X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Moskova için gerekli koşullar oluşmadı'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Moskova için gerekli koşullar oluşmadı'

  • Giriş Tarihi: 10.1.2015 21:29 Güncelleme Tarihi: 10.1.2015 21:38
'Moskova için gerekli koşullar oluşmadı'
'Moskova için gerekli koşullar oluşmadı'

Daha önce Moskova'ya giden ve Rus yetkililerle görüşen SMDK eski Başkanı Muaz Hatib, Moskova'da rejimle muhalefeti bir araya getirmesi öngörülen görüşmelere katılmama kararı aldı. Rejimle masaya oturmak gibi bir çekincelerinin olmadığını belirten Hatib, gerekçe olarak rejimin taleplerine cevap vermemesini gösterdi.

Ahmed Muaz Hatib, Facebook sayfasındaki açıklamasında, Ocak ayı sonunda Moskova'da Suriyeli farklı grupları bir araya getirmesi öngörülen görüşmede bulunmak üzere Rusya'dan davet aldıklarını, ancak yapılan istişarelerden sonra toplantıya katılmama kararı aldıklarını açıkladı.

Hatib, "Çünkü görüşmelerin başarısı için gerekli koşulların oluşmadığına inanıyoruz. Aynı zamanda halkımızın bombalanması ve öldürülmesine son verilmesi taleplerimize de cevap alamadık" ifadelerini kullandı. Hatib şöyle devam etti:

"Bununla birlikte halkımızın sıkıntılarını giderecek hiçbir görüşmeye karşı değiliz. Daha sonra rejimle yapılacağı ilan edilen görüşmeler ise, özellikle kadın ve çocuk tutuklular serbest bırakılmadan olmaz.

Hatib, Ocak ayı başında Suriye Vatan Grubu adlı yen ibir siyasi oluşum kurduklarını ilan etmişti. Hatip, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'nun da eski başkanıydı.

Rusya'nın girişimi

Rusya Aralık ayında, 20 Ocak'tan sonra Suriye iç ve dış muhalefetinden temsilcilerin Moskova'da ağırlanacağını ve gelecek grubun Suriye'nin içindeki ve dışındaki muhalefeti kapsamasının da beklendiğini açıklamıştı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Taraflar resmi olmayan bir ortamda kendi vizyonlarını ve krizin nasıl çözüleceğine dair kendi önerilerini dile getirecekler" ifadeleri yer aldı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise kısa bir süre sonra, Rusya'nın ortaya koyduğu rejimle muhalefeti bir araya getirme girişimini kabul ettiğini ve muhaliflerle bir araya gelmeye hazır olduğunu duyurdu.

Bu açıklamaların ardından dönemin Suriye Muhalif ve Devrimciler Koalisyonu (SMDK) Başkanı ve Suudi Arabistan'a yakın bir isim olarak bilinen Hadi Bahra konuyla ilgili temaslarda bulunmak üzere Kahire'ye gitmişti.

Suriye geçici hükümetinin başbakanı ve Müslüman Kardeşler'e yakın bir isim olan Ahmed Toma ise istişarelerde bulunmak üzere Katar'a gitmişti.

SMDK'dan olumsuz yanıt

Rusya'nın Moskova'daki görüşmelere davet ettiği 28 muhalif figür arasında bulunan ve Suriye muhalefetinin Kahire'deki görüşmelerinde yer alan SMDK Siyasi Komite üyesi Bedir Camus, Rusya'nın Suriye girişimini 'göstermelik bir balon' olarak nitelemiş ve hayata geçirilmesinin de söz konusu olmadığını belirtmişti.

5 Ocak Pazartesi günü Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'nun (SMDK) 18. Genel Kurulu'nda Halid Hoca 56 oyla başkanlığa seçilmiş.

Hoca, salı günü İstanbul'daki basın toplantısında, SMDK'nın, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılması planlanan müzakerelere davet edilmediğini, sadece bazı muhalif kişilere davet gittiğini belirterek, 'Ne SMDK'nın ne de diğer muhalif grupların gündeminde rejimle diyalog var' dedi.

