Türkiye'nin en iyi haber sitesi

“DAEŞ’in saldırıları üstlenmemesi Türkiye’yi karıştırmak için taktik”

Giriş Tarihi: 16.10.2015 10:50 Güncelleme Tarihi: 16.10.2015 17:07
“DAEŞ’in saldırıları üstlenmemesi Türkiye’yi karıştırmak için taktik”

Suriyeli DAEŞ uzmanı Hassan Hassan, örgütün Türkiye’deki bombalı saldırılarını üstlenmeyerek ülkedeki siyasal gruplar arasında güvensizlik oluşturduğunu söyledi. Hassan’a göre Türkiye’deki taraflar DAEŞ’in saldırıları dolayısıyla “bunu hükümet yaptı, bunu siz yaptınız” diyerek birbirini suçlarken, örgüt gücünü artırıyor. “DAEŞ: Terör Ordusu’ nun İçinde” adlı kitabı ABD’de çok satanlar arasına giren Hassan, DAEŞ’in Ankara saldırıları ile Türkiye’ye “benimle uğraşma, sana Ankara’da bile saldıracak kapasitem var” mesajı gönderdiğini düşünüyor. Bir dizi toplantılara katılmak üzere Washington’a gelen Hassan ile DAEŞ’in Ankara saldırılarını konuştuk.

"DAEŞ'İN BÜYÜMESİ DÜŞMANLARIN BÖLÜNMESİNE BAĞLI"

-Türkiye'de Haziran'dan bu yana gerçekleşen üç bombalı saldırıda elde edilen kanıtlar DAEŞ'i gösteriyor fakat örgüt bu saldırıları üstlenmiyor. Sizce DAEŞ, 2003-2005 yılları arasında Irak'ta yaptığı gibi bu saldırıları üstlenmeyerek Türkiye'deki politik grupların birbirini ve devleti suçlamasını mı istiyor?

Kesinlikle. Bu saldırıları düzenleyip üstlenmeyerek insanları herkes hakkında şüphelenir hale getiriyorlar. "Belki DAEŞ yapmadı, belki hükümet yaptı, belki başka teröristler yaptı" dedirtiyorlar. Böylelikle insanları birbirlerine karşı getiriyorlar. DAEŞ bölgesel ve uluslararası düzlemde karşıtlarına bakıyor ve birbirleri arasında sorun çıkarmaya çalışıyor. DAEŞ, Türkiye'nin Kürtlerle çalışmasını ya da Suriye'nin kuzeyinde Kürtleri hoş görmesini istemiyor. [Saldırıları üstlenmemek] DAEŞ için klasik bir taktik. Bu onlar için çok mantıklı çünkü DAEŞ'in büyümesi ve güçlenmesi, düşmanları arasındaki bölünmeye bağlı. Büyük bir alanı kontrol ettikleri için muhaliflerin birbirleriyle savaşmasını, Türklerin Kürtlere güvenmemesini istiyorlar.

-DAEŞ'in burada Türkiye'deki barış sürecini bitirmek için bu saldırıları gerçekleştirdiğini söyleyebilir miyiz?

Bence bu bir yan sonuç. Onlar için Türk ve Kürtlerin DAEŞ'le savaş için yan yana gelmemesi önemli. Özellikle son aylarda Amerikalıların Kürtleri daha büyük bir rol oynamaları için ön plana çıkardıklarını gördük.

"DAEŞ KÜRTLERE TÜRKİYE'DE ZARAR VERMEK İSTİYOR"


-Yabancı gözlemciler son saldırıların, özellikle PYD'ye Türkiye'den ve PKK'dan yapılan katılımlarla birlikte, Suriye'deki Kürtler ve DAEŞ arasındaki savaşı Türkiye'ye taşıdığını söylüyor. Katılıyor musunuz?

