X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özgür KAYNAR: Empati...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özgür KAYNAR: Empati...

  • Giriş Tarihi: 23.2.2013

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar ve Başkan Yardımcısı Talay Şenol, bu hafta İzmir'deydi. Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin daveti üzerine gelen deneyimli hukukçuları dinleme fırsatı buldum.
Ülkemizdeki 80 bin avukatı temsil eden Ahsen Coşar, yargı sistemimizdeki tartışmaların neden bitmek bilmediğine, mahkemelerin verdiği kararların niçin eleştiri konusu edildiğine 2 kelimeyle teşhis koydu: 'Empati' eksikliği.
Ünlü hukuk adamına göre...
Hakimler, empati yeteneğine sahip olur ve kendilerini kürsünün önündekilerin yerine koyabilirse, adalet de o denli yerini bulacak...
Buna, "duyguları karıştırmak da" diyebilirsiniz ama hakimler vicdani kanaatlerine göre karar veriyor zaten.
Ahsen Coşar'ın Gediz Üniversitesi'nde konuştuğu saatlerde, Yargıtay'dan tarihi önem taşıyan kritik bir karar çıktı.
İzmir'de yaya geçidinden geçmeye çalışan 2 kardeşe çarpıp, birini daha hayatın başında ölüme götüren sürücüye verilen 3 yıl 2 ay 24 günlük cezayı Yargıtay az buldu.
Yüksek mahkeme, sürücünün "olası kastla nitelikli öldürme" suçundan 25 yıla kadar hapis istemiyle tekrar yargılanmasına hükmetti.
Bir yanda 3 yıl, bir yanda 25 yıl hapis cezası. Diğer yanda ise evlatlarını toprağa veren bir ailenin yaşadığı tarifsiz acı ve pisi pisine ölen talihsiz bir yavru.
Siz hakim olsanız, aşırı hızla gidip, uyarı işaretlerini dikkate almayarak, 2 çocuğa yaya geçidinde son sürat çarpıp birinin ölümüne yol açan o kişiye hangi cezayı verirdiniz?
Ya da...
Evlatlarını kaybederek ömür boyu acı çekmeye mahkum edilen o ailenin yerine kendinizi koyduğunuzda, takdiriniz 3 yıl mı olurdu, yoksa 25 yıl mı?
Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın anlatmak istediği, 'empati' dediği işte buydu.
Eğer hakimler empati kurabilirse, toplumun adalete inancı artacak, 'ölen öldüğüyle kalıyor' düşüncesi ortadan kalkacak.
Yargıtay'ın bozduğu karar, emsal niteliği taşıyacağı için bu nedenle tarihi önem taşıyor.
Konu trafikten ve empatiden açılmışken, umut veren bir güzel gelişme daha yaşandı bu hafta...
Okumuşsunuzdur, alkol alıp direksiyon başına geçenlerin hapse atılmasını öngören yasa hazırlığı var.
Hız sınırını aşan ve kırmızı ışık ihlali yapanlara yönelik cezalar arttı.
Soruyorum, "Hayattan daha değerli ne var şu dünyada?.."
Kendince keyif yapıp sonra alkollü olarak sürücü koltuğuna oturarak insanların yaşamını hiçe sayanlara, vicdana sığmayan hoşgörüyle yaklaşıldı şimdiye kadar!
Birileri görmezden gelinip, "Ne olacak kaza canım" denilerek vicdanlar sızlatıldı bugüne dek.
O yasal düzenlemeyi hazırlayan Emniyet Genel Müdürlüğü ile 'empati ve adalet' dersi veren Yargıtay'a buradan şükranlarımı sunuyorum.
Kural tanımazlığın ve hayatı hiçe saymanın, bırakın cezayı, ödüllendirildiği bir anlayışın terk edildiğini görmek içime su serpti.
İyi hafta sonları, mutlu yarınlar...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.