X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kalaşnikof'un yaratıcısı öldü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kalaşnikof'un yaratıcısı öldü

  • Giriş Tarihi: 23.12.2013 20:28 Güncelleme Tarihi: 23.12.2013 20:47

Dünyada en yaygın şekilde kullanılan silahlardan Kalaşnikof tüfeğinin mucidi emekli Rus asker Mihail Timofeyeviç Kalaşnikof, 94 yaşında öldü.

Türkiye'de yaygın olarak AK-47 veya "keleş" olarak bilinen ve birçok serisi bulunan Kalaşnikof tüfeği, basitliği ve bakımının kolaylığı sayesinde dünya çapında tıklayın yaygınlaştı.

Ölüm haberini Rus haber kuruluşları duyuruyor.
İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı savaşan Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu saflarındayken tasarladığı piyade tüfeği Kalaşnikof'a ün ve yüksek rütbe kazandırdı.

Mihail Timofeyeviç Kalaşnikof, hem Sovyetler Birliği hem de birliğin dağılmasının ardından kurulan Rusya Federasyonu tarafından çeşitli ödüllere layık görüldü.

PARA KAZANDIRMADI

Mihail Kalaşnikof'un icadı olan otomatik tüfek dünyaca tanınan bir marka oldu. Onlarca ülkenin ordusu bu silahı kullandı, hatta birçok ülkenin bayrağına kadar girdi.

Kısaca AK-47 adıyla bilinen bu silah ayrıca dünya çapında 'devrimin simgesi' haline geldi. Angola'dan Vietnam'a, Cezayir'den Afganistan'a kadar birçok ülkede savaş alanında kullanıldı.

Filistinli gruplar bu silahı yoğun bir şekilde kullanırken Usame Bin Ladin'in elinde bile görüntülendiği oldu.

Kalaşnikof sadeliği, ucuza mal olması, çok nadiren tutukluk yapması ve savaş alanında bakımının kolay olması nedeniyle dünyada en yaygın kullanılan saldırı silahı oldu.
Ancak silahın muciti olan Mihail Kalaşnikof, Rusya'da ismi şereflendirilmiş olmakla birlikte bu silahtan para kazanmadı. Bir defasında, "çim biçme makinası icat etmiş olsaydı daha fazla para kazanmış olacağını" dile getirmişti.

Kalaşnikof, 10 Kasım 1919'da Altay bölgesindeki Kurya köyünde çiftçi bir ailenin 18 çocuğundan biri olarak doğdu. Çocukların sadece 6'sı yaşadı.
'Avtomat Kalashnikova'

1938'de Kızıl Ordu'ya katıldı. Tasarım becerisini Sovyet tanklarının silah ve ekipmanlarının etkinliğini arttırmak amacıyla kullandı.
Ekim 1941'de komutası altındaki tanka Alman havan topu isabet etmesi sonucu yaralanınca silah tasarımlarına başladı.

Alman ordusu, klasik tüfeğin isabet gücü ile hafif makinalı tüfeğin ateşleme gücünü birleştiren bir saldırı silahı geliştirmekle meşguldü.
Sovyet ordusunun elindeki silahlar Alman silahlarından geriydi.
Kalaşnikof hastanede yatarken bir asker yaklaşıp Sovyet ordusunun neden Almanlarınkine eşdeğer bir silah geliştiremediğini sordu.
"Böylece asker için makinalı tüfek tasarımı yaptım." diyordu Kalaşnikof, "Avtomat Kalaşnikova, yani Kalaşnikof'un otomatik silahı adını verdik."
İlk tasarımlardaki eksikler de nihayet 1947'de giderilince bugün AK-47 olarak bildiğimiz model ortaya çıkmış oldu.

'AMACIM, YURDUMUN SINIRLARINI KORUMAKTI'

Sovyet ordusu yeni silahı 1949'de kullanmaya başladı. Mihail Timofeyeviç Kalaşnikof'a bu ürününden dolayı Stalin Ödülü, üç Lenin Nişanı ve Sosyalist Emek Kahramanı ödülleri verildi.

1949'dan sonra yaşamını sürdürdüğü İzhevsk kenti 1987'de Kalaşnikof'u fahri vatandaşı ilan etti. 75. yaş gününde ise eski CUmhurbaşkanı Boris Yeltsin onu tümgeneralliğe yükseltti.

Fakat tasarımını yaptığı AK-47 silahının basitliği onu kolay kopyalanabilir kıldığı için Kalaşnikof bu işten büyük bir maddi kazanç sağlamadı.
83 yaşında iken, bir Alman şirketi, hisselerinin yüzde 30'u karşılığında Kalaşnikof ismini bir dizi üründe kullanmak üzere satın aldı.

Yine de Kalaşnikof'un adı AK-47 ile anılmaya devam edecek. Kalaşnikof, bu silahla ölen çok sayıda insana karşı sorumluluk kabul etmediğini şu sözlerle açıklıyordu:

"Amacım, yurdumun sınırlarını koruyacak bir silah üretmekti. Birçok sorunlu bölgede Kalaşnikof kullanılması benim hatam değil. Suç tasarımcıda değil, bu ülkelerde uygulanan politikalardadır."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.