X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sevginin gücü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sevginin gücü

  • Giriş Tarihi: 2.1.2013

Kör talih, Çoprak ailesinin peşini bırakmadı. 17 Ağustos'ta evini kaybedip çadıra mahkum olan aile, İzmir'e yerleşip yeni bir hayat kurmayı umarken küçük kızları lösemiye yakalandı. Bütün aksiliklere rağmen Çoprak ailesi hayata gülerek bakıyor

İstanbullu Sevim ve Türkay Çoprak çifti, 17 Ağustos depremine kadar kızları Gülçay ve Ayşenur ile mutlu bir hayat yaşadı. Ancak 1999'da tüm Türkiye'yi sarsan deprem, onbinler gibi Çoprak ailesini de vurdu. Evleri ağır hasar gören aile, yaklaşık bir buçuk yıl çadırda yaşadı. Çoprak ailesi, yeni bir hayat kurmak umuduyla İzmir'e göç etti. Ancak talihsizlik peşlerini bırakmadı. Kısa bir süre sonra küçük kızları Ayşenur löseminin pençesine düştü. Çoprak çifti, ablasıyla doku örneklerinin uyuşmama ihtimali üzerine yeni bir bebek daha yapmaya karar verdi. Kemoterapi ile yaşam savaşına başlayan Ayşenur'a hayat vermek için üçüncü kez doğum yapan anne Sevim, doğum sırasında beynine giden pıhtı ile komaya girdi. Aylar sonra gözünü açtığında ise oğlu Duhan'ın down sendromlu olduğunu öğrendi. Üstelik engelli çocuğun kalbinde de bir delik olduğu için ameliyat olması gerektiği ortaya çıktı. Mücadeleleri ikiye katlanan aile, çocuklarının sağlığının peşinde koşarken bu kez maddi imkansızlık içine düştü. Hastaneye gidecek yol parası bile kalmayan aile, mahalle bakkalından aldıkları borçla çocuklarının tedavisini sürdürebildi. Aradan yıllar geçti. Kemoterapiyi bırakan Ayşenur gittikçe iyileşti. Tekstil işiyle uğraşan baba Türkay'ın işleri düzeldi. Evkadını annesinin büyük özverisiyle topluma kazandırdığı Duhan, özel eğitim aldığı okuldaki başarısıyla göz kamaştırdı. Geçtiğimiz günlerde diz kapaklarındaki kayma nedeniyle Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olan Duhan ile ailesi, gösterdiği gönül birliğiyle tüm hasta çocuk sahibi ailelere umut oldu.

"DEPREMDEN KÖTÜYDÜ"
Yaşadıkları zorlu günleri anlatan anne Sevim Çoprak, "Ben depremi İstanbul'da değil, asıl kızımın lösemi olduğunu öğrendiğimde yaşadım. İzmir'de bir hastanede tedavi olurken 'ex' oldu diye her şey bırakıldı. Son kez görmek için odaya girdiğimde beni bir şey harekete geçirdi. Alıp soğuk suya soktum, bir damarı hareket etti çocuğumun. Doktorlar geldi ve çok şaşırdılar. Çocuğum hayata döndü. İlik nakli yapılacaktı, ablasından dokular alındı. Sonra hücreler güzel gerek yok dediler. Onun arkasından bir şey olursa ilik gerekirse diye bir bebek daha yaptık o da 6 aylık ve down sendromlu doğdu. Bu yaza kadar kızıma lösemi olduğunu söylemedik. Lösemiyi hastalıkların genel adı olarak bildi. Kızım bugün 15 yaşında. Doktor artık son kez kontrole gideceğimizi müjdeledi" dedi. Down sendromlu oğlu Duhan'ın da kalbi delik olduğu icin üç kez ameliyat geçirdiğini, kalp zarıyla deliğin kapatıldığını kaydeden Çoprak, "Oğlum da 9 yaşına girdi. Evdeki bütün düzenimizi ona göre ayarladık. Ona zarar verecek eşyaları kaldırdık" diye konuştu.

"Çocukları ihmal etmeyin"
Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. R.Gür Ustaoğlu ise "Duhan, down sendromlu bir çocuk. Dizinde ortopedik patolojisi vardı, ameliyatını yaptık. Ancak bu süre içinde ailenin ilgisi çok güzeldi. Bu tip engelli insanlara ailelerin yaklaşımları, bu kişileri topluma daha iyi ölçüde kazandırıyor. Aile birbirine çok bağlı. Çocuklarına çok insancıl yaklaşıyorlar. Bazen çok ihmal eden aileler oluyor. Çoprak ailesi gibi aileler sayesinde topluma yararlı çocuklar yetişiyor" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.