X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adnan GÜLERMAN: İzmir İktisat Kongresi'nin 90. yılı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adnan GÜLERMAN: İzmir İktisat Kongresi'nin 90. yılı

  • Giriş Tarihi: 19.2.2013

Resmî ismi Türkiye İktisat Kongresi olan kongrenin 17 Şubat 1923'de İzmir'de toplanması sebebiyle genellikle İzmir İktisat Kongresi olarak anılır. Anadolu'nun dört bir yanından mevsim şartlarının ve ulaşımın çok zor olmasına rağmen neden İzmir'de toplanıldığına gelince, Ankara'da böyle bir kongrenin yapılabileceği uygun bir mekân ve katılımcıların kalacakları yeteri kadar yer bulunamadığından, ayrıca Gazi Mustafa Kemal'in de İstanbul'a gitmeyi ancak 1927'de uygun bulduğundan kongre yeri olarak İzmir seçilmiştir.
Kongre, sonradan yıkılıp otopark haline dönüştürülen Banka-Han binasında 1135 kişinin katılımı ile toplanmıştır. İzmir'in 9 Eylül'de kurtarılması İstiklal Savaşı'nın kesin başarısını simgelediğinden İzmir'in seçimin özel bir anlamı da vardır. Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyeti ilan etmedeki kararlılığını, ilandan 8,5 ay önce, yeni devletin iktisat politikasının ne olacağını belirlemesinde görmekteyiz. Bunu açış konuşmasındaki "Türkiyemizin iktisadi kalkınmasının yollarını aramak ve bulmak gibi hayatî ve millî kutsal bir amaçla burada toplanmış bulunuyoruz." sözleriyle açıklar. Konuşmasındaki "...bugün burada toplanmış olan sizlerin, sayın halk temsilcilerinin huzurunda bulunmaktan çok mutluyum (...) siz doğrudan doğruya milletimizi oluşturan halk sınıflarının içinden geliyorsunuz. O bakımdan ülkemizin, milletimizin amaçlarını ve acılarınızı herkesten daha iyi biliyorsunuz. Sizin söyleyecekleriniz, sizin alınması gereğini belirleyeceğiniz tedbirler doğrudan doğruya halk tarafından söylenmiş sayılır." şeklindeki sözleri sorunun temeline inilerek çözülmeye çalışılacağının işaretidir.

ZAFER YETERLİ DEĞİL

O'na göre savaşın son bulması yeterli değildir. "Siyasî, askerî muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî muzafferiyetlerle taçlandırılmazsa, kazanılan zaferler kalıcı olamaz" der.
Osmanlı'nın dağılması, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı beşeri ve iktisadî kaynakları tükenme noktasına getirmiştir.
Yabancı sermayenin desteği de aranmalıdır. Onun şartını da konuşmasında "İktisadiyat sahasında düşünürken ve konuşurken zannolunmasın ki, biz ecnebi sermayesine hasım bulunuyoruz. Hayır, bizim memleketimiz geniştir. Çok çalışmaya ve sermayeye ihtiyacımız vardır. Bunun için kanunlarımıza uymak şartıyla ecnebi sermayesine gerekli güvenceyi vermeye her zaman hazırız ve isteriz ki, ecnebi sermayesi bizim emeğimize ve sabit varlıklarımıza katılsın." der.

ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI
Birinci Dünya Savaşı'nın tahribatı, ülkeler arasında sermaye akımına yeterli gücü veremese de, kapitülasyonları yaşamış Türkiye'nin yabancı sermayeyi sınırlarını koyarak davet etmesi önemli bir politikadır. Kongrede alınan kararlardan bazıları şöyledir:
"Ham maddesi yurt içinde bulunan, yetiştirilen mamullere ait sanayi dallarının kurulmasına öncelik verilmelidir. El işçiliğinden ve küçük işletmelerden endüstrileşmeye ve büyük işletmeye en kısa zamanda geçilmelidir. Devlet zamanla iktisadi görevleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel teşebbüs tarafından kurulamayan işletmeler devlet tarafından kurulmalıdır. Özel teşebbüse, ihtiyacı olan krediyi sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır. Dış rekabete dayanabilmek için endüstrinin toplu ve bütün olarak kurulması gereklidir." Kararlardan sonra 1920'lerin bir ön hazırlık dönemi olduğu görülür. 1933'den itibaren uygulanmak üzere hazırlanan Birinci Sanayi Programı ve sonrası İktisat Kongresi kararlarının imkânlar ölçüsünde hayata geçirildiğini göstermektedir.1930'ların ortalarından itibaren baş gösteren Almanya'nın savaş hazırlığına başlaması beş yıl için planlanan ilk sanayi programının uygulamasına hızlandırılmış ve 1936'da İkinci Sanayi Programı'nın uygulanmasına geçilmiştir.
1915 sanayi sayımına göre pamuklu dokuma üretiminin yerli ihtiyacın yüzde 9.5'ni, sabun üretiminin yüzde 18.9'unu, tuğla-kiremit üretiminin yüzde 0.6'sını vs. karşılayabildiği, arkasından bir Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nın geçtiği düşünülürse kongrenin nasıl bir ekonomiyi ayağa kaldırma amacında olduğu daha iyi anlaşılı



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.