SMDK'nın gelecek dönemde Suriye içindeki muhalefetle birlikte kontrolü ele alacağını belirten Hoca, Suriye halkı ve tüm devrimci güçleri SMDK etrafında toplanmaya çağırdı.

Türkiye'nin tavrı

De Mistura planıyla ilgili çekincelerini açıklayan ve Esed rejiminin daha önceki ateşkesleri ihlal ettiğini vurgulayan Türkiye ise Moskova'da yapılacak görüşmelerden hiçbir kesimin dışlanmamasını istiyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya'nın girişimiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Süreci gerek muhalefetle, gerekse Rus yetkililerle yakından takip ediyoruz. Bizim için Suriye halkının meşru temsilcisi Suriye Ulusal Koalisyonu'dur. Ve Suriye Ulusal Koalisyonu'nun diğer muhalif gruplarla da temas halinde olduğunu ve bundan memnun olduğumuzu söylemeliyiz. Suriye'de istikrarı, kalıcı barış ve huzuru getirmek, varolan sorunların çözülmesini istiyorsak siyasi dönüşüm şart. Cenevre Deklarasyonu da bu siyasi dönüşümün temelini oluşturuyor. Bu siyasi dönüşümde hiç kimse dışlanmamalıdır. Suriye içinde de kimse dışlanmamalı. Hıristiyanlar, Nusayriler, Şiiler, Sünniler, Araplar, Türkmenler, Kürtler herkes işin içinde olmalıdır. Ama Esad rejiminin meşruiyetini kaybettiğini defalarca söyledik. En son İran ziyaretinde de açık bir şekilde söyledik. Ama bu siyasi dönüşümü sağlarken hiçbir ülke de dışlanmamalı, buna Rusya ve İran dahil. Bugün Suriye ve özellikle Esed rejimi konusunda farklı düşündüğümüz için bu iki ülkenin ismini verdim. Herkesin siyasi dönüşümde desteği olmalıdır, hiç kimsenin de endişesi olmamalıdır. Dolayısıyla bu yönde muhalefetle Rusya'nın görüşmesi de gayet doğaldır. İletişimimiz de gayet şeffaf bir şekilde devam ediyor."

Rusya 'merkez ülke' olmak istiyor

Rusya son dönemde Suriye krizinde ağırlığını koymaya ve 'merkez ülke' haline gelmeye çalışıyor.

Rusya'nın hedefi Moskova'da Suriye rejimi ve muhalefetini bir araya getirerek yeni bir Cenevre süreci başlatmak.

Suriye iç savaşını sonlandırmayı hedefleyen ancak başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre görüşmeleri de ABD ve Rusya inisiyatifinde gerçekleşmişti.

Suriyeli muhalifler, De Mistura'nın planını muhalefeti bitirme planı olarak görüyor ve kendilerine 'Esed'i bırak, IŞİD ile savaş' baskısının yapıldığını iddia ediyor.

Suriye'de sahadaki etkisini 'koz' olarak kullanmaya çalışan İran da, bu noktada Esed'in koltuğunu korumasını sağlayacak bir 'siyasi çözümü' hayata geçirmek için uğraşıyor. De Mistura'nın planına İran'ın yanı sıra Rusya ve ABD de destek veriyor.

'Muhalefeti bitirme planı'

Suriyeli muhalifler, De Mistura'nın 'dondurulmuş bölgeler' planını muhalefeti bitirme planı olarak görüyor ve kendilerine 'Esed'i bırak, IŞİD ile savaş' baskısının yapıldığını iddia ediyor.

Suriye krizinde Esed'i rahatlatan bir diğer gelişme ise, en büyük destekçisi İran ile ABD'nin, Irak'ta IŞİD'e karşı mücadele adı altında adı konulmamış bir ortaklığa gitme ihtimalinin doğmuş olması oldu.

Sahadaki etkisini 'koz' olarak kullanmaya çalışan İran, bu noktada Esed'in koltuğunu korumasını sağlayacak bir 'siyasi çözümü' hayata geçirmek için uğraşıyor. De Mistura'nın planına İran'ın yanı sıra Rusya ve ABD de destek veriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.