Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Turizmin 'Cesuryürek'i

Giriş Tarihi: 2.3.2013

Nurgün Üçler adı pek bilinmese de, Lady Travel adını duymayan yok gibidir. Ege turizminin bu cesur iş kadınının iş yaşamı; başarıları, çalışkanlığı, zorluklara karşı direnci ile örnek olacak bir serüven

İzmir'de Lady Travel firmasının adını neredeyse bilmeyen yok. Ancak sahibi Nurgün Üçler, mütevazı yaşamı nedeniyle göz önünde olmaktan kaçıyor. Oysa, Nurgün Hanım'ın tam da gençlere örnek olacak bir başarı öyküsü var. Çünkü o, hukuk okumasına rağmen ekonomik nedenlerle bankacılığı tercih etse de, 15 yıl sonra istifa ederek kendi şirketini kuran sayılı cesur iş kadınlarından biri. Elektronik mühendisi oğlu ve geliniyle şirketin başında olan Üçler, aynı zamanda torunları İrem (9) ve Damla (4) ile son derece ilgili bir babaanne. Üçler ile iş hayatındaki cesur kararlarını ve başarı öyküsünü konuştuk.

Hukuk fakültesinde öğrenim görürken bankacılığa yönelmişsiniz. "Ekonomik kaygılar" demişsiniz. Bunu biraz açar mısınız?
Öğrenciyken çalışıyordum. O sırada evliydim, eğitim ikinci planda kalmıştı. Hani programlarda diyorlar ya "çocuk gelinler" diye... Onları izlerken içim bir tuhaf oluyor, çünkü 17 yaşında evlendim. Kendim istemiştim. Yaşım tutmadığı için annemin rızasıyla evlendim. Öğrencilik zor geldi. Ekonomik nedenlerle işe girmek için uğraştım. Bankacılık sınavlarına girdim, kazandım. İzmir'e tayin edildim, hiç istemediğim halde bankacı oldum. Eşim öğretmendi, ayrıldık. Hep istifa etmek istiyordum. 15 sene sonra eşyalarımı toplarken bile iş arkadaşlarım inanmadı. Yalancı çoban hikayesi gibi olmuştu. Rahmetli annem istifa etmeme çok bozuldu. Oğlum çok destek oldu. Acentacılık yapacaktım ama nasıl bir şey olduğu hakkında da fikrim yoktu.

EVLERİ KENDİM TEMİZLEDİM

Turizm sektörüne nasıl yöneldiniz? Daha önce bu sektörde bir deneyiminiz var mıydı, yoksa sadece ilgi mi duyuyordunuz?
Bankada iken kooperatif evleri yapıyorduk. Kuşadası'nda site yaptık. Kiralık ev furyası vardı. Acentacılarla konuşuyordum ama yalan yanlış bilgiler veriyorlardı. "Ben daha iyisini yapabilirim" dedim. Danimarka'dan gelmiş bir acentacı vardı. Onu kendime ortak almıştım. O müşterileri getiriyordu, biz de evleri buluyorduk. Danimarkalılarla çalıştık. Haftada 250 Mark ödüyordum o zamanın parasıyla. Yazlık evleri onların istedikleri standartlara getirmeye çalışıyorduk. Profesyonel temizlik gerekiyordu ve para çok kısıtlı olduğu için bazen evleri kendim temizliyordum. Bir gün komşu kadın geldi, "Bankada emrinde 50 kişi çalıştırıyordun, şimdi bak ev temizliyorsun" dedi. Ama kendi işimdi ve severek yapıyordum. Önce Fransızlarla çalıştık. İstifa ettikten sonra bir dönem Almanya'ya gittiğimde bir Fransız ile tanıştım. Onunla bağlantı kurarak iş yaptık. Marmaris'ten Gökova'ya kadar büyük firmalara da evleri kiraladık. Ama daha sonra her şey dahil otel sistemi çıkınca ev kiralama işi ekonomik olmaktan uzaklaştı.

