X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gülşah ELİKBANK: Uzun yaşamın sırrı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gülşah ELİKBANK: Uzun yaşamın sırrı

  • Giriş Tarihi: 7.1.2013

Yeni yılı kutlamanın en iyi yolu benim için, ailemle birlikte olmaktır. Bu yıl da gelenek değişmedi, soluğu Nazilli'de aldık. Ortaokul ve lise yıllarımı geçirdiğim Nazilli'nin bendeki yeri özeldir. Ruhsal değişimlerimin, hayata dair kararlarımın şekillendiği yer, orasıdır çünkü. Anneannemin bu sevimli ilçedeki, iki katlı, bahçeli evi hala sığınağım gibidir. Belki de kırık dökük çocukluğum, hala orada bir yerde saklıdır, kim bilir! 4 kuşağın bir araya gelişi, oldukça cümbüşlü oldu, tahmin edeceğiniz gibi. Nazilli, uzun yaşayan insanların ilçesidir. İlçenin tabelasını gördüğünüz an, başka bir yazı daha karşılar sizi: "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan Nazilli'ye hoş geldiniz." Bu, öylesine sarf edilmiş bir laf değildir üstelik. Yeni yılın ilk günü, ailecek Sailer köyüne gittik. Burada 250 yıllık bir zeytin ağacının altında, ayağımız nemli toprağa değerken, hakiki bir köy kahvaltısının keyfini yaşadık. Fakat keyfimiz sadece kahvaltı ile sınırlı kalmadı. Zira yemek yenen yerin hemen sağ yanındaki tarladan akşam için marul topladık. Sol yandaki bahçeden de portakal ve cennet elması...

DOĞAN HER YENİ GÜN

Ege şivesiyle koyu bir sohbete koyulduğumuz yaşlı teyze, bir de bahçesindeki ağacından zeytin hediye etti bize. Ege insanı böyledir çünkü. Selamınızı boş çıkarmaz, sizi eli boş göndermez. Gönlü zengindir cebinden evvel. Hayata gülen gözlerle bakar. Aslında çok çilekeştir kadınları ama yaşamlarından yine de tat almayı bilirler. Nefes aldıkları her yeni gün, bir nimettir onlar için, coşkuyla açarlar gözlerini. Turunç kokuludur sokakları. Nice aşklar yaşanmıştır o ağaçların altında ve de... Aşka aşıktır Nazilli. İlk aşkların tadı vardır parklarında. O yüzden unutulmazdır. Annelerinizin ilk aşkını heyecanla dinlemişsinizdir, sizinkiyle kıyaslayarak... Ege'nin kadınları, kızlarına yüreklerini sonuna kadar açarlar.

KEYİFLİ BİR DURAK

Nazilli, çevre ilçelerin verimli topraklarıyla da meşhurdur. Benim gençliğimde, aşağı ve yukarı Nazilli diye ayırmışlardı. Şimdilerde bu söylem, unutulmak üzere sanki. Ne de olsa ilçenin sembolü olan fabrikanın ve fabrika evlerinin yerinde artık yeller esiyor. Fabrika evlerinin olduğu yer, harika bir park alanı olmuş. İçinde hayvanat bahçesi, cafeleri, piknik alanları var. Buraya yolunuz düştüğünde, yapay göldeki aynalı sazanlar için yanınızda ekmek bulundurmalısınız. Yoksa da dert etmeyin. İşletmeler, kahvaltılardan artan ekmekleri size cömertçe vereceklerdir. Kızım bu alanda vakit geçirmeye bayılıyor. Çocuklar için olduğu kadar yetişkinler de için de keyifli bir durak olmuş. Aslında İzmir'deki kültürpaark Fuar Alanı'na oldukça benziyor. Tek farkı, burada sergi salonlarının olmayışı. Benim zamanımda, ilçenin en büyük sorunu gençlerin iş bulamayışıydı. Bu nedenle de herkesin gönlünden geçen, kapağı büyük şehirlere atmaktı. Oysa bu alan, gerçek bir fuar alanına dönüşse, eminim ilçeye epey katkısı olacaktır. Örneğin bir uzun yaşam fuarı, güzel olmaz mı!

HEPSİ ŞİFACIDIR

Hazır Nazilli'ye kadar gitmişken, aklımdaki soruları Belediye Başkanı Sayın Haluk Alıcık'a sormak istiyordum. Fakat 45 gün uğraşmama rağmen, randevu almam mümkün olmadı. Gönlü Nazilli için atan biri olarak, bu tutumu anlayamadığımı özellikle vurgulamak isterim. Buradan dileğimi tekrar dillendirmiş olayım. Belki sesim duyulur. Bir de elbette, Aydın'ın büyükşehir oluşunun Nazilli'yi nasıl etkileyeceğini sormak istiyordum Sayın Başkana. Nazilli kadınlarının bir sırrını daha paylaşayım sizinle. Bizler, yani Egeliler, şehirli kadınların yalnızca şampuanlarda kullandığı ısırgan otunu (biz dalgan deriz) yemeklerde ve böreklerde bolca kullanırız. Anneannelerimiz, her otun neye iyi geldiğini bilir. Hepsi, bir nevi şifacıdır. Günebakan Üçlemesi adlı romanımdaki, şifacı karakterinin esin noktası da budur aslında.


***

Bir davet
Bu akşam saat 18.30'da Bostanlı Kedi Kitabevi'nin, Pazartesi Söyleşileri konuğu benim. Konuk ben olunca, konumuz da fantastik edebiyat oluyor elbette. Türk ve dünya yazınından örneklerle fantastik edebiyatı konuşacağımız söyleşide, beni yalnız bırakmayacağınızı umuyorum. Adres: Kedi Kitabevi 1799 Sok.No:10/1 Bostanlı Karşıyaka Tel: 0232 336 72 27

***

Bir kitap
İzmirli emniyet amiri Abdullah Mollaoğlu'nun ilk öykü kitabı, " Merdiven Boşluğu"nu önermek istiyorum size. Gerçeküstü imgelerle zenginleşmiş öyküleri oldukça ilgi çekici. Üstelik bir emniyet mensubunun böylesi önemli bir sanatsal eser vermesi, beni çok mutlu etti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.