X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adriyatik'teki feribottakiler o anları anlattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'teki takiler o anları anlattı

  • Giriş Tarihi: 30.12.2014 17:17 Güncelleme Tarihi: 30.12.2014 17:37
Adriyatik'teki feribottakiler o anları anlattı
Adriyatik'teki feribottakiler o anları anlattı

'te yanan tan sağ kurtulan Türk yolcu Uslupat, "Bir ara tamam her şey bitti diye düşündüm. Böyle kurtarma yardımı olmaz" dedi.

'dan 'ya doğru yol alırken, geçen pazar günü sabah saatlerinde yanmaya başlayan "Norman Atlantic" undan sağ olarak kurtulan Türk yolcu Berrin Uslupat, yaşadıklarını anlattı.

Yangının başlamasından sonra helikopterle yapılan ilk kurtarma çalışmasını cep telefonunun kamerası ile kaydeden Uslupat, "Bir ara tamam her şey bitti diye düşündüm" dedi. Yardımın çok geç ve yetersiz olmasından yakınan Uslupat, "Böyle kurtarma yardımı olmaz. Çok yetersizdi. Özellikle deniz kuvvetlerinin yardıma gelmesini beklerdim. Helikopter geliyor 1-2 kişi alıp gidiyor. Bazıları fırtınadan dolayı feribota fazla yaklaşamadı ve yolcu almadan geri döndü. 3-5 kişi taşımakla kurtarma çalışması olmaz" diyerek tepkisini dile getirdi.

KİMSE BİRŞEY SÖYLEMEDİ BİZ CANIMIZI KURTARDIK!

Feribottaki kamarasında plastik kokusu ve duman ile uyandıklarını anlatan Uslupat, "Bize gemi mürettebatından kimse bir şey söylemedi. Kendimiz yangın çıktığını anladık. Herkes panik yaptı ve canını kurtarma derdine girdi" dedi. Güverteye çıktıklarında yangının büyüklüğünün farkına vardıklarını dile getiren Türk yolcu, "Kimin ne yapıp ettiği belli değildi. Filikalar, şişme botlar denize atıldı ama hiçbir yetkili olmadığından onlar da işe yaramadı. Denize atlayanlar da oldu. Anladığım kadarıyla onlar ölmüşler" şeklinde konuştu.

Helikopterle alınarak İtalya'nın Brindisi kentinde bir kiliseye götürülen ve 1 gece burada ağırlandıktan sonra diğer yolcuların toplandığı otele getirilen Uslupat, özellikle kilisede kendilerine gösterilen ilgiye teşekkür etti.

Adriyatik'te feribot kazası! TIKLAYIN...


Yılbaşı tatili için İzmir'den İtaya'ya gelmek istediklerini ama çok kötü anlar yaşadıklarını kaydeden Uslupat, "Kesinlikle bir daha böyle feribota binmem" dedi.

ÖLÜ SAYISI 12'YE ÇIKTI

Öte yandan, batan feribotta ölenlerin sayısının 12'ye çıktığı bildirildi.

Kurtarma operasyonunda görevli İtalyan sahil güvenlik ekipleri, sosyal medyada yazdıkları mesajda, ölen 12 kişiden üçünün İtalyan, ikisinin Arnavut olduğunun kesinlik kazandığını duyurdu. Ölen Arnavutluk vatandaşlarının İlliria adlı römorkörde görevli kurtarma ekibinde oldukları belirtildi. Yangının çıkmasından kısa bir süre sonra denize atlayan Yunan bir çiftten erkek olanın da hayatını kaybedenler arasında olduğu biliniyordu.

Bu arada, tahliye edilen feribottan sağ kurtarılanları taşıyan İtalya'ya ait iki askeri geminin halen bölgede olduğu ve kayıp olan 30'dan fazla kişiyi aramaya devam ettiği açıklandı.

Endonezya uçağı böyle bulundu TIKLAYIN...

FERİBOTTA 499 KİŞİ VARDI!

Olayla ilgili soruşturma açan üç savcılıktan biri olan Bari kenti başsavcısı Giuseppe Volpe, bugün düzenlediği basın toplantısında, feribottaki kişilerin sayısının ilk açıklandığı gibi 478 değil 499 olduğunu ve çok sayıda kaçak yolcu bulunduğunu söyledi.

Yanan feribotun karaya çekilip garaj kapılarının açıldığında içeriden cesetler çıkmasının beklendiğini kaydeden İtalyan savcı, öldüğü açıklanan yolculardan ikisinin cesetlerinin denizde sürüklendiğini ve bulunamadığını ifade etti.

