X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yunanca İslam' dersi endişe yaratıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yunanca İslam' dersi endişe yaratıyor

  • Giriş Tarihi: 11.10.2014 12:13

Batı Trakya’da, Türk Azınlığın tepkilerine rağmen, “240 İmam Yasası” çerçevesinde hayata geçirilen “Yunanca İslam dini dersi” uygulaması, huzursuzluk ve endişeye neden oluyor.

Batı Trakya'da, Türk Azınlığın tepkilerine rağmen, "240 İmam Yasası" çerçevesinde hayata geçirilen "Yunanca İslam dini dersi" uygulaması, huzursuzluk ve endişeye neden oluyor.

Yunanistan'da 2007'de kabul edilen ve 2013'te getirilen ek düzenlemenin ardından uygulanmaya başlanan yasa uyarınca, devlet okullarındaki azınlık mensubu öğrencilere "Yunan dilinde İslam dini dersi" uygulaması aşamalı olarak uygulanıyor.

Alınan bilgiye göre, Batı Trakya'da geçen yıl devlet okullarında eğitim gören Türk azınlık mensubu öğrencilere din dersi vermek ve Kuran-ı Kerim öğretmek üzere "Kutsal Öğretmen" (İerodidaskalos) adı altında 85 kişi atanırken, bu sayının 2014-15 eğitim yılında 150'ye çıkarılacağı belirtiliyor.

Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif AA'ya yaptığı açıklamada, tüm tepkilere rağmen Atina hükümetinin uygulamakta ısrar ettiği "240 İmam Yasası" ve bununla ilişkili olarak Türk azınlığın eğitim sorunuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Müftü Şerif, devlet okullarında okuyan azınlık çocuklarının İslam dini dersinin Yunanca yapılmasından büyük rahatsızlık duyduğunu ancak gidecek başka okulları bulunmadığı için kabullenmek zorunda kaldığını söyledi. Yunan devletinin azınlığın kabul etmediği uygulamaları, dışa karşı azınlık istiyormuş şeklinde yanlış olarak yansıtmaya çalıştığını belirten Şerif, "Yunan devleti, azınlığın istemediği uygulamaları ters aynadan göstererek azınlık istiyor gibi yansıtmaya çalışıyor. Oysa durum tamamen farklı. Devletimiz azınlığın ihtiyaçları doğrultusunda anlaşmalar gereği bölgede yeni okullar açarak soruna yardımcı olmak yerine tek taraflı dayatmalarda ısrar ediyor" dedi.

"Çocuklara baskı ve şantaj yapılıyor"

Müftü Şerif, devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulan Yunanca din dersine girmeleri için Türk çocuklara baskı ve şantaj yapıldığına dair duyumlar aldığını belirtti. Bu durumun Türk azınlık içerisinde büyük sıkıntı yarattığını ancak yapacak fazla bir şey bulunmadığını ifade eden Şerif, şunları kaydetti:

"Okullarımız yetersiz olduğu için çocuklarımız mecburen devlet okullarına gidiyor ve bu yerlerde malum baskı ve şantajlarla karşılaşıyorlar. Yunan dilinde yapılan İslam dini dersine girmeleri için zorlanıyor. Ancak bunlarla ilgili herhangi bir belge olmadığı için somut bir örnek gösteremiyoruz ve bunu ispat edemiyoruz. Devlet okullarında ne okutuluyor, ne şekilde bir tedrisat programı uygulanıyor, hiçbir bilgimiz yok. Buna rağmen velilere başka bir öneride bulunamıyoruz."

"AZINLIK MUTSUZ"


Şerif, Lozan Antlaşması uyarınca özerk bir yapıya sahip olması gereken azınlık eğitiminin, özerk olmaktan çıkarılarak Yunanistan genel eğitim sistemine dahil edilmek istenildiğini belirtti. Selanik'teki özel akademinin (SÖPA) kapatılmasıyla azınlık okullarına Türkçe eğitim verecek öğretmen yetiştirecek bir kurum kalmadığını ifade eden Şerif, "Bundan sonra azınlık okullarında Türkçe eğitim verecek öğretmenler nerede yetişecek? Aldığımız bilgilere göre, ne olduğu belli olmayan sözde bir fakültede Türkçe bölümü açılmış. Burada kimler eğitim görüyor, ne öğretiliyor kimsenin bilgisi yok. Azınlık bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Böyle bir muamma içerisinde bulunuyoruz. Tüm bunlar azınlık toplumunun devlete olan güvenini sarsıyor. Azınlık mutsuz" dedi.

"AZINLIK MESELELERİ TÜRKİYE İLE KONUŞARAK ÇÖZÜLMELİ"


Müftü Şerif, Batı Trakya Türk azınlığını ilgilendiren meselelerin Lozan Antlaşmasında taraf olan Türkiye ile konuşarak ve anlaşarak çözümlenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bizler, Lozan Antlaşmasıyla azınlık statüsü altında Yunanistan'a bırakılmış bir toplumuz. Anlaşmalar gereğince kendi eğitimimizi kendimiz yürütmemiz lazım. İstediğimiz fazla bir şey değil, sadece Lozan'dan kaynaklanan haklar çerçevesinde kendi kültürü ve kendi diniyle insanca bir yaşam. Bunu sağlamak devletin görevidir. Bu insanların köklerinin bağlı bulunduğu bir Türkiye var. Anlaşmaların altında imzası bulunan bir ülke var. İyi niyet olduğunda iki komşu ülkenin üniversite görevlileri, eğitimcileri bu konuda anlaşarak donanımlı öğretmen yetişmesine yardımcı olabilirler. Aksi yönde yapılan uygulamalar, azınlık toplumunun arzuları hilafında dayatmalar, azınlık toplumunun ait bulunduğu devlete olan güveninin sarsılmasına ve şüphe ile bakmasına neden oluyor. Tüm bunlar da azınlık toplumunda mutsuzluk ve gelecek endişesi yaratıyor."


240 İMAM YASASI


Yunanistan'da, 2007'da kabul edilen ancak Türk azınlığın tepkisi nedeniyle yürürlüğe konulmayan "240 İmam Yasası" olarak da bilinen yasa, 2013'te yapılan düzenlemenin ardından fiilen uygulanmaya başladı.

Yunan medyasına yansıyan haberlerde, ocakta uygulanmaya başlanan yasa uyarınca ilk aşamada Türk azınlık mensubu 87 kişinin, "din öğretmeni" (İerodidaskalos) sıfatıyla göreve alındığı, bunlardan 9'unun İskeçe, 9'unun Gümülcine, 5'inin de Evros (Meriç) ilindeki ilk ve ortaokullara atandığı belirtiliyor.

Batı Trakya'daki camilerde görev yapan din adamlarının, Yunanistan Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı'nın onayı ile aralarında Hristiyan Yunan vatandaşlarının da bulunduğu 5 kişilik kurul tarafından atanmasını ve bunlara devlet tarafından maaş verilmesini öngören yasaya ek olarak getirilen düzenleme, bu imamların Yunan devlet okullarında İslam dini dersi vermelerini de getiriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.