X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özbekistan'da İslam'a yasak üstüne yasak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özbekistan'da İslam'a yasak üstüne yasak

  • Giriş Tarihi: 26.9.2015 19:24
Özbekistan'da İslam'a yasak üstüne yasak
Özbekistan'da İslam'a yasak üstüne yasak

Geçtiğimiz Ramazan ayında toplu iftarların ve öğrencilere camide teravih namazı kılmanın yasaklandığı Özbekistan'dan bir yasak haberi daha geldi. Başkentte bulunan doğum evlerinde görev alanların başörtüsü yasağıyla yüz yüze kalması, Mayıs ayında farklı şehirlerde semt pazarlarında uygulanan başörtüsü yasağını hatırlattı. Özbekler Birliği Derneği Kurucular Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alibay Yolyahşi ve Yönetim Kurulu Başkanı Adem Çeviköz bölgede yaşananlar hakkında www.yenisafak.com'a özel açıklamalarda bulundu.

1980 yılından bu yana Özbekistan'ı yöneten İslam Kerimov, nüfusunun yüzde 90'ı Müslümanlardan oluşan ülkede İslam karşıtı ve baskıcı politikalar yürüttüğü haberleri ile sık sık gündeme geliyor. Bölgeden gelen son haber, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te doğum evlerinde çalışan kadınların başörtüsü takmalarının yasaklandığına dairdi. Ozodlik radyosunun haberine göre, Taşkent 2 numaralı doğum evinde başhekim, görevlilere başörtüsü takmama konusunda yazı imzalattı ve bunu kabul etmeyenler işten çıkarıldı. İddiaları doğrulayan başhekim Zuhra Najimova radyoya yaptığı açıklamada, "Özbekistan Cumhuriyeti İdari Kuralları 184. maddesine göre kamusal alana dini giysilerle girmek yasaktır" sözleriyle yasağı savundu.

Doğum evlerinde, pazarlarda başörtüsü zulmü
Taşkent şehrinde yer alan diğer doğum evlerinde de aynı başörtüsü yasağı uygulanırken, geçtiğimiz Mayıs ayında ülkenin Fergana, Kokand ve Taşkent şehir merkezindeki pazarlarda güvenlik görevlilerinin kadınlara başlarını zorla açtırdığı haberleri basına yansımıştı. 'Özgür Özbekistan' konferansına katılmak için İstanbul'a gelen İngiltere eski Büyükelçisi Craig Murray de iddiaları doğrulayarak, Müslümanların günde 5 vakit namaz kılması ile Ramazan'da oruç tutmasının bile yasak olduğunu söylemişti.

İslam'la ilgili yasaklar artıyor
Ramazan ayında toplu iftarların yasaklandığı haberiyle yeniden gündeme gelen Özbekistan'da, öğrencilerin teravih başta olmak üzere tüm vakitlerde camide namaz kılması yasaklanmıştı. Sakal bırakmak, başkalarına kendi evinde bile olsa Kur'an öğretmek, gençlerin hacca gitmesi, sokakta İslam dini hakkında konuşmak, İslami kıyafetler giymek, hatta erkekler için okullarda din dersi almanın yasak olduğu bölgede, İslami kuruluşların faaliyetlerinin de radikal eğilimlere yol açacağı gerekçesiyle yasaklandığı gelen haberler arasında.

Binlerce 'siyasi' tutuklu var
Ancak tüm bu yasaklar dünyada yeterli yankıyı bulamıyor, ülkedeki muhalefete büyük bir baskı uygulanırken bölgede inceleme yapmak isteyen yabancı insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler raportörlerinin ülkeye giriş yapmasına izin verilmiyor. Sadece dini vecibelerini yerine getirmek isteyen insanların hapishanelere gönderildiği bilgileri de gelen bölgede, tam sayı bilenememekle birlikte 10 binin üzerinde siyasi tutuklu olduğu iddia ediliyor.