6 KİŞİNİN ÖLÜMÜNÜ GÖRDÜM!

Feribottan kurtulan Türk vatandaşı Nuri Süzgen, geminin fazla yüklü olması, mürettebatın bilgisizliği ve acil durum malzemelerinin çalışmaması nedeniyle böyle bir facianın meydana geldiğini savunarak, "Sadece ben altı kişinin öldüğünü gördüm" dedi.

Helikopterle kurtarılarak İtalya'nın güneyindeki Puglia bölgesine getirilen Türk vatandaşlarından biri olan 41 yaşındaki otobüs şoförü Nuri Süzgen, gemide çıkan yangında neler yaşadığını AA muhabirine anlattı.

Süzgen, feribotun alevler içinde kalmasıyla yanarak denize atlayanlar olduğunu, bu şekilde en az 3-4 kişi gördüğünü söyledi. Süzgen, tanık olduklarını şöyle anlattı:

"Denize atılan şişme botun içinde 11-12 saat kalan iki kişi vardı. Öldüler. Helikopter, rüzgardan ve geminin sallanmasından dolayı insanlara yaklaşıp onlara halat ulaştıramadı. Dalgıcı saldılar, o da onlara yüzemedi. Daha sonra yaklaştığında da öldüklerini gördü. Kilolu olduğundan can yeleğinin üzerine sarılmış bir kadın vardı. Altından can yeleği kayınca o da boğuldu. Hepsi feribotun altına gidip kayboldular. Feribottayken sadece ben 6 kişinin ölümünü gördüm."

KORKUM YAKIT TANKININ PATLAMASIYDI

Süzgen, yangının makine dairesinde çıktığını düşündüğünü belirterek, "Yangın çıktıktan iki saat sonra arabaların lastikleri, depoları patlamaya başladı. Benim korkum geminin yakıt tankının patlamasıydı. O olsaydı hepimiz ölmüştük" dedi.

Türkiye'den İtalya'ya götürülen turist grubunu taşıyan otobüsün şoförlüğünü yapan ve uzun zamandır taşımacılık sektöründe çalıştığı için 'te feribot yolculuğu tecrübesi bulunan Süzgen, meydana gelen trajedinin sebebi hakkında, "Geminin fazla ve düzensiz yüklenmesi, mürettebattaki bilgisizlik ve acil durum ekipmanlarının çalışmaması bu olaya neden oldu" yorumunu yaptı.

Feribotun Yunanistan'da limana geç geldiğini ve "sanki yangından mal kaçırır gibi yükleme yapıldığını" dile getiren Süzgen, feribottaki bazı tır şoförlerinin veya özel araç sahiplerinin 300 avro talep edilen kamaraların parasını ödemek istememesi nedeniyle garajda araçların içlerinde uyuduklarını söyledi. Türk şoför, "Burada sadece feribotun değil tır firmalarının da suçu var. Artık kamara bileti almayana bilet kesilmemesi gerekir. Kamara verilmeyen insanlar arabasında yatma mecburiyetinde kalmıştır. Yangın çıkmadan önce giren ve içeride duman olunca yönünü bulamayan, kafasını vuran ya da uyuya kalan olmuştur" şeklinde konuştu.

ANLATMAK KOLAY DEĞİL


"O anı anlatmak kolay değil, yaşamak hiç kolay değil" diyen Süzgen, yaşadığı trajediyi şu sözlerle anlattı:

"Kamaranın anahtarı bile halen cebimde. Ben yatıyordum. Arkadaşım 'kalk, gemi yanıyor' dediğinde ben şaka yapıyor zannettim. Gözümü açtım, gemide dumandan ve kokudan durulmuyor. Dışarıya çıktık, insanlarda bir panik, kaos, can pazarı vardı. Gemi ile ilgilenen yok. Mürettebat kendi canının peşine düşmüş. Filikaları insanlar kendileri açmaya çalışıyorlar. Denize atıyorsun ama özelliğini bilmediğinden açılmıyor. Yangın dolabını, su vanalarını açtık. Su gelmiyor, yangın söndürme sistemi çalışmıyor. Ben tek yatıyor olsaydım ölürdüm. Allah bir daha yaşatmasın. Arkadaşım beni uyandırmasa ben de çok geç dumanı fark edebilirdim. Kapılara, sanki kaçarken dokunurmuş gibi vurdular. Alarm çalışmadı."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.