Buna katılıyorum. DAEŞ şu anda Rakka'ya doğru Kürtlerin liderliğini yaptığı askeri kampanyanın sıcaklığını hissediyor. Tel Abyad'ı kaybettiler. Bu DAEŞ için büyük bir kayıp. Kürtlere Türkiye'de zarar vermek istiyorlar. Onlara Suriye'ye müdahale etmeyi bırakın diyorlar. Türkiye ile Kürtler arasında da sorun çıkarmaya çalışıyorlar. Bu ikili bir oyun. Bence şu andan itibaren DAEŞ'in Türkiye'ye daha fazla saldırı yaptığını göreceğiz. İnsanların uzun süre kaçırdığı bir şey, aslında DAEŞ, Türkiye ile bir çatışmadan uzun zaman uzak durdu. Türkiye'nin onlar için iyi bir kaynak olduğunu düşündüler. Örneğin Türkiye Süleyman Şah türbesini taşımak istediğinde DAEŞ türbeyi bombalamadı. DAEŞ, buraya müdahale etmediği için diğer cihatçı gruplar tarafından dolayı eleştirildi. Onlar türbelerin birer put olduğunu ve yok edilmesi gerektiğini söyleyerek DAEŞ'e saldırdılar.

"DAEŞ ANKARA'YA BENİMLE UĞRAŞMA MESAJI VERDİ"

-Yani bu son saldırılar Türkiye'ye bir cevaptı, özellikle üslerini DAEŞ karşıtı koalisyona açmasından sonra?

DAEŞ, Türkiye'nin kendisiyle savaşmak zorunda bırakıldığını düşünüyor. O yüzden kendince "ölçülü" saldırılar ile cevap veriyor.

-Ankara'da neredeyse 100 kişiyi öldürmek ölçülü bir cevap mı?

DEAŞ bundan daha kötüsünü de yapabilir. Ciddi bir mesaj göndermek istedi. Türkiye DAEŞ'le mücadelede başka bir adım atmazsa, mücadeleyi artırmakta ısrarcı olmazsa başka bir saldırı gerçekleşmeyebilir. Şu anda bunun güçlü bir mesaj olması gerekiyordu. "Bunu Ankara'da yapacak gücümüz var ve bunun hükümete maliyeti çok olur" diyorlar.

-Suriyeli Arap ve Kürtlerden oluşan Suriyeli Demokratik Güçler adlı koalisyonun başarılı olacağını düşünüyor musunuz? Twitter'da bunların ABD'lilerin tam da istediği bir grup olduğunu ve Rakka için Sünni Arapların önderliğinde bir kara gücüne ihtiyaç olduğunu söylemiştin. Fakat bu grup içerisinde Araplar azınlıkta.

Eğer Araplar tarafından liderlik yapılırsa etkili olabilirler. Harekete geçtiklerinde daha fazla Arap gücünü bir araya getirebilecekler mi, getiremeyecekler mi göreceğiz.

"TÜRKİYE'NİN ABD İLE ORTAKLIĞI MALİYETLİ"

-Sosyal medyada Rusların Türk hava sahasını ihlal etmesinin ardından Türkiye'nin ABD ile ortaklığı Türkiye'ye büyük maliyet getiriyor dediniz. Ne kastettiniz?

Evet maliyeti var. DAEŞ konusunda Türklere büyük bir maliyet oldu. ABD'liler Türkiye'yi Kürtler konusunda istememelerine rağmen daha esnek yapıyor. Çünkü Türkiye, Suriye'de yenilmez bir Kürt gücü olmasını istemiyor. Bu bir maliyet. DAEŞ'in bu saldırıları da Türkiye'ye bir maliyet. Türkiye'deki seçmenler açısından da destek kaybına neden oluyor, özellikle Suriyeli muhaliflere daha fazla yardım isteyenler için. Bu ittifak, Türkiye'ye politik açıdan, askeri açıdan, güvenlik açısından maliyetlere neden oluyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
“DAEŞ’in saldırıları üstlenmemesi Türkiye’yi karıştırmak için taktik”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz