X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tunus'un demokrasi yolculuğu sürecek mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tunus'un demokrasi yolculuğu sürecek mi?

  • Giriş Tarihi: 25.10.2014 15:00 Güncelleme Tarihi: 25.10.2014 15:25
Tunus'un demokrasi yolculuğu sürecek mi?
Tunus'un demokrasi yolculuğu sürecek mi?

Tunus yarın seçime gidiyor. Kendilerine Türkiye'deki AK Parti iktidarını örnek aldığını söyleyen NAHDA hareketi lideri Gannuşi "Tunus modernlik, İslamiyet ve 'kadının katılımı' etrafında birleşen ülke olacak" solganı ile seçimlere katılıyor. NAHDA, 2013 yılında muhalif lider Belid'e yönelik suikastin ardından siyasi krizi önlemek için hükümetten çekilmişti. Hükümetten çekilen Nahda Hareketi, Mehdi Cuma başkanlığında kurulan dörtlü teknokrat hükümetin bir parçası olarak devam ediyor.

Pazar günü sandık başına gitmeye hazırlanan Tunus'ta, seçmenlerin ülkedeki demokrasi arayışına olan güvenini yitirdiğinden endişe ediliyor.

Tunuslu ünlü aktivist ve siyaset blogu yazarı Emir Sfaxi, Ocak 2011'de dönemin Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin devrilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanmasının başlattığı demokrasi kurma yolculuğunda, yurttaşların coşkusunu yitirdiğinden endişe ediyor.

Al Jazeera'ye konuşan 26 yaşındaki Sfaxi, "Sivil toplum sanki enerjisini kaybediyor gibi. Fakat önümüzde seçimler var; şu an sürece katılım için en önemli zaman. Birçok Tunuslu geleceğe korkuyla bakıyor" diyor.

Tunus halkı 26 Ekim'de milletvekili seçimleri için sandık başına giderek ülkenin demokratik olarak seçilmiş ilk parlamentosunu belirleyecek.

Sfaxi, "büyük önem taşıyan şu dönemin" kendisini, başkan yardımcılığını yapmakta olduğu JID-Tunisie (Tunuslu Genç Bağımsız Demokratlar) isimli sivil toplum kuruluşu bünyesindeki çalışmaları konusunda motive ettiğini ifade ediyor. JID-Tunisie, seçimlere katılımı teşvik eden ve bilhassa da gençlerin kamu ve siyaset hayatına daha fazla dahil olmasını savunan bir kuruluş.

SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ


Bundan üç buçuk yıl önce devrim hızla Tunus çapında yayılırken, o dönemde yarı zamanlı olarak bilgisayar programcılığı ile uğraşan, bir yandan da eğitimine devam eden Sfaxi, hemen hemen her gün gösterilere katılıyormuş.

Başkent Tunus'un meşhur semtlerinden biri olan Menzah Nine'de bir kafede buluştuğumuz Sfaxi, o günleri şöyle anıyor: "Facebook ve diğer sosyal medya mecraları üzerinden örgütlenerek eylem çağrısı yapıyorduk. Olumsuz bir durumla karşı karşıya kalmamak için sahte hesaplar kullanıyorduk."

Devrim anılarını anlatırken, kahvesini içmekle dizüstü bilgisayarına yüklenen bir videoya bakmak arasında bir an tereddüt ediyor.

Videoda bir protesto sırasında kanlar içinde yerde yatan bir genci görüyoruz. "Oradaydım. Vurulduğu anı gördüm. Koca bir polis konvoyu geldi. Önce biber gazı sıktılar, sonra da gerçek mermi kullandılar" diyor Sfaxi.

Genç adam, devrimin ardından vakit geçirmeden sivil toplum içinde nasıl bir rol oynayabileceğinin araştırması içine girmiş.

'DOĞAL BİR DEVRİM'


"Doğal bir devrim" diye nitelendirdiği o süreçte, Bin Ali'nin devrilmesinin ardından Ulusal Uygulamalı Bilimler ve Teknoloji Enstitüsü'nde öğrenci temsilcisi olarak görev yapmaya başlamış.

Bin Ali döneminde on yılı aşkın süre başbakanlık yapan Muhammed Gannuşi, geçiş sürecinde cumhurbaşkanlığına vekalet ediyordu. Sfaxi o döneme dair şunları söylüyor: "Bin Ali gittikten sonraki ilk zamanlarda, Muhammed Gannuşi liderliğindeki geçiş hükümeti döneminde tek gördüğümüz eski rejimin simgeleri idi."

"Güçlü bir sivil toplum kurabilmek için tek yapmamız gereken, seçimlere katılmak, örgütlenmek, halkın bilinç düzeyini arttırmak ve gerektiğinde protesto eylemleri düzenlemek. Bunları yapmadığımız ve eski rejimin işlediği suçlardan dolayı hesap vermesini talep etmediğimiz müddetçe, diktatörlük rejimine geri dönme riski ile karşı karşıyayız."

Öte yandan önümüzdeki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, geçmişte Bin Ali ile yakın ilişki içinde olan pek çok kıdemli siyasetçi de aday. Üstelik son derece yavaş ilerleyen demokratikleşme süreci birçok Tunuslu'yu bezdirmiş görünüyor.

ESSEBSİ YENİDEN SİYASETE DÖNMEK İSTİYOR


Siyaset sahnesine yeniden dönmek isteyen Bin Ali döneminin isimlerinden biri de, 1990'larda meclis başkanlığı yapan Beji Caid Essebsi. 87 yaşındaki Essebsi önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanlığına aday.

Geçiş sürecinin yönetim organı olan Ulusal Kurucu Konsey'in Ocak ayında yeni anayasayı onaylamasıyla birlikte siyasi açmazın içinden çıkılmış oldu.

