X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CAN AKSIN: Piriştina hatırı için yapın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CAN AKSIN: Piriştina hatırı için yapın

  • Giriş Tarihi: 8.1.2013

Gençlik yıllarımın "yakın dostu", sadece benim değil herkesin dostu, Ahmet Piriştina yıllar önce, belki de bize "Kendinize iyi bakın" uyarısı yaptı ve öyle gitti öbür dünyaya. "Mekanı cennet olsun" demeyeceğim, eminim ki şimdi cennettedir. Ama onun tedbirsizliğine kızıyorum. Kızıyorum çünkü kendisi "bu kadar tedbirsiz olacak" biri değildi. Hepimize, ama en başta kendisini Mart 2004 yerel seçimlerinde, hem de yüzde 45'lik oy oranıyla yeniden "başkan seçen" İzmirliler'e haksızlık ederek bizleri bırakıp gitti. Hem de 52 yaşında. Ahmet Piriştina, Türkiye'ye yaptığı hizmetlerle elbette anılarımızda sürekli yer tutacaktır. Ben bugün onları yazmak istemiyorum. Ben onun bu "vakitsiz ölümü" nedeniyle, bir önemli noktaya dikkat çekmek istiyorum. O önemli nokta "herkesin beklenmedik bir anda kalp krizi geçirebileceği" gerçeğidir. Doktoru bile "Ani ölümü bizi de çok şaşırttı. Ölüm nedenini, yaşadığı yoğun strese bağlıyorum" dediği için bu nokta daha da önem kazanıyor. Sık sık yazıyorum; ben de bir kalp rahatsızlığı geçirip 3 gün yoğun bakımda kaldım. Allah razı olsun, doktorların söylediklerini tam olarak yerine getirerek "turp gibi" oldum. Doktorların her dediğini yaptım ve tedbiri elden bırakmadım. Tedbir bu işte çok önemli.

İLKOKULDA BİLE KONTROL
Doktorlar, 35 yaşına gelmiş herkesin kolesterol, tansiyon ve kan şekeri ölçümlerini yaptırmasını şart koşuyorlar. Hele ailesinde 55 yaşından önce kalp rahatsızlığı geçiren, by-pass olan herkesin, 35 yaşı beklemeden, ilkokul çağında bile kontrol yaptırmasını özellikle vurguluyorlar. Çünkü o kişilerde kalp sorunu daha erken yaşlarda ortaya çıkabiliyor ve ilk ihtarı da "ani ölüm" oluyor. Aynen, Ahmet Piriştina'da olduğu gibi. Böyle kişilerde kalp krizi görüldüğünde 30 saniyede müdahale etmek gerekiyor. Daha sonra yardım gelse, kalp çalıştırılsa bile, beyinde ölüm gerçekleştiği için "bitkisel hayata" geçiliyor. Doktorlar, kalp krizine karşı, A kare BS frenini öneriyor. Bu fren bir ilaç kompleksini anlatıyor. Aspirin: Kanı sulandırıyor Ace inhibitörü: Damar koruyucu Beta bloker: Kalp koruyucu Statin: Kolesterol düşürücü.

EMNİYET KEMERİ ETKİSİ

Bu ilaçlar düzenli olarak alındı mı insanlara, otomobil kullananların "emniyet kemeri, hava yastığı" kullanması gibi etki yapıyor. "Ani ölümleri" önlüyor, kalp krizine engel oluyor. A kare BS freni de bu ilaç komplekslerinin baş harflerinden oluşuyor. Yani Aspirinin A'sı, "ace"nin A'sı, "beta"nın B'si ve "statin"in S'sinin bir araya gelmesiyle, AA (yani A kare) BS oluyor. Doktorlar, kolesterolü yüksek çıkan, sigara içen, hele ailesinde kalp hastası olanların hemen tedbir alması, "emniyet kemeri" takması, yani A kare BS freni uygulamasını şart koşuyor. Ayrıca 40 yaşını geçmiş herkesin, kalp damarlarında kireç olup olmadığının testini de yaptırmasını istiyorlar. "Efor testinden" sağlıklı çıkanların, kalp damarlarında kireç varsa "gizli kalp hastası" olduklarının ancak bu testle anlaşıldığını söylüyorlar. Doktorlara göre büyük kentlerde, günde ortalama 200-300 kişi kalp krizi geçiriyor. Bu kişilerin 90-120'sinin olay yerinde öldüğü, hastaneye yetiştirilenlerin yüzde 90'ının kurtarıldığı vurgulanıyor. Eğer hastanın damarlarında yüzde 30 oranında yağ varsa yüzde 70 pıhtı, damarı kapatıp krize neden olabiliyor. Kan pıhtısı "çok süratli" teşekkül edip damarı tıkayabiliyormuş. Krize karşı tedbir almak kolay. Önce A kare BS freni kullanılacak. Sigara içiliyorsa derhal bırakılacak. Günde yarım saat sabah, yarım saat akşam ya da benim gibi her sabah 45 dakika yürüyüş yapılacak. 6 ayda bir ya da yılda bir doktor kontrolüne gidilerek "durum tespiti" sağlanacak. Sevgili okurlarım, ben doktorların tavsiyelerini yıllardır düzenli olarak uyguluyorum. Her sabah yürüyüş yapıyor, sigara migara içmiyorum. Halimden memnunum. Lütfen siz de sağlığınızı düşünün.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.