Türkiye'nin en iyi haber sitesi

RES yarımadası

Giriş Tarihi: 5.2.2013

Karaburun'un Salman, Parlak, Sarpıncık ve Yayla köyleri çevresinde 200 türbinden oluşacak altı RES kuruluyor. Santrallerin üreteceği 450 megawat enerji 2 milyon kişinin ihtiyacını karşılayacak

Kıyı deniz, dağ, orman, sulak alan gibi farklı ekosistemlere sahip olan zengin ve önemli biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapan Karaburun Yarımadası'nın bitmek tükenmek bilmeyen kuzeyli rüzgarları artık temiz enerjiye dönüşüyor. Yarımadanın Salman, Parlak, Sarpıncık ve Yayla köylerinin çevrelediği 1014 metre rakımlı Keplen Dağı yakınlarında devreye girecek 6 rüzgar enerjisi santrali birbiri ardınca devreye girecek. Bölgede türbin montajlarına başlayan Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.ş'nin yetkilileri, toplam 120 megawat gücünde, 20 tanesi 3 mw, 30 tanesi ise 2 mw güç üretecek toplam 50 rüzgar türbini dikileceğini belirterek şu bilgileri verdiler: "Türkiye son yıllarda enerji üretiminde güneşe ve rüzgara yöneldi. Ülkemiz iki enerji için de fazlasıyla kaynağa sahip. Rüzgarımız da güneşimiz de bol. Her geçen gün sayıları artan rüzgar santrallerimizin toplam gücü 2023 yılında toplam 20 bin megawat'a ulaşacak. Bu da Türkiye için çok önemli bir kapasitedir." Yetkililer, yakın zamanda 6 enerji şirketinin Karaburun Yarımadası'nda toplam gücü 450 megawat'a ulaşacak 200 rüzgar türbini kuracağını anımsatarak, "Türbinlerin tamamı devreye girdiğinde rüzgardan üretilecek enerji yaklaşık 500 bin konutun, başka bir ifade ile 2 milyon kişinin elektrik enerjisi gereksinimini karşılayacak. Kısacası yarımadada üretilecek enerji İzmir'in yarısını aydınlatacak" diye konuştular.

ÇEVRE ÇOK ÖNEMLİ
Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş'yi ziyaret eden ve çalışmalar hakkında bilgi alan Karaburun Belediye Başkanı Serdar Yasa, yarımadada doğanın insana geçimini başta keçi olmak üzere, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, zeytincilik, mandalina, enginar, bağcılık, nergis, sümbül, kıyı ve dalyan balıkçılığı, organik tarım ve alternatif turizmden sağlama olanağı sunduğunu söyledi. Yasa şöyle konuştu: "RES'ler tabii ki yenilenebilir ve temiz enerji üretiyorlar. Bize göre kalıcı çözüm, RES'ler kurulurken ekosistemin, biyoçeşitliliğin ve kültürel değerlendirin korunmasına ve yarımada halkının ekonomik faaliyetlerine engel olmayacak yaklaşımların sergilenmesidir. RES'lerin kurulduğu alanlar yöre halkı için keklik üreme alanı, şahinlerin yaşama alanı ve küçükbaş hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı bölge olması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle RES şirketlerinden bu değerlere saygılı olmalarını bekliyoruz."
ARKADAŞINA GÖNDER
RES yarımadası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz