X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Berrin GÜLOĞLU: 10 parmağında 10 marifet Duygu Akdeniz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Berrin GÜLOĞLU: 10 parmağında 10 marifet Duygu Akdeniz

  • Giriş Tarihi: 26.2.2013

Kendisi için model mi desem, sunucu mu desem, oyuncu mu desem, moda yazarı mı desem açıkçası ne desem bilemiyorum. Podyumda bir başka, televizyonda bir başka, yazarken bir başka... Sevgili arkadaşım Duygu Akdeniz'den bahsediyorum. Çalışkanlığı, zarafeti, pratik zekası ve gülen yüzü ile tam bir modern İzmirli kadını... Dokunduğu herşeyi güzelleştirirken, yer aldığı her projeye uğur getiren bir özelliği var Duygu'nun... Onu her nerede olursa olsun pür dikkat izlemekten, sohbet etmekten keyif alırım. Son olarak yönetmenliğini Nihat Odabaşı'nın yaptığı Kenan Doğulu'nun "Aşka Türlü Şeyler" şarkısının klibinde Kenan Doğulu'ya eşlik eden Duygu Akdeniz, onca koşuşturması arasında gazetemiz için röportaj teklifimizi içtenlikle kabul etti. Sohbetimiz sizlerle...
Yüzünüz ilk ne zaman tanınmaya başladı?
Yüzüm ilk kez sanırım üniversite ikinci sınıfta okurken yaptığım bir canlı yayın televizyon programı ile tanınmaya başladı.

ÇOK ÇALIŞIYORUZ
İzmir'den bu işi bu kadar profesyonel yürütmek kolay olmasa gerek. Siz bu dezavantajı avantaja nasıl çeviriyorsunuz?
Doğma büyüme İzmirli olmama rağmen son 5 yıldır sürekli İzmir-İstanbul arası mekik dokuyorum. Aslında eşim Uğurhan Akdeniz ve ben biraz zor olanı seçtik. Şu an ise eşim kendi alanında ben de modellik-oyunculuk ve sunuculuk yapan biri olarak hem İzmir'de hem İstanbul'da işlerimizi yürütüyoruz. Kolay birşey değil ama biz çok çalışıyoruz ve yaptığımız her işi bir öncekine göre daha ileriye götürme çabasıyla projelendirip, hayata geçiriyoruz.

Türkiye'de model olmak zor bir meslek mi?
Türkiye'de hangi meslek kolay ki... Ben modelliği ilk gününden beri o kadar büyük bir keyifle yapıyorum ki hiçbir zaman kolay ya da zor olarak değerlendirmedim. Hedefim her zaman iyi tasarımcıların iyi markaların defilelerine çıkmak, bu işi profesyonelce yapan kişilerle çalışmaktı. Hep bu yolda da ilerledim. Zaten eşim Uğurhan Akdeniz hem koreograf hem de prodüktör olarak çok başarılı bir isim.
n Türkiye'deki moda sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Modamız dünyanın neresinde?

MODA İLERLİYOR
Türk modası bana göre inanılmaz bir ilerleme kaydediyor, her ne kadar hala sektör bile inanmasa da bence dünyanın gözü de ülkemize çevrilmeye başladı. Tabii ki çok yeni bir alan bizim için ama muhteşem tasarımcılarımız var ve sayıları da her geçen gün artıyor. Hüseyin Çağlayan, Bora Aksu, Erdem dünya modasında öncülerimiz olurken şimdiyse birçok tasarımcımız yurtdışında moda haftalarında defileler yapıyor. Dünya starları onların koleksiyon parçalarını giyiyor.

Mesleğinizin en güzel tarafı nedir?
Mesleğimizin en güzel yanı hareketli olması sanırım. O harekete ve koşturmaya o kadar alışıyorsunuz ki "yorulmak" kelimesinin kavramsal boyutu değişiyor. Yani siz yoğun bir günün temposundan sonra çok yoruldum derken biz 4 ya da 5 günlük bir moda haftası veya bir fuar organizasyonu sonrası galiba yorulduk diyoruz. Modelliğin zor mu kolay mı olduğunu sormuştunuz biraz önce. Aslında bu da bir cevap olabilir; sadece 'iki kıyafet giy, podyumda yürü ve işin bitsin' gibi bir durumumuz asla yok. İnanılmaz yüksek elektrik akımlarının, ışıkların ve yüksek ses müziğin olduğu bir ortamda iki saatte bir saçınız ve makyajınız değişerek çalışıyorsunuz o yüzden modellik gerçekten emek isteyen bir meslek.