"Kerimov yönetimi kominizim döneminden beter"
Merkezi İstanbul'da bulunan Özbekler Birliği Derneği, ülkede yaşanan hak ihlallerini duyurmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Kurucular Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Alibay Yolyahşi, Özbekistan'ın Semerkant şehrinde yaşamış ve 1989 yılından itibaren 'Birlik Halk Hareketi' üyeliği ve birliğin Semerkant şubesi başkanlığı görevini yürütmüş. Muhaliflere gösterilen baskılar nedeniyle 1993 yılında memleketinden ayrılmak durumunda kalan Yolyahşi, Norveç vatandaşlığına geçmiş ve şimdi Türkiye'de yaşıyor. Son yasakla birlikte yeniden gündeme gelen Özbekistan'daki dini baskılar hakkında görüşlerini aldığımız Yolyahşi, ülkenin Kerimov'dan önce komünizm ile yönetildiğini, Kerimov'un Moskova tarafından Özbekistan yönetimine tayin edildiğini söylüyor. İslam'ın kominizim zamanında da yasak olduğunu ancak Kerimov rejiminde durumun daha kötü olduğunu belirten Alibay Yolyahşi, Özbek halkının dindar bir halk olduğunu dile getirerek Özbeklerin kominizim zamanında dahi baskılara rağmen erkek çocukların sünnet edilmesi, dini nikah kıyılması gibi fiilleri terk etmediklerini, toplumda her zaman namaz kılanların, oruç tutanların bulunduğunu kaydediyor.

"Sadece ibadetlerini yerine getirmek isteyen Müslümanlar hapiste"
Her geçen gün artan şekilde İslam'ın baskı altında alındığı bölge ile ilgili olarak basında yer alan haberlerin doğru olduğuna değinen Alibay Yolyahşi, Özbekistan'da halkın 'vahhabilik, hizbuttahrir' gibi isimler altında korkutulduğunu, sadece ibadetini yerine getiren sıradan Müslümanların hapsedildiğini ifade ediyor. Kadınların birçok alanda başörtüsü yasağıyla yüz yüze olduğunu hatırlatan Prof. Yolyahşi, Kerimov rejiminin Müslüman halkı kendine düşman saydığını dile getiriyor.
Kerimov'un baskıcı politikaları nedeniyle yaşanan zulümleri dile getirecek, buna tepki gösterecek bir oluşumun ülkede bulunmadığını vurgulayan Yolyahşi, Türkiye'nin bu konunun çözümünde etkili rol oynaması gerektiğinin altını çiziyor.

"Cumhuriyet değil, diktatörlük"
Özbekler Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aktivist Adem Çevik ise Özbekistan'ın yıllardır diktatörlük ile yönetildiğini vurguluyor. Bölgenin bir açık hava cezaevine döndüğünü söyleyen Çevik, rüşvetin her alanda söz sahibi olduğunu ve Türk iş adamlarının da baskı gördüğünü ifade ediyor. Ekonominin felç olduğu ülkede muhaliflerin suikastlere kurban gittiğine, halkın zorla devletin pamuk tarlalarında çalıştırıldığına işaret eden Adem Çevik, son olarak ülkede tesettür elbiselerinin satışının da yasaklandığını belirtiyor.
Birkaç arkadaş bir araya gelerek 5 yıl önce yaşanan zulümleri duyurmak için Özbekler Birliği ve Türkistan Birliği derneklerini kurdukları bilgisini veren Başkan Adem Çevik, her yıl düzenlenen panel, sempozyum, forum gibi çeşitli etkinliklerle insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmaya gayret ettiklerini dile getiriyor. Özbekistan ve Türkistan'dan Türkiye'ye gelen muhacirlerin sorunlarıyla da ilgilenen dernek, muhacir okulları çalışmalarına da imza atıyor.

Bu çağrı Türkiye'ye
Canlarını kurtarmak için bin bir zorlukla Türkiye'ye gelebilen Özbeklere ikamet verilmesi, mülteci çocuklara eğitim hakkı sağlanması, sağlık ihtiyaçları için yardımcı olunması konusunda Türkiye'den yardım beklediklerini kaydeden Çevik, Türkiye'den iadesi istenen Özbek mültecilerin iade edilmeleri halinde hayatta kalmalarının asla mümkün olmadığını da belirtiyor