X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adnan GÜLERMAN: Elektronik reçete
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adnan GÜLERMAN: Elektronik reçete

  • Giriş Tarihi: 21.1.2013

1978'de yayınlanan Mühendislik Ekonomisi isimli kitabımın "Başlangıç" bölümünde bir kaynaktan yaptığım alıntıda "İnsanlığın var oluşundan Birinci Dünya Savaşı'na kadar olan teknolojik gelişmenin 40 katı iki dünya savaşı arasındaki 30 yılda gerçekleştirilmiştir" dedikten sonra "İnsanlığın var oluşundan İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar gerçekleştirilen teknolojik gelişmenin 100 katı da sonraki 30 yılda olmuştur" denilmekteydi. Medyada her gün okuduğumuz gelişme haberleri baş döndürücü bir dönemi yaşadığımızı göstermektedir. Bu günlerde başlayan "elektronik reçete" uygulaması da bu baş döndürücü gelişmenin bir belirtisi olmaktadır.
Yakın geçmişte yaşadığım bir olay, ne söylemek istediğimi açıklayacaktır. Bundan 7 yıl önce bir yakınım rahatsızlığı sebebiyle Karşıyaka Devlet Hastanesi'nde bir operasyon geçirmişti. Bir hafta sonra taburcu olurken eline iki ilaçlık bir reçete de vermişlerdi.
Reçeteyi her zaman ilaçlarımızı aldığım bitişiğimizdeki eczaneye götürdüm.
Eczacı "Hocam, özür dilerim, bu SSK'lı reçetesi. Biz sigortalıların ilaçlarını veremiyoruz.
Ama, spor salonunun karşısındaki eczane sigortalıların ilaçlarını veriyor"
deyince söylenilen eczaneye kadar gittim. Eczacı reçeteye göz attıktan sonra "Bu ilaçları verebilmem için önce Bozyaka veya Tepecikteki sigorta hastanesine gideceksiniz.
Onlar, "Bu ilaçlar bizde yok derlerse ilaçlarınızı ben verebilirim"
deyince "İki ilaç için oralara kim gider, her kaç lira ise senden alırım" diye düşünmeden, arabama atladığım gibi Tepecik Hastanesine ulaştım. Loş bir koridorda, duvar dibine çömelmiş insanlar. Sıranın ucuna kadar geldiğimde, en öndekinin "Bey ilaç alacaksan kuyruğa geç" uyarısı üzerine duvar dibinde oturanları saymaya başladım. Hastası, yaşlısı tam 142 kişi.

"İNSANLIĞIMDAN UTANDIM"
Mesajı almıştım. Hemen geri dönerek komşumuz eczaneden bu iki ilacın 9,5 lira olduğunu öğrendikten sonra "Kutuların kupürlerini kesip reçeteye yapıştırdıktan ve kaşenizi bastıktan sonra reçeteyi bana verin. Ankara'ya göndereceğim" diyerek ilaçları satın aldım.
Gördüğüm tablo beni insanlığımdan utandırdığı için, daktilomun başına geçip yakından tanıdığım bir milletvekilimize hitaben "Duvar dibinde ilaç bekleyen bu kimseler devlete benim gibi prim ödemelerine rağmen esir kamplarındaki insanlar gibi çile çekmekteler. Bugüne kadar bu kimselere iki kutu ilaç için böylesine eziyet edildiğinin farkında değildim, insanlığımdan utandım " diye dert yandım.
Bu olayın hemen arkasından da adım adım kolaylaştırıcı uygulamalarla bu günlere gelindi.
Size, karşılaştığım ve beni şaşırtan bir olayı daha nakletmek isterim. Raporlu bir ilacım için reçetemi yazdırmayı düşünüyordum. Ne var ki, ne ilacımın ismi aklımdaydı, ne de raporumu yanıma almıştım.
Semtimizin aile sağlık merkezinin hemen yakınındaki eczaneye girerek derdimi anlatıp,ilacımla ilgili bir tarif yapmaya çalışırken eczacı "Efendim, siz bana vatandaşlık kimlik numaranızı söyleyin, ben size ilacınızın ismini bulurum" dedi. Öyle de oldu. Ben bu kez merakla "Yani, ben mesela Ağrı ilindeki bir aile sağlık merkezine elimi, kolumu sallayarak gidip, sadece kimlik numarasını söyleyerek aynı ilacımı alabilir miyim?" diye sorduğumda "Hiç fark etmez" cevabını aldım.
Bu da yetmezmiş gibi bir de elektronik reçete uygulamasına geçildi.
Şeytanın avukatlığını yapıp şunu düşündüm: Hastaya getirilen kolaylık bir yana, bir günde yazılan yüzbinlerce reçeteden sağlanan kâğıt ve reçete ile ilgili öteki işlemlerden sağlanacak tasarruf bir yılda milyonlarca liraya ulaşır. Her şey bir yana, hasta insanların oradan oraya iki parça ilaç için koşmalarının önlemiş olması bile önemli bir kazanım sayılmaz mı?
Bir de şunu düşündüm: Teknolojik gelişme hızı artarak devam edeceğine göre, acaba 10 yıl gibi kısa bir süre sonra sadece bu meselede bile kim bilir hangi noktaya gelinecektir.
Bu tür gelişmeler insana "Dünyaya erken gelmişiz" dedirtmektedir.
Ama, ne zaman gelirseniz gelin "Erken gelmişiz" demenin sonunu almak mümkün olamayacaktır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.