"AURA"ÇOK ÖNEMLİ
Hem TV hem dergi hem modellik, oyunculuk, sunuculuk derken oldukça yoğunsun ve herşeyi layıkı ile yerine getiriyorsun. Bu yoğunluğu nasıl yönetiyorsun?
Günümüzde herkes modayı, giyinmeyi veya gazetelerde dergilerde gözükmeyi seviyor ama her ilgi duyduğumuz veya sevdiğimiz, hobimiz olan şey mesleğimiz olamaz, biraz da yeteneğiniz var mı yoksa sadece hobiniz mi buna dikkat etmeniz gerekiyor. Terazi burcuyum. Sanata, estetiğe yatkınlığım doğuştan ama bana kalem kağıt verip, şunu çiz deseniz ancak çöpten adam çizerim fakat gözüm çok kuvvetlidir. Telefonda bana bana "Duygu şunu şu renk birşeyle giysem nasıl olur?" diye sorsanız cevaplayamam. Çünkü bir rengin o kadar çok tonu veya bir kalıbın o kadar çok kesimi var ki; Paça boyu nasıl, beli düşük mü yüksek mi, kumaşı nedir diye sormaya başlayıp sizi yorabilirim. Herşeyi görmem lazım. Yaptığım işlerin hepsini birarada yapabilmemin sebebi, görselliğin olduğu işler olması ve benim de görsel zekamın yüksek olmasıyla alakalı sanırım. Sunuculukta ve oyunculukta da bu yönünüz çok önemli, gözlemleyerek kendinizi geliştirebilirsiniz..
Güzel olan herkes bu mesleği yapabilir mi? Sizin farkınız nedir?
Modellik güzellikten ziyade aura ile ilgili bir şey. 'Güzellik' algısı inanılmaz değişkendir. Tamamen renk ve zevk hikayesi... Benim beğendiğim şeyleri siz asla beğenmeyebilirsiniz ama bizim mesleğimizde bazı normlar var ve bunların en başı da sizin tahmin ettiğiniz gibi bebek gibi bir surat hokka gibi bir burun ya da çok uzun bir boy değil, "Aura". O varsa podyumunuz iyidir, o varsa dikkatleri üzerinize çekersiniz. Dünyanın en ünlü modellerinden Kate Moss boyu çok mu uzun, bacakları sütun gibi mi ama enerjisi ve zekası herşeyden önce iş kadını oluşu onu "star" yapıyor.
Sizi bir dizi ya da sinema projesinde görebilecek miyiz?
Ben bu tarz şeyleri çok dile getirmiyorum aslında. Bu sezon TRT 1'de 'Yol Ayrımı' dizisinde konuk oyuncu olarak yer aldım. Yol Ayrımı, belgesel niteliğinde çok güçlü bir oyuncu kadrosu olup, başrolü de olmayan bir diziydi ve bu projenin içinde olmak keyifli olacağı için kabul ettim. Şu an yoğun bir defile programında olduğum için birşey söyleyemiyorum ama olursa da sizinle tabii ki paylaşırım.
Son olarak Duygu Akdeniz Türkiye'nin Julia Roberts'ı diyenlere tavrınız nedir? Sizde mi öyle düşünüyorsunuz?
Ben hiç bir zaman kendime "Julia Roberts'a benziyorum" demedim. İnsanın kendini birilerine benzetmesi garip gelir bana; fakat özellikle saçlarımın bukleli oluşu, yüz şeklimden ve sanırım ten rengimden dolayı "Aşka Türlü Şeyler" klibiyle benzetmeler arttı. Sonuçta dünyanın en iyi oyuncularından çok güzel bir kadına benzetiliyorum fakat "yerli bilmem ne" başlığı nedense bana hep komik geliyor.
Gelecek ile ilgili projeleriniz var mı?
Arkadaşlarımın da "Mutlaka bu konuyla ilgili birşeyler yapmalısın" diyerek beni yükselttikleri yazdığım birşeyler var. Onları y kitap haline getirme gibi bir projem olabilir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.