindiğini, Irak'ta Batı destekli Kürtlere olumlu yaklaşırken Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterdiğini, Erdoğan'ın Mısır'a 2011'de yaptığı ziyarette tepki çekmeyi göze alarak seküler bir anayasa çağrısı yaptığını ve Mısır'daki darbeyi haklı bir şekilde eleştirdiğini yazan Amerikalı yazar, "Türkiye tüm bunlar ile birlikte radikal İslamcılığa karşı ABD'nin elindeki tek seçenek ve değiştirilemez ortaktır" dedi.

Friedman şöyle devam etti: "Türkiye modeline bügünlerde daha az referans verildiğini görüyor olabiliriz. Fakat bölgedeki dinamikler otokratlardan popüler halk hareketlerine kaydıkça Türkiye bölgede İslami demokrasi konusunda öne sürülebilecek tek örnek. Davutoğlu'nun yayınlanan son makalesinde belirttiği gibi iki ülkenin otokrat rejimlere karşı mücadele eden halk hareketlerine verdiği destek ortak çıkarlarını özetliyor. Türkiye'nin ABD ile her konuda uyuşamaması yeni değil. Türkiye 1975'te NATO'da Siyonizmin bir tür ırkçılık olarak kınanması yönünde oy kullanmış, NATO üyesi olarak Kıbrıs meselesinde Yunanistan ile kavgaya tutuşmuştu. Erdoğan dönemindeki en büyük fark ise Türkiye'nin yakın çevresine artık sadece tehdit olarak değil, fırsat olarak da yaklaşmasıdır.

TÜRKİYE ASKERİ DARBELER İLE ANILAN BİR ÜLKEYDİ

Türkiye pek çok konuda çıkarlarının ABD ile çakıştığını gördü. Batılılar Erdoğan'ın İstanbul Taksim'deki protestoculara karşı uyguladığı baskı ve otoriter eğilimleri konusunda endişelenmekte haklı. Fakat yine eski rejimde Türkiye'nin askeri darbeler ülkesi ve Geceyarısı Ekspresi ile anıldığı unutulmamalı. Türkiye o zamanlarda işlevsizlik ülkesiydi.

Türkiye'nin Çin'le silah anlaşması yapmak istemesinin arkasında iç politika ve teknolojik gereklilikler var. Erdoğan kendi Türk savunma sanayini yaratmak istiyor ve savunma sanayindeki AK Parti karşıtı çevreleri değiştirmek istiyor. Erdoğan Çinlileri Batılı ülkelerin çok ihtiyaç duyulan kritik önemdeki teknoloji transferini yapmaktan kaçındıkları için tercih etmedi. Erdoğan'ın diğer kararlarında olduğu gibi bu da diplomatik olmayan ve sert bir yöntemdi. Fakat geri alınması oldukça mümkün.

Çin'in bölgedeki kendi görünür kılması onun burada güçlü olduğunu da göstermiyor. Washington'un Suriye konusundaki u dönüşü Erdoğan'ı kızdırdı. Riyad ABD'nin Mısır ve Tunus'taki halini görerek müttefikliğinin değerini sorguluyor. Kahire ABD yardımları konusundaki belirsizlikten sıkılarak körfez ülkelerine bakmaya başladı. Çin bu durumda alternatif güvenlik ortağı olarak kendini sunmaya çalışıyor.

Türklerin de çok çabuk göreceği gibi ABD'ki savunma sistemlerini değiştirmek daha büyük maliyetler doğuracak. Çin'in İran'la yakınlığı ve Suriye rejimine verdiği destek bölgedeki Sünnileri kendisine yabancılaştırıyor. Çin bu sırada kendi ülkesindeki Müslümanlara uyguladığı baskı ile evrensel bir şekilde popüler olmaktan bir hayli uzak. ABD'nin bölgedeki popülaritesi dip yaparken bölgenin elitleri de Mandarin öğrenip Çin üniversitelerine gitmiyor. Washington'ın yumuşak gücü hala rakipsiz görünüyor.

ABD Türkiye'yi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya değil. İttifak 60 yıllık kültürel ve devamlı ortak çıkarlara dayanıyor. Türkiye'nin liderliği değişti ve istikrarı, demokrasiyi ve serbest ticareti destekleyen çıkarları hiç olmadığı kadar Batı destekçisi durumda. Gerçekten de Irak'a yapılacak Amerikan müdahalesini reddeden Türkiye, şu anda Suriye'de bir müdahalede bulunulmasını savunuyor. Türk-Amerikan ortaklığı ayrılmaz bir durumda. Çöküş dedikoduları bir kez daha, oldukça abartılı.

kalan karakter 1000

ahmet boyacÄÂÆahmet boyacÄÂÃâ€

ABD li freedman doğru söylüyor Türkiye başbakanı gibi bir BOP projesi eş başkanını bulmuşlar bu zat görevde iken ABD Türkiye ilişkilerinde kesinlikle bir sıkıntı olmaz.füzriele de çinden alması bu işten kendisine bir pay çıkmamasından olsa gerek diye düşünüyoruz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 17.12.2013 23:54
KALEM KALEM

AZİZ MİLLETİMİZ İYİ ŞEYLER YAPTIKÇA
HALK İSTEDİKÇE MEMLEKETİMİZ GELİŞECEK
AH BİDE HERŞEYİ SORUN ETMESEK

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 16.12.2013 16:27

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.