X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "CIA fakir gazetecileri parayla tavlıyor"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"CIA fakir gazetecileri parayla tavlıyor"

  • Giriş Tarihi: 14.11.2014 22:31 Güncelleme Tarihi: 14.11.2014 22:32
"CIA fakir gazetecileri parayla tavlıyor"
CIA fakir gazetecileri parayla tavlıyor

Alman gazeteci Udo Ulfkolte, örgütün gazetecileri avlama yöntemini de deşifre etti.

Belli bir süre CIA için çalıştığını itiraf ederek Türkiye dahil birçok ülkeden gazetecinin örgüt için çalıştığını açıklayan Alman gazeteci Udo Ulfkolte, örgütün gazetecileri avlama yöntemini de deşifre etti.

Amerikan Haber Alma Teşkilatı (CIA)'nın dünya ülke içinde ve dünya genelinde gazetecileri nasıl avladığı, kendi manfaatleri doğrultusunda nasıl kullandığı örgütün ağına düşen Alman Gazeteci Udo Ulfkotte anlattı. Daha önce CIA'nın 'örümcek ağı sistemiyle' satın aldığı gazetecileri deşifre eden Alman Gazeteci Ulfkotte, örgütün gözüne kestirdiği gazetecilere önce dolaylı yollardan ulaştığını, sonra sınamaya başladığını ve akabinde ise çeşitli yöntemler kullanarak aşama aşama kendisine bağladığını söyledi. Ulfkotte bu yöntemlerden bazıları için, "paranın satın alamayacağı hediyeler, beş yıldızlı iş ağı, rüya seyahatler, inanılmaz kariyer fırsatları ve kadınlar..." ifadelerini kullandı.

Yeni Şafak Gazetesi'ne konuşan Ulfkotte, Amerikalıların kendisine Alman Dış İstihbarat Servisi BND ve German Marshall Fund Vakfı aracılığıyla yaklaştıklarını belirterek, sınama faslını geçtikten sonra CIA ile doğrudan temas döneminin başladığını aktardı.

"DOLAYLI YOLLARDAN YAKLAŞIYORLAR"

Ulfkotte kendisinin CIA'ya çalışma sürecini ve örgütün çalışma yöntemleri hakkında şunları söyledi: Gerçekte kimse bana bir gazeteci olarak yaklaşıp resmi olarak CIA için çalışmamı teklif etmedi. Böyle şeyler filmlerde olur. Gerçekte, ilk aşamada senden "iyilik" yapmanı isteyen insanların ABD istihbarat teşkilatından olduğunu anlayamıyorsun. Öncelikle sınanıyorsun. Onlar için çalıştığını anlamak ise biraz zaman alıyor. Bana CIA için Alman Dış İstihbarat Servisi BND ve German Marshall Fund aracılığıyla yaklaşıldı. O zamanlarda tanıştığım ABD'lilerin "arkadaş" olduğunu düşündüm. Ama daha sonra bu kişilerin CIA çalışanı olduğunu öğrendim. Bu "arkadaşlar" çok zengin insanlardı ve bana "hediyeler" almaya başladılar. Bir çeşit örümcek ağı gibi bir sistemin içine giriyorsun. Eğer onlara "HAYIR" dersen bu senin için iyi olmaz. Benim kabul etmemdeki sebep ise fakir bir aileden gelmemdi. Birden parasız bir çocuğun mükemmel şekerlerle dolu bir dükkana düşmesi gibi oldu ve her şey bedavaydı…

"PAHALI HEDİYELER, PARANIN ALAMAYACAĞI İMKÂNLAR"

Bana hiçbir zaman para ödenmedi. Bana para yerine parayla alınamayacak hediyeler sundular. Mesela ABD Oklahoma Eyaleti'nde onursal vatandaşlık ödülü, altın saatler, 5 yıldızlı seyahatler ve hatta kadınlar. Ama en önemlisi; 5 yıldızlı iş ağına dahil edilmekti. Herhangi bir durumla karşı karşıya kaldığımda yardım isteyebilirdim çünkü ağdaki en yüksek rütbeli insanları tanıyordum. Şansölyelerle aynı diplomatik ortamlarda olmak üzere seçiliyorsunuz. Yabancı ülkelere seyahat ederken uçakta etkili kişilerin yanına oturtuluyorsunuz. Size güveniyorlar. Bu çok güzel bir duyguydu.

CIA BAĞLANTILI VAKIFLAR VAR


Dünya genelinde bazı vakıfların da bu örgütle bağlantılı olduğunu belirten gazeteci, "Mesela, ben Konrad-Adenauer-Stiftung'da planlama konseyindeydim ve aynı zamanda CIA için gayri resmi bir şekilde çalışıyordum. Bu vakıfta CIA'in "denizaltı" görevi gören üyelerinden biriydim ve yalnız da değildim. Friedrich-Ebert Vakfı ve diğer Alman kuruluşları için de aynısı geçerli." diye konuştu.

TÜRK GAZETECİLER DE VAR


Gazeteci Ulfkotte, bazı Türk gazetecilerinin de CIA tarafından kullanıldığı yönündeki önceki açıklamalarıyla ilgili olarak ise, "CIA yanlısı kuruluşlardan Atlantic Bridge'in yıllıklarından birini açın ve Türk gazetecilerin isimlerini arayın. Son on yılın yıllıklarında tekrar eden isimler görürseniz bu insanlara CIA tarafından yaklaşıldığını ve onların da "CIA'in Türk dostları" olduğunu anlayabilirsiniz." dedi.

IŞİD'IN ÖLDÜRDÜĞÜ GAZETECİ DE


Ulfkotte, IŞİD tarafından kameralar önünde başı kesilerek öldürülen Gazeteci James Foley'in de CIA'ye çalıştığını, Irak, Afganistan ve benzeri ülkelerde bu şekilde çok sayıda gazeteci olduğunu söyledi:

Doğrusunu söylemek gerekirse, Irak, Afganistan ve İran'da bir istihbarat servisiyle bağlantısı olmayan yabancı bir gazeteci tanımıyorum. Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'de ise durum farklıydı. Ama Irak ve Afganistan'a "gezi yazarı" olmak için gidilmiyor. Hayatını riske atarak ve bunu bilerek gidiyorsun. Yakın zamanda IŞİD tarafından infaz edilen James Foley de böyleydi. Foley, Libya'da CIA için çalışıyordu ve daha önce tutuklanmıştı. Bir daha Müslüman bir ülkede gizli iş yaparsa öldürüleceği söylenmişti. Ama o bunu tekrar yapmak için çıldırıyordu ve sonrasında da başı kesildi. Yani bazı ülkelerde kendini "gazeteci" gibi gösteren "satın alınmış" gazeteciler görüyorsunuz. Ama bu kişiler, aslında istihbarat servisleri için çalışıp, kendilerinden ne istenirse onu yazıyorlar. Ben ise kimse tarafından seçilmedim. Arap dilini ve kültürünü öğrendim. Bölgede kendime pek çok arkadaş buldum. Bu da bir istihbarat servisi için oldukça yeterli bir özgeçmişti.