X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Aynada Hasan oluyorum'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Aynada Hasan oluyorum'

  • Giriş Tarihi: 5.2.2013

Sevgi Yolu'ndan geçen herkes tanır onları. Ressam ikizlerden Hasan Varol 7 yıldır aramızda yok. Kardeşi Hüseyin ise kaldığı Basın Sitesi Huzurevi'nde hem kardeşi hem kendi adına çalışmalarını sürdürüyor

Türkiye'nin en zorlu yıllarında kendilerini sanata adadı Varol kardeşler. Henüz çocuk yaşta memleketleri Niğde'den kaçıp, hedefleri uğruna İstanbul'a göç ettiler. Bir yandan eğitimlerini sürdürüp bir yandan yaz aylarında Ege kıyılarında resim yaparak geçimlerini sağladılar. Sanatseverlerin yoğun talebi üzerine 21 yıl önce İzmir'e yerleştiler. Sevgi Yolu'nda ressamlık yapmaya başlayan ikizler, o günden sonra sokağın da simgesi haline geldi. İçlerindeki sanat aşkını gençlere aşılayan ikizler, onlarca kişiye ücretsiz resim kursu verdi. Hayatın hiçbir alanında birbirlerinden kopmayan ikizler, 7 yıl önce akciğer yetmezliği yüzünden birbirlerine veda etmek zorunda kaldı. Her ikisi de Yenişehir'deki Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gören ikizlerden Hasan Varol hayata gözlerini kapatırken, kardeşi Hüseyin Varol ise zorlu bir mücadelenin ardından gözlerini açtı. Kardeşinin cansız bedenini vasiyeti üzerine Ege Üniversitesi'ne kadavra olarak bağışlayan, sonraki hayatına ise iki kişilik devam eden 61 yaşındaki Hüseyin Varol, bugün Basın Sitesi Huzurevi'nde resim yapmaya devam ediyor. Fırsat buldukça Sevgi Yolu'na inen, ücretsiz kurs vermeye devam eden Varol, "Hasan'ı çok özleyince aynaya bakıyorum. Kaşlarımı kaldırıp, onunla konuşuyorum" diyor.

YURTTAN KAÇIP İSTANBUL'A...

Kore Savaşı sıralarında, Kürt kökenli Dersim sürgünü bir ailenin üç ve dördüncü çocukları olarak dünyaya gelmiş Varol kardeşler. Tıbbın daha bugün kadar gelişmediği dönemde çok zayıf doğan tek yumurta ikizlerine herkes "yaşamazlar" gözüyle bakmış. Annenin yanı sıra teyzeler ve halalar öyle bir seferber olmuş ki ikizler, ölüme çalım atarak hayata tutunmayı başarmış. Henüz iki yaşlarındayken resime ilgili göstermeye başlayan ikizlerin yeteneğini bütün köy, sokakta kil tabakasının üzerine 3.5 yaşlarında cikletlerden çıkan Hollywood ve yeşil çam aktörlerinin resimlerini çizmeleriyle farketmiş. Ardından köy enstitüsü öğretmenleri iki afacanın karalaması için saman kağıt ve kalemler getirmiş. 6 yaşlarındayken kendi başlarına okula kayıt olan ikizler, 9 yaşlarında babalarını kaybedince dedeleri tarafından yetiştirme yurduna yerleştirilmişler. İkizler, baskıcı sistem ve şiddete karşı oldukları için dayanamayıp, 13 yaşlarındayken yurttan kaçmış. Bir ağabeyleri aracığılıyla İstanbul'a gönderilen ikizler, burada bir okula kaydolup eğitimlerini sürdürmüş. Bir yandan spor bir yandan sanatla uğraşan ikizler, güzel sanatlar akademisi yıllarındayken tabela ve resim çizerek hayatlarını kazanmaya başlamış. Bu sırada sinemaya destek veren ikizler, Hülya Koçyiğit ile "Uykusuz Geceler" filminde sınıf arkadaşı rolünü oynamış. 6.5 yıl sinemada sanat yönetmenliği yapan ikizler, temel hak ve özgürlük mücadelesinde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya ile 68 hareketinin içinde yer almış. 15-16 Haziran 1970 tarihlerinde Türkiye'de İstanbul merkezli olarak başlayan ülke tarihindeki en büyük işçi eylemine katıldıkları için 10 ay Paşakapı Cezaevi'nde kalmışlar.

KÜLTÜR ELÇİLERİ
Türkiyede turizm yeni yeni patlarken tatil beldelerinde resim çizmeye başlayan ikizler, dünya insanlarına ülkemizin otantik kültürlerini tanıtıp sevdirerek, tam bir kültür elçisi haline gelmiş.1991 yılında Körfez krizi sırasında İzmir'e yerleşmişler. O günlerde yeni açılan Sevgi Yolu'nda stant verilmiş ikizlere. "Biz bir yere sanatı taşımazsak, sanat ölür" diyen Hüseyin Varol, ikizini 7 yıl önce kaybettikten sonra hayatında pek değişiklik olmamış. Kendisi de akciğer yetmezliği yaşayan Hüseyin Varol, kardeşinin ölümünün ardından iki kişilik çalışmaya başlamış. Ölünce kardeşi gibi kadavra olmak isteyen Hüseyin Varol, "Aslında 65 yaşını doldurmadan burada kalamıyorsun. Ancak Konak Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yunak, ben hastanedeyken bir girişimde bulunmuş. Vali Bey'in onayını alıp, beni buraya yerleştirdiler."dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.