X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Tire'de organik köy kuracağız"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Tire'de organik köy kuracağız"

  • Giriş Tarihi: 27.2.2013

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük, "İlçede kadınlar ineklere bakıyor, erkekler kahvede oyun oynuyor. Organik köy projesiyle hem kadınları kurtaracağız hem de sütün kalitesini ve pazar değerini artıracağız" dedi

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük, Egeli SABAH'a özel açıklamalar yaptı. Bölgelerinde son 10 yılda süt hayvancılığının büyüklüğünün üçe katlandığını belirten Eskiyörük, süt üretiminde yüzde 300 artışı yaşandığını, Tire'nin sütün başkenti haline geldiğini ifade etti. Son zamanlarda doğallıkla ilgisi olmayan ürünlerin üzerinde bile doğal yazdığını belirten Eskiyörük, "Herkes ürününün doğal olduğunu iddia ediyor. Organiğin de cılkı çıktı. Herkes süte doğal yazıyor. Mesela 'normal sütü nasıl organik süte dönüştürüyorsunuz?' diye soruyorlar. Organiğe dönüştürme diye bir şey yok. Tamamen organik ot ve yemle beslenen ineklerin ürettiği sütler organik oluyor" dedi.

'İZMİR' E YERLEŞEMEDİK"

Tire'de kadınların ineklere baktığını, erkeklerin de kahvede oyun oynadığını anlatan Eskiyörük, "Köy kahvelerinin hepsi böyle. Erkekler sadece süt parası almaya geliyorlar. Üreten kadınlar, parayı alan erkekler. Tire'de hayvanlarla insanlar aynı konutta yaşıyor. İneklerini götürebilecekleri başka bir yer yok. Organik köy projesiyle hem kadınları kurtaracağız hem de sütün kalitesini yükseltip pazar değerini arttıracağız. Vatandaşlar da bu hayvanlarını evlerinden çıkarıp site şeklindeki bu köye getirebilecek. Bu projenin temel amacı köyden kente göçü durdurmak" dedi. İzmir'de tam anlamıyla örgütlenemediklerini belirten Başkan Eskiyörük şöyle konuştu: "İzmirliler güvenebilecekleri bir ürünü arıyor. Genel beklentiye bakılınca İzmir tam anlamıyla bizi arıyor. Maalesef, Türkiye'de et ürünleri etten, süt ürünleri de sütten yapılmıyor. Bunu üretime geçince anladık. Geçen yıl kaşar üretimine başladık. Yeni muhasebe müdürümüze bir maliyet hesabı çıkarmasını söyledim. 'Kaça mal oldu kaşar?' diye sordum. Kilogramı 8.4 liraya mal olmuş. Satış fiyatı 9 lira dedik. Yüzde 6-7 bir karla satıyoruz. İstanbul'dan bir müşteri aradı. 'Kaşara ne istiyorsunuz?' dedi. '9 lira' dedim. 'Sen ne yapıyorsun? Sizin oralardan 6.5-7 liraya kaşar alıyorum' dedi. 8.4 liraya mal olan kaşar nasıl olur da 6.5-7 liraya satılır? Baktık ki, mümkün değil. Bunu öğrendi artık tüketici. Özellikle İzmir bunun bilincinde. Sağlık sorunları da arttıkça insanlar buna aramaya başladı. Bu bizim için fırsat. Bir boşluk oluştu. Bu boşluğun içini doldurmak için hazırız. Ancak o buluşmayı ayarlayamadık. Birden olmuyor bu."

'FİYATLARIMIZ UCUZ"
Bazen tüketicilerden fiyatların pahalı olduğuna dair tepkiler aldıklarını söyleyen Eskiyörük, iddiaların aksine fiyatlarının ucuz olduğunu belirterek şunları söyledi: "Kooperatiflerin ana görevi üreticiyi ve tüketiciyi korumaktır. 'Tüketiciyi nasıl koruyorsunuz? Fiyatlarınız pahalı' diyorlar. Aslında çok ucuz. İçine katkı koymuyoruz ki. Et ürünlerimizi sadece etten yapıyoruz. İçine sakatat koymuyoruz. Her sütü kontrol ederek alıyoruz. Bu yüzden maliyetler yükseliyor. Kayıt dışı çalışma durumumuz yok. Tire Süt Kooperatifi'nden daha ucuz ürünler piyasada satılıyor. Biz bugün maliyetine satsak daha pahalıya gelir. O yüzden rekabet edemiyoruz. Bunu bilen biliyor. Tire Süt Kooperatifi okul sütüyle o güveni sağladı. Biz pastörize süt dağıtmamıza rağmen 4 yıldır en ufak sıkıntı yaşamadık. Üretmek kolay, satış ve pazarlama daha zor. Her geçen gün iyiye gidiyor. Benim başaramadığım bir şey olmadı. Ben kafama bir şey taktığım zaman yaparım. Tire'nin geleceğiyle ilgili yeni projelerimiz var. İncirimizi Aydın'a kaptırdık. Bugün kestanemiz Bursa'ya gidiyor. Orada kestane şekeri olup buraya geliyor. Organik karadut üretiliyor. Onları işlemeye dönük yatırımlar düşünüyoruz. Şu an üretici sömürü altında. Dünyanın hiçbir ülkesinde tüketicinin cebinden çıkan para ile üreticinin cebine giren arasında buradaki kadar büyük fark yok. Üretici de mağdur, tüketici de mağdur. Tarımdaki sorunların çözümü kooperatifleşme. Dünya bu sorunu böyle çözmüş. Dünyada yeni bir rüzgar esiyor şimdi. Dev işletmeler açılıyor. Bu yanlışı anlatmaya başlıyoruz."

'ORGANİĞE DÖNÜŞ VAR"
Sağlık sorunları ortaya çıkmaya başlayınca organiğe dönüşün de hızlandığını belirten Eskiyörük, kısa süre sonra insana uygun bir yaşam düzenine dönüleceğini belirtti. Dünyada kooperatifçiliğin günden güne daha da önem kazandığını belirten Mahmut Eskiyörük, "Herkes ürününe doğal yazmaya başladı. Bütün ürünlerde doğal ibaresi var. Doğallıkla ilgisi olmayan ürünlerde doğal yazıyor. Organiğin de cılkı çıktı. Herkes süte doğal yazıyor. Organik ürün demek, ilaç ve gübre kullanmadan üretilen ürünler demek. Organik olmayıp da organik olarak çıkarılan ürünler var. Genel olarak böyle bir şey yok. Mesela 'normal sütü nasıl organik süte dönüştürüyorsunuz?' diye soruyorlar. Tamamen organik ot ve yemle beslenen ineklerin ürettiği sütler organik oluyor. Çiftlik sahibi, tarlada hiçbir gübre ve ilaç kullanmıyor. Hayvanların kendi gübreleriyle üretim yapılıyor"diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.