Son dönemde Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir ankete göre, Tunusluların sadece yüzde 38'i "ülkenin karşı karşıya olduğu sorunların çözümü için en iyi çözümünü demokratik bir hükümet biçimi olduğuna" inanıyor. Oysa daha iki yıl öncesine kadar bu oran yüzde 53 idi.

'SİVİL TOPLUM REFORM İSTİYOR'


Ekonominin zayıflaması, güvenlik ortamının kötüleşmesi ve siyasi açıdan genel anlamda herhangi bir ilerleme kaydedilememesi yüzünden halkın büyük bir hüsran içinde olduğu ülkede, Pew şirketinin verdiği bilgiye göre, ankete katılanların yaklaşık yüzde 60'ı "ülkenin sorunlarını çözecek, sert bir lideri" tercih ettiklerini belirtti. Anket sonuçları ayrıca Tunusluların yarısından fazlasının, ülkenin şu anda Bin Ali dönemine göre daha kötü durumda olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Uluslararası Af Örgütü bünyesinde Kuzey Afrika ile ilgili araştırmalar yapan Benedicte Goderiaux, Tunus'ta sivil toplumun gelişmesinin önündeki en önemli engellerden birinin, hâlen devam eden insan hakları ihlalleri olduğunu söylüyor.

Al Jazeera'nin görüştüğü Goderiaux, "Sivil toplum hâlâ faal durumda; reform talebinde bulunuyor, hak ihlali kurbanlarına destek oluyor, fakat pek çok reformun hayata geçmemiş olması, insan hakları ihlallerinin sürekli cezasız kalmasının önlenmesi karşısında büyük bir engel teşkil ediyor" dedi.

Bin Ali dönemine kıyasla basın kuruluşları, insan hakları grupları ve diğer tabandan gelme örgütlerin arttığını da ekleyen araştırmacı, polisin Selefi gruplara yönelik baskılarını ise "endişe verici" olarak nitelendirerek şöyle dedi:

"Mesela yetkililer, Temmuz ayında 150 tane sivil toplum derneğinin ruhsatını terör bağlantısı iddiaları yüzünden askıya aldı. Bu yapılırken yasaca belirlenmiş süreçlere uyulmadı."

'GENÇLERİN SİYASETE KATILIMI SAĞLANMALI'


Devrimden bu yana mücadelesini sürekli sürdüren 26 yaşındaki siyasi aktivist Aymen Abdurrahman'a göre, şu anda yapılması gereken en önemli şey, ülkedeki gençlerin siyasete katılımını arttırmak.

Al Jazeera'ye konuşan Abdurrahman, "devrime öncülük eden pek çok gencin ya hapse atıldığını ya da yaralanıp acımasız muamelelere maruz kaldığını" söylüyor.

İlericilik yanlısı siyasi muhalefetin önemli isimlerinden Şükrü Belaid ve Muhammed Brahimi'nin öldürülmesinin de "güçlü bir sivil toplum oluşturma yönündeki çabalarını zora soktuğunu" ifade ediyor.

Abdurrahman ve kendi tabiriyle daha birçokları da, devrim sırasında aynı riskleri göze almayan, aynı fedakârlıklarda bulunmayan siyasi liderlerin siyaseti "rehin aldığı" görüşünde.

"Tunus'ta gençler her zaman ötekileştirilmiştir ama devrimden sonra bu iyice arttı. Oysa devrimin en ön safında olan bizlerdik" diyor.

Abdurrahman'a göre devrime katılan herkes için en önemli sorun devrim sonrası ayakta kalmaya çalışan ülke ekonomisi.

'EKONOMİ DÜZELİNCE GERİSİ GELİR'


Birleşmiş Milletlerin Temmuz 2014'te yayınladığı bir raporda, Tunus'un 2013 yılı işsizlik oranı yüzde 15,7 olarak açıklandı ki, bu rakam, Kuzey Afrika genelinin yaklaşık yüzde 5, küresel işsizlik oranının ise neredeyse yüzde 10 üzerinde.

Rapor, genç nüfusta işsizliğin potansiyel olarak son derece değişken bir siyasi mesele olduğuna dikkat çekerek, Aralık 2010'da Muhammed Buazizi adlı gencin halkın gözü önünde kendisini yakarak intihar etmesinin "işsizlik, kötü yönetim ve toplumsal adaletsizliğin de etkisiyle devrimi tetiklediğini" hatırlatıyor.

Pew Araştırma Merkezi'ne göre, Tunusluların yüzde 88'i ekonominin "kötü durumda" olduğunu düşünürken, yüzde 73'ü ise canlı bir demokrasidense sağlam bir ekonomiyi tercih ediyor. Aktivist Abdurrahman da "ekonomi düzelince gerisinin geleceğini" düşünenlerden.

"Ama şu anda, ekonomi böylesine hassas bir durumdayken, demokrasi ve haysiyet gibi şeylerden bahsetmemiz lüks kaçar. İnsanların çoğu iki yakasını bir araya getirmenin, ailesini geçindirmenin derdinde" diyor.

Tunus tüm bu engel ve belirsizliklere rağmen, Suriye ve Libya gibi yaygın bir siyasi şiddet sarmalına düşen diğer Arap Baharı ülkelerine kıyasla çok daha iyi yol aldı.

Ilımlı İslamcı Nahda Partisi'nin lideri Raşit Gannuşi, bir süre önce Tunus'taki Amerikan Barış Enstitüsü'nde gazetecilere verdiği demeçte, Tunusluların "halka güvendiğini" belirterek şöyle dedi:

"Bu yılın sonuna kadar Tunus'un Arap dünyasının ilk demokrasisi olacağını garanti ediyoruz."

Kaynak: Al Jazeera / Patrick Strickland

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.