Bankacılıktan 15 sene sonra istifa etmek büyük cesaret örneği. Başarınızı neye bağlıyorsunuz?
Her şeyden önce istemek ve destek çok önemli. Beni oğlum çok destekledi. Zaten çoğu işe o bakıyor. O nedenle çok şanslıyım. 40 yaşındaydım bu kararı verdiğimde. Bu işin bir kitabı da yok ki al, oku, öğren! İşi kendim öğrendim. Transferlere gittim havaalanlarına. Tabela bile kaldırdım. Danimarkalı arkadaşımın peşinde kuyruk gibi dolaştım, işi öğrenmeye çalıştım. Parasız kaldım, Foça'da evim vardı, onu sattım. Başlangıçlar çok zordur ama pes etmedim hiç bir zaman. 23 yıldır bu sektördeyim.

Hedeflediğiniz noktaya gelmeniz ne kadar sürdü?
En az 10 senesi zor şartlarda çalışarak geçti. İlk defa Rusları getirmeye çalışan firmalardan biriydik. Kuşadası'na getiriyorduk. Sonra yurt içine otobüsle tur ve otel satışlarına başladık. Tabii bu anlaşmaları yapmak için çok fazla geziyordum. Otel satışlarıyla sivrildik. Sonra yurtdışına turlara başladık ve işimiz oturdu.

Otel işletmeciliği de yapmışsınız sanırım...
Çeşme'de 1 sene otel işletmeciliği yaptım. Ters bir patronumuz vardı. Araplara kiraya vermek üzere apartlar yapmış. Bir sene Rusları getirdim ben. Ruslar'ın da Çeşme'ye gelmesi zordur. Hele Ildırı gibi bir yere iyice zordur. O dönem çalıştım ama rest çekerek bıraktım işi. Çünkü otelcilik yapmak istemiyorum.

AD BULMAK SORUNDU

Neden Lady Travel?
Acenta ismi bulmak çok zor. O zaman yazıyordunuz isimleri, bakanlığa gönderiyorsunuz ama engeller çıkıyor. Hangi ismi koysak bir engel çıkıyor. "Aman o zaman Lady koysunlar adını" dedim öylesine. Sonra "Onaylandı" diye aradılar, Lady Travel olarak başladık.

Oğlunuz ve gelininiz kendi işlerini değil bu işi seçmişler...
Esas onlar yükselttiler bu işi diyebilirim. Çünkü bir yerden sonra tıkanıp kalıyorsunuz. Daha parlak fikirler ve cesur davranışlar sergileyemiyorsunuz. İGelinim de üniversitede çalışıyordu, o da bizimle çalışmaya başladı. Böylece güzel bir aile şirketi olduk.

İşinizde büyümek için bir hedefiniz var mı?
Benim için şu an bulunduğumuz standartı korumak önemli. Geri saymayalım o yeterli. Yoksa büyümek gibi bir hedefim yok.

BİZ HEP İZMİR'DE KALMAK İSTİYORUZ
Franchise vermeyi düşünüyor musunuz? Online tatil satışları sizi çok etkiledi mi?
Satış acentalarımız var ama büyüklerin yaptığı gibi değil. Biz daha çok İzmir'e ve Ege Bölgesi'ne hitap etmek istiyoruz. Büyük şeyler İstanbul'da yapılacak gibi bir düşünce olduğu için, benim İstanbullu olduğumu zannedenler var. Ya da "Neden İstanbul'a yerleşmiyorsunuz" diyen çok kişi var ama biz burada kalmak istiyoruz. Karşıyaka'daki ofisimizle birlikte 40 çalışanımız var. Yalnızca bilet satışı yapan ayrı bir ofis açtık. Pazarlama ekibimiz var. Ben biraz eski kafalı olduğum için pek ilgilenmiyorum ama oğlum o konuyla ilgileniyor. Ancak internet satışları bizi kötü etkiledi. Çünkü sattığınız oteli daha ucuza satan internet acentaları var ancak hepsi kaliteli olmuyorlar.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Turizmin 'Cesuryürek'i
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz